29 Ocak 2012 Pazar

Söyle böyle hallerdeyim

Ankara ile yeni bir doneme başladım biliyorsunuz. Yeni bir sayfa actım sayılır hayatımda. Esasında bu aralar o kadar yogun çalışıyorum ki...Bu kadar yogun çalışınca,bütün hayatım iste geçince, hangi sehirde yaşadığımın hiç bir önemi yok diyorum. Dışarıda geçirecek çok az zamanım kalsa da Ankara'ya hemen adapte oldum sayılır tekrardan. Tekrar diyorum çünkü üniversite hayatım boyunca Ankara'da yasadım. Çok pratik bir sehir benim için. Bir yerden bir yere ulaşmak gercekten çok kolay. Bakalım su yogun dönemlerin bir bitsin daha çok keşfedeceğim:)
Ayrıca geçenlerde dogum günümdu,sevgili esim bana iPad almış, rahat rahat her yerden yazabileyim diye. Cok mutlu oldum. Bu da ilk postum:)
Yazmakta zorlanırım diye düşünüyordum ama baya pratik bir şey. Teknolojik seylerde ben biraz geç kesfedenlerdenim. Bakalım bu yeni oyuncağın guzelliklerini ne zaman keşfedeceğim.KEndimce bir tık ilerledim,İspanyolca kurs indirdim, kelimeleri kendi kendime tekrarlıyorum, eminim çok komik gözüküyorum. Neyse uzatmayayım efendim, herkese iyi haftalar diliyorum:)

22 Ocak 2012 Pazar

Muhtesem Kesif : Mutlu Lokantasi

Ankara'ya 5 yil sonra tekrar yerlesince, yeniden kesif turlarina ciktim. Ve yeni kesfim Mutlu Lokantasi.  Gercekten adi gibi mutlu ediyor. Gitmeden arkadaslarimiz soylemisti, bildigin esnaf lokantasi gibi ama doneri muhtesem diye. Yillardir boyle guzel doner yememistim.Doner kategorisinde apayri bir yere sahip artik benim icin:) Biz haftasonu gittik, disari tasan bir kuyruk vardi. Zaten masalarda yillardir gelen mudavimler var. Herkes yemek yiyerek mutlu olmanin derdinde, kalabaliktan dolayi donerine kavusma telasiyla, tanimadiginiz insanlarla ayni masaada oturabiliyorsunuz. Rahatsiz eden falan yok, herkes guzel yemek derdinde...Oyle ki, garsonun yaninizdan her gecisinde acaba benim donerim mi diye imrenerek bakmaktan kendinizi alamiyorsunuz.
Buraya arada sırada bakanlar da geliyormus ve onlar da sirada bekliyorlarmis, sahibinin derdi zaten doner zinciri falan kurmak degil. Doneri bitince hadi bana eyvallah diyor, yani doner yemek istiyorsaniz, erken saatlerde gitmelisiniz. Yazarken bile agzim sulaniyor. Kurufasulye, pilav gibi yemekleri de cok guzelmis ama donerden bu yemeklere yer kalmiyor.
Yillardir ozledigim eski doneri buldum (ben kagit gibi ince kesilmis donerleri sevmem), kalin olacak bir kere :)
Bu yazinin uzerine acayip canim cekti, en kisa surede tekrar gitmeliyim:) Herkese tavsiye ederim!

Merak edip de gitmek isteyen olabilir diye adresini de yazayim:)

Mutlu Lokantasi
Guvenlik Caddesi No 69 C Asagi Ayranci Tel: 0312 426 28 42

19 Ocak 2012 Perşembe

Sabah sabah gicik oluyorum

Yeni isimin sehrin disinda olmasi sebebi ile Ankara'da yolda gecirdigim zaman Istanbul'dakinin bilmem kac kati. Normalde tersi olur degil mi? Istanbul'da evimi isime cok yakin tutmustum, dolayisi ile Istanbul trafigini hic cekmedim. Ankara'da da evimi merkezde tuttum ve isim sehrin resmen disinda. Dolayisiyla sabahleyin cok ama coooooook erken kalkiyorum. Kalktigimda havanin kararmis olmasina gicik oluyorum. Disarida hala kar oldugu icin hava karanlikken guzel gozukse de ben gunesi istiyorum.

Ama en cok neye gicik oluyorum biliyor musunuz, sabahleyin kalkip, hazirlanip tam apartmandan cikacakken alt kattaki komsunun alarminin calmasina ve inatla ertelemelerine gicik oluyorum. Ben bu saatte ise gidiyorum, insanlar alarm erteliyor diyorum. Offf o sabah uykusunu fena kiskaniyorum!
fotokaynak

15 Ocak 2012 Pazar

Kendime Yeni Bir Ben Lazim....

Kendime yeni bir ben lazim... Neden mi? Benim icin o kadar cok sey degisti ki bu kadar kisa surede... Hepsini sizlerle paylasmak istiyorum. Suan biraz mola verdim ve kendime zaman ayirdim, hemen firsatini bulmusken anlatmaliyim:)


Oncelikle eski postlarimda satir aralarinda bahsetmis oldugum Ankara'ya tasinma karari gercek oldu.Tasinma kararini verir vermez, ev arayislari basladi. Baska bir sehre tasinmak, calisirken ne kadar zormus. Zaten mevsim kis olunca, kiralik ev bulmak da o kadar zor oldu. Bir kac haftasonunu ev tutmak icin Istanbul-Ankara arasinda mekik dokuyarak gecirdik. Sonunda gorur gormez asik oldugumuz bir evimiz oldu. O kadar ev aramamiza kesinlikle degdi.

Sonra calistigim sirket ve is alanim degisti. Simdi yeni isim sebebi ile inanilmaz yogun bir tempoda calisiyorum. Esasinda cok da mutluyum. Tahtaya vur tahtaya:) Ama o kadar yogunum ki o yuzden oldukca da gerginim. Muhtemelen hersey oturunca, burada olmanin keyfini daha fazla cikaracagim. Simdilik bir maratondayim....


Dedigim gibi, sehrim, evim, isim degisti... Evimden Atakule gozukuyor, aksamlari isiklandiriyorlar. Yukaridaki Atakule fotograflarini bizim evden cektim. Aksamlari guzel gozukuyor. Ankara buz gibi, inanilmaz soguk. Gece yagan kar, ertesi gune tutuyor. Suan her yer bembeyaz. Evdeyken cok guzel bir manzara fakat disaridayken cok zor...Yurumeyi ogrenen bebekler gibi yuruyorum resmen adim adim, dusup bir taraflarimi kirmayayim diye... Istanbul'da giydigim duz cizmeler burada herhalde mevsimlik kalir:) Kar cizmelerimle bile zor yuruyorum:)

Biraz Ankara'dan kar manzaralari...Simdilik benden bu kadar... Bakalim bir sonraki yazi ne zamana...