28 Şubat 2011 Pazartesi

Motosiklet Fuari

24-27 Subat arasinda Istanbul'da motosiklet fuari vardi. Ben de ancak dun gidebildim. Esim motosiklet tutkunu olunca, ben de pesinden bir o yana bir bu yana...Inanilmaz kalabalikti. Bana gecen seneye gore daha kalabalik gibi geldi. Giris kuyrugu disariya tasmisti. Motosiklet icin olup bitmesem de Harley Davidson bolumune gittigimde, ben bile kendimi kaybediyorum. Bazi modeller var, sanki araba konforunda. Koltuk isitmasi, muzik sistemi, yumusak koltuklar....Allaaaa:) Motosiklette artci iseniz(yani benim gibi arkada oturuyorsaniz) belirli bir sure sonra kendinizi saksi gibi hissedip, sikilabilirsiniz, o yuzden muzik sistemi bence sahane... Motosiklet ile ilk bir kac saat gercekten keyif aliyorum, ama saatler gectikce, sikilmaya basliyorum. Hatta bir keresinde motosikletteyken uyumusum. Zzzzzz! Nasil uyursun demeyin, ben de diyordum, deli misiniz, olursunuz diye... Ama oyle tatli tatli insanin uykusu geliyor ki...Offff....
Neyse bu motosiklet fuarinda bazi motosikletlere ben bile bittim. Koltuk sanki ucak koltugu... Tabi fiyatlari da araba fiyati gibi. Benim begendiklerimden bir tanesi de 50.000 Euro idi.
Vallahi agzim dustu, birileri toplasin:)

Bu fasulya yedi bucuk lira

Simdi ATV'de Eyvah Eyvah basladi. Cok samimi bir film, izlemediyseniz tavsiye ederim. Yandan Halimem yandan, severim seni candan:)
Canakkale'li Huseyin Badem'in hikayesi, gulumseten fimlerden.
fotokaynak

27 Şubat 2011 Pazar

Zoraki Kral-The King's Speech

Bugun Zoraki Kral filmini izledim. Colin Firth performansi muhtesem. Bir kralin hayatina farkli bir acidan bakiyorsunuz. Insani yonlerini goruyorsunuz. Colin Firth   durusuyla, bakisiyla tam bir kral oluyor filmin ilerleyen sahnelerinde. Bir de Helena Bonham Carter var. Dovus Kulubu'nun deli Marta'si:) Bu kadin genellikle deli dolu rollerde yer alirken, nasil bir Ingiltere Kralicesi oluyor,sade, anne, kralice ve anlayisli bir es. Rolunun hakkini fazlasiyla veriyor. Filmin konusunu uzun uzun anlatacak degilim, hatta ozetleyince bir kekeme kralin hikayesi bile diyebilirim. Ama ozetle yetinmemek, gidip izlemek lazim. Bu film bu aksam Oscar'i alir mi bilmem ama, Colin Firth bence odul toreninden eli bos donmez. Siz ne dersiniz?
fotokaynak

26 Şubat 2011 Cumartesi

Hediye Cekilisimin Sonuclari

Yaaa sansi mi ne bilmiyorum. Blogumu goruntuleyemiyorum. Bir de hediye cekilisimin son gunuydu bugun. Hediye cekilisinin sonlanacagi gun, blogumun goruntulenememesine hem cok uzuldum, hem de mahcup oldum. Kac saattir cozum yollari icin bir suru sey okuyorum netten. En sonunda ktunnel'den girebildim. Ben blogumu goruntuleyemiyorum, sizler de bu yaziyi gorebilecekmisiniz bilmiyorum. Umarim yazilarimi sizler okuyabiliyorsunuzdur. Ufff bu benim ilk hediye cekilisimdi. Bu kadar hevesli iken, bloguma erisememek...Uzuldum iste:(
Ktunnelden blogumu goruntuleyebildigim anda butun isimleri yorum sirasiyla excele kaydettim. random.org'dan da cekilisimi kendi kendime yaptim. Ben bir kurdele keserim diyordum ilk hediye cekilisim oldugu icin:) Kismet iste :(
Gelelim hediyeleri kazananlaraaaaaa!!!!

1- La Joie'den atki bere takimi- Cilgin Eltiler- http://cilgineltiler.blogspot.com

2-Stradivarius ayakkabi-Yildiz-http://yildizlimakyaj.blogspot.com

3-Accessorize cuzdan+kupe(markasiz)-Deniz Yilmaz

Umarim begenirsiniz hediyeleri, gule gule kullanin simdiden:)Kargo ile gonderebilmem icin adreslerinizi bana e-mail atabilirseniz cok sevinirim.
birazhayat@gmail.com
Dun gece blogumda problem varken, acayip stresliydim. Gecenin bir vakti, kimsenin aklina soru isareti gelmesin diye hediye cekilisim ile ilgili ekran goruntulerimi aldim. Iste, hediye cekilisim ile ilgili ekran goruntuleri;

24 Şubat 2011 Perşembe

Gelinlik Modasi

Bir kiz icin hayati boyunca en onemseyecegi ve uzerinde en cok dusunecegi kiyafeti herhalde gelinliktir. Yani aylar oncesinden gelinlik dergileri alinir, butun gelinlik siteleri tavaf edilir, hatta yerinde ziyaret edilir, es dost didisinin didisi durumunda yeni evlenmis kizlarin gelinlik fotograflarina facebookdan bakilir, o mu bu mu derken , yakinlasan gunlerin de baskisiyla, birazcik icten gelenle, birazcik es dost yonlendirmesi ile nihayet bir gelinlige karar verilir. Gelinlik secmek cok zor cunku bir kiz cocukluktan itibaren, farkinda olmadan acayip baski yer, cocuk daha oynarken gelinlik hayali kurar. Yas buyur, gercek gelinlik giyme yasi gelir, yandim allah durumu baslar. Cunku o gun ozeldir ve gelin de kendini prenses gibi hissetmek ister. Bence hakkidir da. Gecen sene evlenmis olmama ve gelinlik dugun gibi seylere de pek hevesim olmamasina ragmen, ben bile Pronovias'in internet sitesinde kac tur attim. Sonunda yine ilk begendigimi diktirdim ama karar verene kadar o mu bu  mu diye kafayi yedim. Pronovias'in en guzel yani sectiginiz modelleri deneyerek uzerinizde gorebiliyorsunuz. Bir ara baska bir modele aklim kaydiginda, esasinda bana hic yakismadigini gordum. Genellikle cok sade seyleri sevsem de; ben de gelinlik icin hafif kabarik bir model sectim. Gelinlik modelleri icin Pronavias'in sayfasini ziyaret etmenizi siddetle oneririm.Hatta randevu alip denemenizi de... Randevu sart, gecen sene Ankara ve Istanbul'da bir ay boyunca haftasonuna randevu bulamamistim:( Yani benden soylemesi. 2011 modellerinden sectiklerim...


Eski Turk Filmleri

Bazen televizyon kanallarinda oradan oraya gezerken sevdigim tarzda bir Turk filmine denk gelirsem cok mutlu olurum. Televizyonun onunde, yuzumde aptal bir gulumseme, elimde kumanda kalakalirim. Yani seviyorsam zaten milyon kere izlemisimdir. Bir yanim zaten bu filmi kacinciya izliyorum der, bir yanim da Turk filminin mutlu eden yanini hatirlatarak, bir kere daha izle ne var der. Zamanim varsa, keyifle yine izlerim. Turk filmlerinde mantik aramiyorum, yani simdi sinemaya gitsem, o mantiksiz, bu mantiksiz gibi bir suru sey dusunerek filmin icine edebilirim. Ama eski Turk filmlerinde zaten mantik aramiyorum ve  filmin icinde samimi iliskiler buldugum icin izliyorum. Neseli Gunler en favori Turk filmimdir.Tursucu kari-kocanin hikayesi. Bence bir klasik, herhalde bircok insan izlemistir. Kadro zaten super...Munir Ozkul, Adile Nasit, Sener Sen... Liste daha da gider.
Bu Munir Ozkul ve Adile Nasit'li Turk filmleri furyasinin yaninda, bir yandan baska bir kategoride sevdigim, Filiz Akin, Turkan Soray, Gulsen Bubikoglu, Fatma Girik ve Hale Soygazi'li filmler de vardir. Tabi bu saydiklarimin da bir suru hayrani vardir. Kimi ben Turkan Soray'ciyim derken, kimi illa ki Filiz Akin der. Bu kisiler yaslari gecse de, dis gorunusleri itibariyle cami yikilmis, ama mihrabi yerinde kalmis sozunun hakkini fazlasiyla verirler. Herkesin bir favorisi vardir. Benim favori listem:
1- Gulsen Bubikoglu
2-Filiz Akin
3-Turkan Soray
4-Hale Soygazi
5-Fatma Girik gelir.
Peki sizinki?
Fotokaynak1,
Fotokaynak2,Fotokaynak3, Fotokaynak4, Fotokaynak5





23 Şubat 2011 Çarşamba

Temizlik Yaparken Sarap Icmek

Cok yorgunum. Gunduz isteyim, gayet yogun geciyor, aksam nasil oluyor anlamiyorum, eve geliyorum ev kadini oluyorum. Sanki kadinlarda sihirli bir dugme var, basiyorsun ev kadini, basiyorsun is kadini, basiyorsun anne, es vs vs... Ya ben mi kolay yoruluyorum? Bir turlu ne guzel zinde hissediyorum kendimi diye kalkamiyorum bu aralar. Her daim yorgunum. Depresyonda falan da olmadigima gore, bilemedim. Herhalde havalardan... Bahar gelsin istiyorum.  Baharda damarlarimda kanim baska turlu akar. Daha bir mutlu olurum ben, enerjim degisir. Amaaa bu Subatttttt:( Offff miskinlik yapmak istiyorum, battaniyeyi almak, televizyon karsisinda uyuya kalmak, saat kurmak zorunda olmadan:( Yaaa normalde bu hislerim bu kadar tavan yapmiyor, ama haftasonu icin annemler gelecek diye, mutfak islerine girdim. Haliyle pek bir yoruldum.Genelde insanlar yorulunca, is yaparken vs soyle bir kahvemizi icelim der, ben de bir ariza var. Ben boyle ev islerine giristigimde kendime bir kadeh sarap koyuyorum. Oyle guzel guzel isimi yapiyorum:) Ickiyle arasi olan biri de degilim. Yani hababam icelim durumum da yok. Ama temizlik yaparken bir kadeh sarap:) Yazarken bile pohaaaahhh diye guluyorum kendime. Ama hissiyati guzel yaaa, sanki ben o isten cok keyif aliyormusum da, anin tadini cikara cikara isimi yapiyormuscasina kendimi kandiriyorum.
Yaa sonuc degisiyor mu? Naynnnnnn! Deli gibi yorgunum iste, yataga zamkla yapismak istiyorum, bir daha da kalkmamak:) Neyse efendim, bu post da geceye kalmis oldu islerden. Radyoyu da actim, elimde sarabim, bu yaziyi yazar ben kacarim:) Hadi iyi geceler herkese...

21 Şubat 2011 Pazartesi

Roma'ya Askimi Kilitlemeye Gidecegim

Roma'da batil bir inanc varmis. Asik oldugun adamin/kadinin adini bir kilide yazip demir parmakliklara astiktan sonra, anahtarini atiyormussun. Boylece bu ask birbirine kilitlenmis oluyormus...
Batil inanc mi? Evet fazlasiyla batil. Boyle seyleri normalde yapar miyim? Hayir kesinlikle yapmam......Ammmaaaa velakin bu batil inanci cok sevdim, fazlasiyla romantik buldum. Roma'ya gidince ben de bir kilit alip, sevdigim adamin adini yazip, asar miyim???? Bence kesinlikle asarim.Hatta gitmisken Ask Cesmesi'ne gidip sevgilisi olmayan arkadaslarim icin de  para atarim. Benim de yakin bir arkadasim Italya'ya gittiginde Ask Cesmesi onunde benim icin para atmis. Italya'dan geldi, bir ay gecti gecmedi, ben sevgilim C. ile tanistim. Simdi de C. ile evliyim. Mantikmis, sacmalikmis hedeee bodooyeee kulaklarim kapali. Ben inandim bir kere:) Mayis ayinda ask sehrine gidiyoruz. Roma'yaaaa.... Kilidimi, bozuk paralarimi hazirliyorum:) Isim yazdirmak isteyen:PPPP
Fotokaynak

Baktikca Acikiyorum

Yeni bir blog kesfettim. Oburcan ile (G)astronomik Seyahat. Blog sahibi ozel bir sirkette calisan, kendi deyimiyle lezzete duskun biri. Blogunda gittigi yerlerin, yedigi yemeklerin, mekanlarin fotograflari var... Fotograflar oyle boyle degil. Su aralar yediklerime dikkat ettigim bir donemdeyim. Her seyin haslanmisini ve yagsizini yiyorum. Esasinda beynime diyet yaptirmaya calisiyorum. Cunku ben tam bir yemek delisiyim. Guzel olan bir yemegi Mmmmmm!!!!Ohhhh!!! diye diye keyifle yerim. Simdi ise pazi, ispanak, lahana gibi seyler yemege calisiyorum. Istesem de bu sesler cikmiyor benden. Olmuyor cunku gozum doymuyor:( Tam yemek hayalleri ile internette gezinirken, Oburcan'i kesfettim.Fotograflara baktikca canim cekti. Mmmmmmmm!Yami yami:)
Bu haftasonu da esimin ailesini ziyaret ettik. Bu siteyi daha onceden kesfetmis olsaydim. Kesin blogda yer alan bir kac mekana gider, yemeklerin tadina ben de bakardim. Simdi blogunu izlemeye aldim. Kendime Ankara'da Ziyaret Edilmesi Gereken Yerler listesi hazirlayacagim. Gittikce burada sizinle de paylasirim:)
Fotokaynak

20 Şubat 2011 Pazar

Hediye Cekilisime Yeni Hediyeler Ekledim

Hediye cekilisime yeni hediyeler ekledim. Hediyelerim:
1-La joie'den atki-bere takimi,
2-Stradivarius'dan ayakkabi,
3-Accessorize'dan pullu cuzdan ve kupe.
Hediye cekilisim ile ilgili detaylar icin iki tik tik

17 Şubat 2011 Perşembe

Betty

Uzun zamandir kahkul kestirmek istiyordum. Her seferinde kuafore elimde bilmem kimin fotosuyla gidip, tam bu kahkullu modelden istiyorum derken vazgeciyordum.Ne bileyim bir turlu cesaret edemiyordum. Bir de sacimi belime kadar uzatma fantezisi var bende:) Yani her seferinde sikilip kestirdigim icin, bir turlu upuzun goremedim sacimi. Ondan geliyor bu heves. Zaten iyice uzasin, sonra da kisacik kestirecegim :) Yani arasi yok! Gecenlerde yine sacimdan sikildim, yine kahkul arayislarina girdim. Ve her zaman takip ettigim Betty'nin fotograflarini kopyalayarak, kuaforde solugu aldim. Tabi buradaki fotograflar Betty'e ait. Simdi iyi ki kestirmisim diyorum. Baska da birsey demiyorum. Yeni sacimla ben cok mutluyum!

fotokaynak

16 Şubat 2011 Çarşamba

Leopar Desenler Bu Sene Cok Moda

Her yerimiz leopar oldu bu sene. Oyle ki onceden leopari bunyesinde bulunduran herhangi bir seye karsi tahammul edemezdim, olumsuz dusuncelerimin sinirlarini zorlardim.Simdi ise neredeyse begeniyorum diyecegim:)  Esasinda bir cok insan icin oyle degil miydi acaba diyorum? Yani leopar giymek illa seksilik, ateslilik, bir parca avamlik, hatta biraz kroluk barindirmiyor muydu?  Bilmiyorum belki de bana oyle geliyordu. Garip ama en basta yok hayatta giymem dedigim seyleri, her yerde gore gore, bir parca on yargim kiriliyor, sonra hafiften sahip olma istegi duyuyorum ve sonrasi kesilmiyor, ben de almaliyim diyorum. Ugg cizmeler ciktiginda da yok artik daha neler demistim, sonra gore gore fikrim degisti, simdi ise hosuma gidiyor. Leopar desenli seyler icin de onyargi kismini gectim, hatta hafiften begenme durumlarindayim. Ileride leopar desenli bir seyler aldim diye yazarsam sasirmayin:) Peki siz begeniyor musunuz leopar desenli kilik-kiyafeti? Yoksa coktan aldim diyenlerden misiniz?Gercekten merak ettim, benim gibi arada derede kalmislar var mi?



fotokaynak1, fotokaynak2, fotokaynak3, fotokaynak4

Hediye Cekilisim Var!!!!!!

Blogumun ilk hediye cekilisini duzenliyorum!!!!Dam da tadaaaa daammmm!
1) La Joie urun yelpazesini genisletmis, havalarin sogumasi ile birlikte, yaralarimiza merhem olmus ve atki-bere takimlari koleksiyonunu cikarmis.Ben de La Joie markali atki-bere takimini hediye vermek istedim. (Atki-bere takimini yakindan incelemek icin tiklayiniz.)




2) Stradivarius'dan 36 numara ayakkabi (Kendime almistim, hic kullanmadim, altinda alarm etiketi dahi duruyor:)



3) Accessorize'dan pul islemeli cuzdan + Kupe(Markasiz)



Bu hediyelerden birini kazanma şansını elde etmek için yapmanız gerekenler de gayet basit...

1. Blogumun izleyicisi olmanız
2. Blogu/internet sayfasi olanlar icin-tabi icinizden gelirse-sayfanizda hediye cekilisimden bahsetmeniz (Blogu/internet sitesi olmayanlar icin de sadece izleyicim olmaniz yeterli, blogu ve internet sayfası olmayanlar, yorumlarınıza ek olarak ulaşabileceğim bir mail adresi bırakmanız yeterli)
3. Ve tabiki bu postun altına blogum için önerilerinizi veya görmek istediğiniz şeyleri belirten bir yorum bırakmanız.

Hediye sahibi 27 Subat 2011 tarihinde random.org sitesinde yapılacak çekilişle belli olacak. Son katılım tarihi 26 Subat 2011 saat: 23.59'dur.

Not: Lütfen sadece 1 adet yorum bırakın. Blogumun ayarlari sebebi ile adsiz yorumlara yer verilmemektedir. Çekilişi kazanan okur, Türkiye sınırları içerisinde bir adres vermelidir.

14 Şubat 2011 Pazartesi

Insan Olun Insan!

Sagolsun bir komsu var apartmanda, evde ne izliyorsa, mubarek sanki bizim evde izliyor, nasil televizyonun sesini aciyor...Insanlar apartmanda yasamayi, baskalarina saygili olmayi ne zaman ogrenecek acaba? Evlerinde bir de ses sistemi var, basi aciyorlar, evde biz Azer Bulbul oluyoruz, cumleten kapi duvar titriyoruz. Belki farkinda degillerdir diye bir kere ciktim en kibar halimle uyardim. Insan azicik dikkat eder. Bir de direk ust katimiz degil, onun da ustu. Yuh artik! Birazdan yine cikacagim ya sabir cekiyorum! Sahika'nin deyisiyle....`Aaaa....Kalitemi bozdurtmayin bana!'....
Ozetle, buradan sesleniyorum...Farkinda olmadan gurultu yapanlara, bizim komsulara...Insan olun insan!
fotokaynak

12 Şubat 2011 Cumartesi

Pazar Alisverisi

Beni rahatlatan seylere bakin...Cok komik... 1. Bulasik yikamak ve 2. Pazar gezmek:) Zaten kadinlar ve bulasik yikama uzerine bir arastirma yapilmis. Kadinlarin bulasik yikarken gecirdigi sureyi, farkinda olmadan uzattigi gozlemlenmis. Kadinlar bulasigi is olarak gormekle birlikte, esasinda bulasik yikarken rahatliyorlarmis. Okuyunca neden olmasin demistim? Yani benim icin gecerli... Bulasik makinesi oldugundan pek bulasik yikamiyorum ama bazen makinede yikayacagima, bol kopuklu su yapip bulasiklari yikamayi tercih ediyorum. Yani kafami bir dunya eden dusuncelerim, sanki bir sabun kopugu oluyor, gitgide hafiflesiyor. Bir nevi kendimle kalma seansi bulasik yikamalarim. Tabi bu kismi madde 1. Bir de madde 2 var: Pazar gezmek. Bir suru kisi icin pazar gezmek iskence olsa da benim icin tam bir eglence. Bir suru arkadasim offf pazarlar cok daginik, gurultulu oluyor bir sey bulamiyorum diyorlar. Tabi bu cumleler benim icin pek  bir sey ifade etmiyor. Pazara bir giriyorum, kendimi kaybediyorum. Kendimi kaybetme derecesi pazarin guzelligine bagli. Yani bir hafta otekini tutmayabiliyor. Bir de pazarda cok komik diyaloglar oluyor. Teyzenin bir tanesi gecen sene beni yoldan cevirip kizim bu leoparli gecelik sence bana olur mu diye sordu. Tabi dumur hallerim tavan yapmis, saskaloz saskaloz bakinirken, durumu birden nasil kabullenip adapte olduysam, teyzeye gecelik secerken buldum kendimi:) Bu aralar pazarcilarda dizilerden alinti yapma modasi var. Ablaaaa ablaaaa adini Feraye koydum ablaaaaaaaaaaaa!!! Karolin'in gomlegi burdaaaa! Fatmagul'un sucu ne ablaaa!!! Tezgahlarin onunden gecerken baya bir egleniyorum. Bir de laf atmalar yok mu? Gel!!!!!!!!!!!!! Gel!!!Almasan da gel, almasan da aliyormus gibi yap! Onceden Besiktas pazari favorim iken, simdilerde Incirli pazari favorim. Her gittigimde birseyler buluyorum. Kadinlarin  kiyafete gercekten ihtiyaci olduguna inanmiyorum, tamamen psikolojik ihtiyac bizimkisi. Yaaa bu fiyata bunu hayatta bulamam. Bu elbise Berska'da vardi, su kadardi bak burada ne kadar deyip deyip cantayi dolduruyoruz, bir yandan da cuzdani bosaltiyoruz:) Neyse lafi uzattim, sadede geleyim. Bugun pazardan Audrey tisortu aldim ve cok sevdim. Bu ikinci Audrey tisortum. Ilkini de Ela almisti dogum gunu hediyesi olarak. Zaten Ela hediyeyi verir vermez,tisortu giymistim. O kadar sevdim ki tisortu her firsatta o tisortu giydim. Simdi de yeni bir Audrey'im daha oldu. Trilaylay benden mutlusu yok:)

Accessorize Indiriminden Payima Dusenler

Ben sezonda durup, indirim sezonunda cosanlardanim. Bir seyi eger ucuza almissam sevinirim. Sezonda alisveris magazasi da pek gezmem ammmma velakinnn indirim olunca dukkanlari tavaf ederim, nerede hangi urun ne kadara hepsini aklima kazir, sonra en begendiklerimi alirim. Bu sene de bir suru sey aldim indirim sezonunda. Tabi bu arada Accessorize'a da ugradim. Accessorize'in canta, ayakkabi vs gibi seylerini vasat bulsam da takilarini cok begeniyorum. Sezonda bir kolyeye 40 -70 arasi gibi para vermek isime gelmediginden, indirimi bekliyorum. Simdilerde % 70 indirim var. Normalde 39,5 olan kolyeleri, ben  tanesini 11,5'a aldim. Aldiklarimin benzerleri yeni sezonda da var. Belki bakmak isteyen olur diye fotograflarini koyuyorum. Almak isteyenler, indirim hala devam ediyor, Taksim'deki Accessorize'daki kuyruk da Mango'yu aratmiyor:)

Ataturk Portali

Yeni bir Ataturk portali olusturuluyor. http://www.isteataturk.com/

Bu portalda Ataturk ile ilgili fotograf, anektod, akademik yazi, video gibi bir suru dokuman var.Bu portal yillar suren arastirmalar sonucu gonulluler tarafindan olusturulmus. Halen de fotograf ve bilgi yukleme islemleri devam ediyor. Sitenin daha cok arama motorlarinda cikmasi icin daha cok tiklanmasi gerekiyor. Blogcular ve blog takip edenler, halden siz anlarsiniz. Bu sayfanin daha genis kitlere duyurulmasi konusunda yardiminizi rica ediyorum. Isteyenler bloglarinda paylassin, isteyen maile yazarak arkadaslarina iletsin...Artik gerisi size kalmis.

9 Şubat 2011 Çarşamba

Bu aralar yazasim yok

Galiba sıkıldım genel olarak, sinav biter bitmez bol bol yazarim diyordum. Anladim ki yazasim yok, yokum yani bu aralar...Bilmiyorum nereye kadar...
fotokaynak

6 Şubat 2011 Pazar

Star Wars Usulu Volkswagen

Bu reklam youtube da izlenme rekorlari kiriyor. Minik bir cocugun starwars halleri de cok sevimli. Aklima geldikce yuzumde tebessum oluyor. Ben de sizinle paylasmak istedim. Izlerken sesini acmayi unutmayin:)

3 Şubat 2011 Perşembe

Behzat C.

Esim Ankara'li ve Ankara delisi:) Mezun olup ben Istanbul'da is bulunca, sagolsun O da Istanbul'a gelmisti. Burada bir bucuk sene yasadiktan sonra, yok Istanbul'un trafigi, yok Istanbul karmasasi derken, durdu durdu Yasemin ben Ankara'ya donuyorum dedi ve adam gitti:)Evlenene kadar olan surede Ankara-Istanbul resmen mekik dokuduk.Kamil Koc'taki filmleri kacinci tura dondum, bir ben bilirim bir de muavinler:) Neyse evlenmeye karar verdik. Onumuzde iki secenek vardi. Ya O gelecekti, ya da ben gidecektim. Isim dolayisiyla esim ikinci kez atladi geldi Istanbul'a. Bu sefer farkli olur dedik, belki sever. Ama neredeeeeee? Arabanin onune biri park etse, sanki Ankara'da olmayacaginin garantisi var:) , basliyor Istanbul'a :)
Simdi bir dizi basladi. Behzat C. Bu dizi ilk basladiginda kesin bunlar la'li konusuyordur dedim, merak ettim, internetten ilk bolumunu izlemeye basladim. Sonra esim geldi, hayati boyunca Bizimkiler haric bugune kadar baska bir Turk dizisi izlememis biri olarak, kro musun sen, ne izliyorsun dedi:) Neyse dedim kapattim. Sonra aradan bir kac hafta gecti. Bizim ki Yasemin simdi bir sey izleyecegim ama sen sakin gulme dedi, haliyle ben de acayip merak ettim. Isin asli sonradan ortaya cikti, bizimkinin arkadaslari soylemis Behzat C. diye bir dizi baslamis, Ankara'da geciyor diye. Bizim ki anahtar kelime Ankara'yi duyunca, gozleri fal tasi gibi acilmis... Neeeee Ankara mi demis? Sonrasi malum, dizi Ankara'da geciyor ya esim de hergun Ankara'yi ozleyen biri olarak Pazar gunlerini iple cekiyor. Acikcasi ben de:) Diziye karsi onyargiliydim en  basta. Ne bileyim ismine bile takmistim, oyle isim mi olurdu Behzat C. Dizi esasinda cok siradan. Ne bileyim her gece Digiturk'te CSI'in biri bin para iken, Behzat C. de neydi? Ama oyle degil iste. Bu dizi bir degisik. Karakterler cok siradan, oyle yakisikli falan da degiller, polisim ornek olmaliyim derdiyle mesaj kaygili diyaloglar yerine, gayet icten, hatta bazen kufurun kalaylisina kacarak konusuyorlar. Yan karakterler oyle unlu tipler de degiller. Ama her biri kendine has bir kisilik. Mesela, Harun karakteri normalde hayatinizda tahammul edemeyeceginiz bir tip iken, bu dizide aciksozlu ve saf bir kisiligi olmasi sebebi ile bu karakteri seviyorsunuz. Bu dizi bizi fena sardi, simdi Pazar aksamlarini iple cekiyoruz. Esim isi iyice abartti. Reklam aralarinda da eksisozluk'u takip ediyor, kim ne demis diye. Diziye habire yorum yagiyor. Dizi tuttu galiba:) Benim asil tuttugum, dizideki diyaloglar... Eksisozluk'ten secmece yaparak yaziyorum. benim sevdiklerimi:)

harun: nereye gidiyoruz amirim?
b.ç: ebenin amına.
harun: hep vaat, hep vaat. hep gideriz diyor, hiç götürmüyor.
===========
üniversite öğrencisi : pis faşistler defolun üniversiteden
harun : ne faşisti lan cinayet büro
==========
harun: ama seni ben seviyorum, o sevmiyor. gerçek aşk şudur budur.
eda: olmaz harun, yapamam. olmazz..
harun: ben senin için sabahlara kadar past kontinyus tens çalıştım edaa!!
eda: ....
==========
- ekmek, kuran, mushaf, çarpsın komserim
- onlar çarpmaz la .. ben çarparım ..
fotokaynak

Rahatina Duskun

Helena Bonham Carter, Jay Leno'nun programina katilmis ve kelimenin tam tabiri ile kirmis dizini oturmus:) Hurriyet gazetesi de Rahatina Duskun diye manset atmis. Eee dogru soze ne denir? Butun gun iste sandalye tepesinde olunca, ben de rahatina duskun hallerine giriyorum, aynen boyle oturuyorum. Acayip rahat! Tabi milyonlarca insanin izledigi bir sova ciksam, boyle oturur muydum? Hic zannetmiyorum. Kadin harbiden rahatmis:)
fotokaynak

2 Şubat 2011 Çarşamba

Vu huuuu!

Daha onceleri bahsetmistim, uzun zamandir mesleki bir sinava hazirlaniyordum. Resmen kendimi kapatmistim, inek bir ogrenci olmustum. Her aksam deli gibi calismasam da vicdan denen merhametsiz pesimi birakmamisti. Arkadaslarim goruselim diye cagiriyordu ben ise olmaz sinavim var, sinavdan sonraya diyordum. Gitsem icim rahat etmeyecek, gitmesem aklim kalacak. Hababam celiskili durumlardaydim. Sonucta oturunca full konsantre olabilen bir tip de degilim. Biraz calis, biraz kim ne yazmis bloga bak, bir yandan deli gibi yazmak iste, bir yandan kizim kir dizini otur de kendi kendinle habire hesaplas. Offff! Neyse efendim, kac gundur odum kopuyordu, stres duzeyim tavan yapmisti, kesin kalacagim korkusu ile sivilce uzerine sivilce basmisti her yerimi...Ama ne oldu? Tall, grande, vendi...Bitti gitti:)
Sinavi gectim, gecti sonucunu ogrenir ogrenmez, acayip rahatladim. Ogrendigimden beri habire kendi kendimi
'ohhhh` derken buluyorum. Rahatlik bu. Butun gun, sabahtan beri, aksam icin hayaller kuruyordum. Aksam soyle guzel bir yemek ve guzel bir sarap...Ama neredeeeeee! Ben biraz ufak capli salaklik yaptim. Sanki 365 gunde baska bir gun yokmuscasina, saglik testleri icin randevuyu yarin icin almistim, iptal etmek de aklimin ucuna gelmedi. Seker testi falan da yaptiracagim icin, aksam 8 den itibaren hic bir sey yiyemiyorum. Tabi bu arada nasil oldu anlamadim ama  o saati  yemek yemeden coktan gecirdim. Seda Sayan diyor ya` Acim bacim ac' diye. Ben de oyle. Suan cok aciktim. Offf yarin olsun. Bir de bu haftasonu annemler evlendigimizden beri ilk defa bize yemege gelecekler. Hal boyle olunca hazirliklara basladim bu aksamdan. Ya iste is kadini, evde ev kadini. Nerede adalet ya! Guya aksam keyif yapacaktim. Bu aksam kendim icin yaptigim tek sey, bu postu yazmak. Erkek olmak vardi simdi:) Bir karis bostan, yan gel yat osman:):):)
fotokaynak