24 Ocak 2013 Perşembe

Mutluluk

Mutluluk bir roman adi mi? Bir film adi mi? Yoksa uzerinde cokca konustugumuz ama esasli bir sekilde hissetmedigimiz bir duygu mu? Bugun bir arkadasimin cocugu hakkinda konusuyorduk. Uzun zamandir yuruyen ve konusan bir bebek istiyordu. Her gece yatmadan once annesine `Bana yuruyen bebek alacaksin degil mi?` diye soruyordu, evet cevabini alinca tamam uyuyabilirim diyordu. Bu boyle neredeyse bir kac hafta devam etti. Dusunsenize annesinin sozune guveniyor, bekliyor ve hayal ediyor, ufacik 2,5 yasindaki bir kiz cocugu nasil buyuk bir istekle bu oyuncak bebegi istiyor. Dun arkadasim bebegi almis, eve gidince sana bir surprizim var demis, cocuk gozlerini kapamis, beklemis. Hediyeyi acinca resmen mutluluktan ölmüş, bebegi butun gece elinden birakmamis, bebek konustukca ona cevap veriyormus ve uyurken de bebegi birakmamis, ona sarilarak uyumus. Acikcasi cok duygulandim.

Dusunmeden edemiyor insan, bir cogumuz gordugu, begendigi bir seyi alabiliyor, ama artik bir doyumsuzluk var. Bir sezonda kac tane kazak, kac ayakkabi aliyoruz. Veya telefonun yenisi cikinca degistiriyoruz. Hic birisinin bir yandan degeri yok, her sey anlik. Bugun bu cocuk bana en son gercek anlamda ne zaman mutlu oldum diye dusundurttu. Bir yerlerde yaziyordu, mutluluk sadece bir andir diye. Galiba dogru, sadece kisa bir sure mutlu oluyoruz. Keske cocuklugumuzda yasadigimiz sahici mutluluklar buyudukten sonra da devam etse....
fotokaynak

18 Ocak 2013 Cuma

Bolu Mangal Evi

Bugune kadar nasil kesfetmemisim anlamadim, Kentpark'a her gittigimde butun masalarin dolu olmasindan anlamaliydim halbuki. Gecenlerde Kentpark'da nerede yesek diye dusunurken, canimiz et isteyince burayi denemeye karar verdik. Hem gozumuz hem midemiz doydu. Kofte(porsiyonu 250 gram) bir kisiyi cok rahat doyurur. Ben dana kulbasti yedim, kivaminda pisirmisler. Esim antrikot istedi, ozellikle az pismis olsun diye vurguladi, yine de normal pismis geldi.
Ozellikle fisin de fotokopisini de cektim, fiyatlar hakkinda bilgi sahibi olmak isteyen olabilir diye. Esimin resmen gozu dondu yemek yerken, hatta tweet atip, korkarim esim beni de yiyecek demistim:) Hala twitterda beni takip etmeye baslamadiysaniz, @birazhayatlulu benim adim, takip edin, beni mutlu edin:)







13 Ocak 2013 Pazar

Yelken Balık Evi/ Ejder Usta'nın Yeri

Kitabin kapagina bakip aldanmamak lazimmis. Bu sözü cuma gunu Yelken Balik Evi'ne gittigimizde dedik, simdi Ankara' da yasayanlar bence bu postu iyi okusun, etrafindakilere okutsun:) Her gun onunden gectigimiz halde, dekorasyonun kotu olmasi sebebi ile hic sans vermedigimiz bu yere son dakika karari ile gittik. Ayni sokakta bir kac tane daha mekan oldugu icin, onunde biriken arabalari hep diger mekanlara yormuştuk, halbuki ne kadar yanilmisiz,bilenin gittigi ve hic vazgecmeyecegi bir yermis megerse.

Ejder Usta, 20 yil kadar bir sure Ankara'nin meshur Yosun balikevinin ascibasisiymis, daha sonra ayrilip kendi yerini acmis, kendisi ile tanistik, yaptigi mezeler icin tesekkurlerimizi bizzat kendisine ilettik. Bugune kadar herhalde Ankara'da en guzel mezeleri burada yemis oldum. Her yedigim mezede bu da cok guzel, bu da, bu da demekten kendimizi alamadik.

Simdi hazirsaniz lezzet turuna basliyoruz.

Ayri ayri fotograflarini cekmemisim, yukaridaki fotografta var, ama ozellikle bahsetmem gereken 'balik pastirma", lezzeti kivami baharati on numara.

Ve bir de lakerda...Lakerdayi herkes guzel yapamaz, burada bildigin lokum gibi. Esim ilkini yedikten sonra, iki kez daha soyledi, siz dusunun artik nasil guzel oldugunu:) Gittiginizde kesin siparis verin. 

Somona gelecek olursak lezzeti tam kivamindaydi. Burada onemli bir husus da tabaklari en basta insanin gozunu dolduruyor.


Bu patlican insani kendinden geciriyor, kozlenmis patlican sicakken, uzerine yogurt ve aci biber eklenmis,allahim nasil guzel bir sey, tabagi siyira siyira tabakta bir sey birakmadim:)
Deniz borulcesinin zamani degil ama nasil bu kadar lezzetli bilemedim.Roka salatasi icin de benzer seyi soyleyecegim, ben markete gittigimde hep agzi burnu soguktan kaymis roka buluyorum, burada yedigim rokalarin yapraklari bile o kadar guzeldi ki, biz lezzetten vazgecmemek adina sarimsakli roka salatasi istedik, suan yazarken bile agzim sulaniyor.
Kirmizi biberin icine cogu yerde peynir koyarak getiriyorlar, burada icine bir de karides koymuslar, ilk defa bu sekilde yedim, begendim.
Ahtapotu esim soylerken artik daha bir sey soylemeyelim, yedik yedik öldük diyordum ama iyi ki beni dinlememis, cogu yerde kayis gibi yapilan ahtapot, burada lokum gibi ici cok guzel pismisti. Turkiye'de tadi damagimda kaldi diyecegim ahtapotun ilkini Izmir'de yedim, bu da benim ikinci siramda yer alir, Ankara'da yedigim en guzel ahtapot yani:)

Ve kapanis, burasini biraz arastirinca leblebi tatlisi meshur diye okumustum, leblebi pek sevmesem de tatlisi cok baska bir sey olmus, pure edilmis, soguk servis edilen bir tatli. Her gun yiyecegim bir tatli degil ama denenmesi gereken bir tatli.
Gidecek olanlar merak edebilir diye yukaridaki mezeler ve iki kadeh raki 190 TL hesap geldi.

Özetle, cok begendim, gonul rahatligiyla tavsiye ederim.
Adres:

Ahmet Mithat Efendi Sokak No: 7/A Çankaya
Tel: 0 312 4415646

12 Ocak 2013 Cumartesi

Bugün Bir Başlangıç...

Yaklaşık 1-1,5 sene önce, Enrico Macias konserine gitmistim, sarkilar o kadar guzeldi ve o kadar bildikti ki konser beni cok etkilemisti, mutlu olmustum. Beni üzen tek bir sey vardi, konserde Enrico Macias bir seyler söyledikce bir cok kisi ayni anda guluyor, ayni anda eslik ediyordu, yani bir cok kisi Fransizca biliyordu, ben ise eşimin bana çevirmesini bekliyordum, o gun bloguma yazmiştim, bakmak icin buraya, gözüm korksa da bir adim atmak lazim diye yazmistim, bugun o adimi attim, Fransizca kursuna başladim.

Evet bugun kursta ilk gunumdu, yillar sonra okullu olmak gibi bir sey :) Keske yazildigi gibi okunsa diyorum, bugun hoca tahtaya cumleleri yaziyor, hadi okuyun diyor, tahtada yazan ile okudugumuzun alakasi yok, hocayi taklit ede ede okuyoruz, ne okudugumuzu iki dakika sonra unutuyoruz.

Bazen cok istedigimiz seylere cok fazla anlam yukledigimiz icin bazen de gozumuzde buyuttugumuz icin, yapamayacakmisiz gibi gelir hic denememis olsak da... Ilk adimi atmak her zaman önemlidir, insanin istediklerine kavusmasini yakinlastirir, bugun ben ilk adimimi attim, benim icin onemli oldugundan, sizlerle de paylasmak istedim.

6 Ocak 2013 Pazar

Bu aksam mutlu uyuyabilirim!

Iyelik eki sahip olma eki degil mi? Bugune kadar sahip olma konusuna cok da takilmamisim esasinda ama bugun iş başka... Antika pazarinin Ankara'da her ayin ilk Pazar gunu Ayranci pazar yerinde kuruldugunu bir kac ay once Fusun'dan ogrenmistim. Bir turlu gitme firsatim olmamisti, bilenler bilir, ince antika fincanlara, cay takimlarina bayiliyorum ama bugune kadar alamamistim. Bugun bilhassa fincan aramak için gittim.

Keske bizim de aile buyuklerimizden kalan fincanlarimiz, likor takimlarimiz olsaydi,anilar kusaktan kusaga gecseydi, bayramlarda bu ozel takimlar bayramlarin ozel oldugunu bir kez daha hissettirseydi; simdi baskalarinin anilarinin oldugu kiymetli esyalarda kendi kaybolmus anilarimizi aramazdik belki de...



Neyse duygusala baglamayacagim çünkü mutluyum,iyelik eki bugun anlamli oldu, cok içime sinen bir fincan aldim, takimi diyemeyecegim, cunku tek kisilik, yaninda bir de pasta tabagi var, bunlar da bir kisilik takim sayilir degil mi:) O kadar ince o kadar zarif ki... Fincani pazarda elime alip incelemeye baslayinca, icinde japon bir kadin figürü gordum. Eve geldim, esime gosterirken, bilgisayar isiginda, icindeki figurun esasinda yansima ile tablo gibi belirginlestigini gorunce resmen agzim acik kaldi, farkinda olmadan cok özel bir sey almisim. Bu fincan beni o kadar mutlu etti ki bu aksam mutlu mesut uyuyabilirim:)

Ve muhtesem fincanin icindeki figur:)

Pazarda yok yok! Caydanliktan, likor takimina, kanavice isinden, aynalardan, elbise fircalarina, kitaplardan, özel taş plaklara...Bayildım! Hic aklimda yokken, kendime bir de yilan derisi canta aldim, bu cantayi da cok sevdim.
Ve uzun zamandir esim icin Ankara kitabi ariyordum, icerigi cok guzel bir Ankara kitabi buldum.

 Ve bir de son olarak Bursa kitabi aldim, paralarimi bitirdim, zor olsa da pazara gule gule dedim, bir dahaki ayın pazarini simdiden iple cekiyorum.
Ve alamadigim şu canta resmen icimde kaldi, almadigima simdi cok pismanim:(
Ve pazardan sizler icin de bir kac fotograf cektim....




Ve evimde cam sergi yapip, her gun bakmak isteyecegim zarif bir cay takimi:)