17 Aralık 2013 Salı

Blogger Yılbaşı Partisi

 

Bu pazar günü blogger yılbaşı partisine katıldım. Blogger buluşmalarının en güzel yanı aslında okuduğun için tanıdığın kişiler ile birebir tanışma fırsatı olması ve hiç tanımadığımız bloggerlarla da tanışmış olmak. Uzun zamandır hazırlık sürecinde olduklarını biliyordum. Yılbaşına da az bir süre kalınca, kızlar bu buluşmayı yeni yıla bir nevi hoş geldin partisi şeklinde organize etmişler. Her şey ince detaylarına kadar düşünülmüş. Masalarda yer alan yılbaşı şapkalarından, partilerde dağıtılan gözlüklere ve hatta tombalaya kadar. Bir ara herhalde dansöz de çıkacak dedik o kadar yani:)

Sibel'in hazırladığı üzerinde bloglarımızın isimleri yer alan kurabiyeler de çok hoş bir sürprizdi. Sibel ayrıca doğum günü, nişan vs için de çok güzel kurabiyeler hazırlıyor. Sipariş vermek isterseniz https://www.facebook.com/pages/Sibelin-Kurabiye-Evi/602960253089525?fref=ts adresine bakabilirsiniz.

Buluşma yeri olarak House Cafe/Çukurambar seçilmişti. Tabi bloggerlar bir araya gelince, bolca konuşma oluyor. Herkesin anlatacak çok şeyi var, bir de tanıyıp göremediğimiz arkadaşlarla özlem oluyor ve konuşma gittikçe derinleşiyor. Konuşma kısmı tabi hiç bitmese de yılbaşının hakkını şimdiden verdik diye düşünüyorum. Öncelikle yılbaşı çekilişi yaptık, bu sene şanslı mıyım ne? Bana da hediye çıktı. İnstagramdan takip edenler bilirler, cook ürünleri kazandım.

Sonrasında tombala oynadık. Çocukluktan beri oynamamıştım. Çinko bile yapamadım, paslanmışım:(

Günün sonunda partiye sponsor olan şirketler sayesinde elimiz kolumuz o kadar doldu ki zor taşıdık resmen. Sponsor olan şirketlere de teşekkür ediyorum, şimdiden ürünleri kullanmaya başladım bile.

  • Baykumaş (http://baykumas.com/)
  • Burçin’in Hayal Adası (http://burcininhayaladasi.blogspot.com)
  • Butigo (thhp://www.butigo.com)
  • Cook (http://www.cook.com.tr/tr/)
  • Daymod (http://www.daymod.com/)
  • Dore Çorap (http://www.doresocks.com/)
  • Dore Online (http://www.doreonline.com.tr/)
  • Dr. Oetker (http://www.droetker.com.tr)
  • Ecowell (https://www.ecowell.net/)
  • Ixora (http://www.ixoraparfum.com/)
  • Lipton (http://www.lipton.com.tr/)
  • Makarna Lütfen (http://www.makarnalutfen.com/)
  • Modapik (http://www.modapik.com/)
  • Orkide Hareketi (http://orkidehareketi.net/)
  • Rossmann (http://www.rossmann.com.tr/)
  • Schwarzkopf (http://www.eczacibasi-schwarzkopf.com.tr/)
  • Selen Kozmetik- Down Under Naturals Urban Care (http://selenkozmetik.com)
  • Sibel’in Kurabiye Evi (https://www.facebook.com/pages/Sibelin-Kurabiye-Evi/602960253089525?fref=ts)
  • Shining Wishes (http://www.shiningwishes.com/)
  • Subble&Cubble (https://www.facebook.com/Subble.Cubble)

 Ve bu günü organize eden esas kahramanlara da çok teşekkürler.
 
 

14 Aralık 2013 Cumartesi

Anılar Vol2: Yurtta Ayrılık Sahneleri


Şimdi yazdığım son yazının üzerinden zaman geçince, yazıyı bir daha okudum. Sonra aklıma vakit de gece yarısına ulaşması sebebi ile başka bir anı geldi. Üniversite hayatımın çoğunda yurtta kaldım, şimdi hakkını yemeyeyim, benim yurttan anladığımın baya üzerinde bir yurttu. O kadar memnun kaldım ki yıllarca eve çıkmadım. Neyse bu da esasında başka bir yazı konusu olur...

Kaldığım kızlar yurdunun yanında erkekler yurdu vardı. Sadece kantin, yemekhane bölümü kız erkek olarak kullanılabiliniyordu. Odalara çıkılan bölümde danışma vardı, oradan itibaren erkek sinek giremiyordu. Özel durumlar hariç. Ne mi bu özel durumlar? Elektrik tesisat kontrolü, damacana ile su getiren sucu vs. Tabi bu kişiler de onaya tabi. Danışmadaki görevliye önce bir bilgi veriliyor. Sonrasında bütün kata "Erkek hoca geliyor" diye anons yapılıyor. Hocam demek üniversitede çok yaygın olmakla birlikte, erkek hoca biraz komik oluyordu. Tabi duşta vs duymayan bir kız koridorda sucu ile bornozla karşılaşabiliyordu. Hoş bornoz belki dünyanın en kapalı kıyafeti olsa da adı üstünde bornoz olunca işin rengi değişiyordu. Dolayısı ile koridorda erkeğe denk gelen kişi, Şener Şen misali sekerek ya odaya ya banyoya kaçıyordu.

Anı yazınca, insan detaya giriyor demek ki... Neyse efendim demek istediğim, görevli erkekler dışında, erkekler sadece kantin ve yurt girişi bölümünü kullanıyordu. Yurda giriş için en son saat 00:00 idi. Bir yurda göre baya iyi. Tabi saat 23:30'dan sonra, kantinde oturan sevgililer, yavaş yavaş vedalaşma yerine, yani yurdun giriş kısmına geçerlerdi. Sanki sevdiğini savaşa yollarmış gibi bir vedalaşma sahneleri, sarılıp el salladıktan sonra, koşup tekrar sarılmalar...Bizim yurt her akşam Yeşilçam'dı. Şimdi saat 00:00'ye yaklaştıkça, aklıma geldi, merak ettim, acaba hala öyle midir oralar?
fotokaynak

2 Aralık 2013 Pazartesi

Anılar-Vol1: Tarhanalı Yumurta

Başlığı okuyunca ıyyyk dediniz mi? Şahsen ben ilk duyduğumda demiştim. Şimdi bu bir anı yazısıdır. Biraz önce dolapta tarhanayı görünce aklıma geldi.

Biz üniversitedeyken, oda arkadaşımın bir sevgilisi vardı. Daha hazırlık sınıfındayız, oda arkadaşımı da pek tanımıyorum, sevgilisini de. Neyse onlar cicim ayları sürecindeler, yurt ortamında bir kız kahvaltıya gidiyor, bir çocuk geliyor. Kızlı erkekli yurt ortamı hayal ettiniz değil mi? Bu dediğim yurdun kantin denilen kısmında geçiyor. Düşünün ki, yurt kızlar yurdu, erkekler sadece kantin denilen kısma kadar gelebiliyor, hali ile kız mutfakta dünyanın en güzel yemeğini de yapsa, mutfaktan kantine gidene kadar buz gibi oluyor.

Neyse efendim, işte onlar cicim aylarının başındayken, çocuk bir güzel sallamış, ben bir tarhanalı yumurta yaparım, parmaklarını yersin diye...Sonra bizim yanımızda da dedi, yok efendim öyle güzel, yok efendim böyle güzel... Biz en başta salak mısın oğlum tarhanalı yumurta mı olur derken, mutfağa gidince hala geyiğe devam ettik, sonra acaba güzel oluyor mu ki ya diye sormaya başladık, sonra denesek ne çıkara nasıl geçtik anlamadan, kendimizi tava önümüzde yumurtalar elimizde bulduk.

Aman efendim yeniliklere açığım, tabi ki denerim falan yalan! Tarhana ile yumurta yan yana gelmez, iki iki dört! Bu da böyle bir anıydı işte beş:)
fotokaynak