4 Ağustos 2015 Salı

MSC ile Adriyatik Cruise Tatili

Uzun zaman sonra herkese merhaba, bir senedir merakla beklediğimiz cruise tatilini gerçekleştirmiş olduk. Gitmeden önce MSC Adriyatik turu diye araştırma yaptığımda çok fazla bir bilgiye ulaşamamıştım, gitmek isteyen/ merak eden olabilir diye paylaşmak istedim. Bir kere bu tatili çok hevesle bekledik, bir senenin yorgunluğu vardı. Gemimiz ramazan bayramı arifesinde 16 Temmuz'da Karaköy limanından hareket etti. Gemi 16:30'da hareket edecekti, eşimle benim her yere erken gitme huyumuz olduğu için, limana da erken gittik, saat 11:00 civarı check in işlemlerine başladılar, valizlerimizi aldılar. Gemiye binmeden önce valizlerinizi alıyorlar, odalara valizlerin bırakılması işlemi uzun sürebildiği için, size gün boyunca lazım olabilecek güneş gözlüğü, ilaç, kitap, hırka vs ne var ise yanınızda bir sırt çantasına vs almanızda fayda var.

Check in işlemi sırasında fotoğrafınız çekilerek, gemide ve tüm seyahatiniz boyunca geçerli olacak, bir gemi kartı veriliyor. Gemiye iniş/binişlerde fotoğrafınıza bakılarak geçişiniz sağlanıyor. Gemi kartınızda oda numaranız, acil durumda toplanma yeriniz ve akşam alakart restoranda yemek isterseniz yiyeceğiniz masa numarasına kadar önemli detaylar yazıyor. Biz Msc Magnifica gemisindeydik. 3000 yolcu ve 1000 civarı personel vardı. 250 kişi civarında Türk yolcu vardı. Ağırlıklı yolcu kitlesi İtalyan olmakla birlikte, Alman, Amerikalı, Uzak Doğu'lu vs gibi her milletten kişi vardı. Geminin uzunluğu 293 metre, iyi bir yürüyüş parkuru esasında. Toplam 1275 kabini var.
 

Gemide nakit para/ kredi kartı geçmiyor. Gemiye bindiğiniz gün kredi kartınızdan 250 Euro tutarında gemi kartınıza yüklüyorsunuz. Kredi kartı kullanmayanlar ise bu tutarda gemiye nakit olarak depozito bırakıyor. Seyahat sonunda diyelim ki 100 Euro harcadınız, kredi kartınızdan bu tutar çekiliyor veya nakit verdiyseniz üstü size geri veriliyor. Gemiye gelecek olursak, 16 katlı bir gemiydi. Gemilerde iç kabin, süit daire veya balkonlu daire gibi seçenekler mevcut. Bizim odamız balkonlu kabindi, denizin dalga seslerini duyarak, denizin içindeymişçesine uyanmak çok güzeldi. Gemi sarsıyor mu, korktunuz mu gibi sorularla karşılaştım, gemi hiç bir şekilde sarsmıyor, denizde olduğunuzu anlamadan gidiyorsunuz. Gideceklere kesinlikle biraz daha para verip, balkonlu kabin almalarını öneririm. Yunan adaları turunda iç kabindeydik, çok fark varmış, inanılmaz keyif aldık.



Gemide alakart ve self service restoranlar var. 13. kattaki self service restoran günde 21 saat açık. Gemi İtalyan gemisi olduğu için, çok güzel pizzalar vardı. Self servis restoran çok geniş bir alanda salatadan, et yemeklerine (balık, kırmızı et, tavuk, domuz vs), tatlılardan pizza, makarnalara kadar çeşidi olan bir yerdi. Alakart restoranda ise akşam yemekleri iki oturumdan oluşuyor. Kartınızda hangi oturumda yiyeceğiniz de yazıyor. Masanızın daha önceden belli olduğunu söylemiştim, masaların büyüklüğü değişebiliyor, dolayısıyla masada sadece sevgilimle olurum romantik romantik takılırız diye düşünmeyin, hiç tanımadığınız kişilerle bir arada oturuyorsunuz. Biz ilk iki gece alakart restoranı tercih ettik, sonrasında hep self servis restoranda yemek yedik, böylece saat konusunda da bağlayıcı olmadık, istediğimiz saatte yedik. Alakart restorana gider gitmez sizinle ilgilenecek garson geliyor, menüyü size veriyor. Menüde başlangıçlar, salatalar, ana yemek ve tatlılar seçmeli şekilde yer alıyor. Örneğin ana yemekte ördek, balık veya domuz etinden birisini seçebiliyorsunuz. Garson siparişinizi aldıktan sonra yeme hızınıza bağlı olarak servis ediyor. Alakart restoranda amaç biraz daha keyfini çıkarmak olduğu için, servisler de ona göre biraz daha yavaş oluyor. Restoranlarda yemekler ücretsiz ama menüden seçeceğiniz içecekler ise ücretli. Örneğin, bir kadeh şarap 4,5-5,5 Euro arası, bir kadeh rakı 4 Euro, kokteyller 6,5 Euro gibi. Bu restoranların haricinde uzak doğu mutfağı servisi olan bir restoran vardı, sadece bu restoran ücretli idi. Fiyatları pahalı değildi, biz tercih etmedik. Restoranlarda içki siparişi verdikten sonra, ücret ödemiyorsunuz, oda kartınızı gösterip, fişi imzalamanız yeterli. 13. katta bahsettiğim restoranda günün 24 saati çay, kahve ve su ücretsiz. Bardaklar var, doldurup içebiliyorsunuz. Bloglarda bazı kişiler şişe götürmeyi tavsiye ediyordu ama su ünitesinin önünde şişeye doldurmayınız uyarısı çok netti, doldurmamanızda fayda var. Çay ise sıcak su ve sallama çaylar var, beğendiğinizi içebiliyorsunuz. Yanımda 7 otlu çay götürmüştüm, ara sıra kendi çayımı içtim. Sabah kahvaltısında meyve suyu ünitesi var, taze sıkılmış değil, bildiğiniz normal meyve suları, isterseniz onları da tercih edebilirsiniz. Su ücretsiz diyorum ama garsona sipariş verdiğiniz içecekler ücretli. Örneğin, menüden şişe su siparişi verirseniz, ücretli su almış olursunuz.

Gemide hayat nasıl? Günlük olarak odanıza gemi gazetesi iletiliyor. Gemi gazetesi Türk yolcular için Türkçe veriliyor. Bu gazetede gün boyunca yapılacak etkinlikleri (Örneğin, saat 16:00 'da kokteyl sunumu, 17:00'de havuz başında dans dersi vs) içeriyor. Geminin saat kaçta limana varacağı, kaçta ayrılacağı, hava durumu, geminin izleyeceği rota, günlük kara turları vs de yazıyor. Ayrıca, o gün boyunca geçerli olacak indirimler (Örneğin, masajın 70 Euro yerine 50 Euro olması gibi) veya akşam yemekte nasıl giyinilmesi gibi detaylar yazıyor. Bazı günler günlük kıyafet uygulaması olurken, gala diye belirtilen gecelerde şık giyinmeniz bekleniyor. Gala gecesinde sanki gelinin nedimesiymiş gibi abartanlar da vardı. Açıkçası düğüne gider gibi kıyafetler biraz abartı kaçsa da gala gecelerinde yine de özenli giyinmenizde fayda var. Erkekler için de kravat takmasalar bile, hoş bir ceket, gömlek giyinmeleri yerinde olur diye düşünüyorum.

Gemide hayatı öğrenmek adına, gemiye bindiğiniz ilk gün limandan kalkmadan gemiye yeni binenler için bir sunum yapılıyor. Tüm detaylar orada anlatılıyor. Sunumun sonrasında, acil durum tatbikatı yapılıyor. Bu gibi bilgilerin hepsi odanızdaki televizyonda İngilizce olarak da yazıyor. Gemiye bindiğiniz ikinci gün, kendi tur rehberleriniz gideceğiniz rotalara göre kara turlarını anlatıyor, katılmak istediğiniz kara turlarına göre kayıt işlemi yaptırabiliyorsunuz, turların ücreti ekstra ücret olduğu için, kartınıza katıldığınız turlar işliyor.


Gemide neler var? Duty free mağazalar, casino, kuaför, spa merkezi, fitness salonu vs. Eşimle biraz casinoda takıldık, gitmeden oynayacağınız limiti kendi kafanızda belirlemeniz önemli, yoksa içinizdeki Serdar Ortaç ortaya çıkabilir :) Biz biraz kazandık, sonra hepsini kaybettik, biraz daha takılıp bıraktık. Fitness salonuna ayrı değinmem gerekiyor. Böyle manzaralı fitness salonu yok, görür görmez bayıldık. Valizinizi hazırlarken şort, spor ayakkabısı gibi spor malzemelerinizi yanınıza almanızda fayda var. Yürüme bantları, ağırlık çalışmaları gibi aletler var, bazen yoğun olabilse de biz her gittiğimizde kendimize çalışacağımız alet bulduk. Spor dersleri var, bu dersler ücretli. Gitmeden spa ücretlerini öğrenip rezervasyon yaptırmayı düşünmüştüm, öncesinde yaptırmanıza gerek yok. Gidince de yaptırabilirsiniz, ücretleri biraz yüksek geldiği için yaptırmadık.

Gemideki tiyatro salonundan da bahsetmeliyim. 1250 kişilik bir tiyatro salonu var, sanırım Ankara'daki bir çok salondan kapasitesi büyüktür. Her akşam bir gösteri yapılıyor, bilet vs almanıza gerek yok, gidip izleyebilirsiniz. Akşam yemeklerinin iki oturumda yapılmasından ötürü, gösteriler de her akşam iki kere sergileniyor. Gemide 10 adet bar var, açılış kapanış saatleri değişebiliyor.


Gemide havuzlar da var ama eşimle biz temiz olmayabilir düşüncesiyle havuza girmedik, bir de havuzların olduğu bölümde gün boyu etkinlik vs olduğu için gürültülü oluyordu. Eşimle sessizliği tercih ettiğimiz için, biz genellikle geminin arka taraflarında yer alan daha sessiz bölümlerde güneşlendik. Geminin yolda geçirdiği süreyi dikkate alırsanız güneşlenmek için bolca zamanınız olacaktır, güneş kremlerinizi almayı unutmayın. Geminin içinde ise havalandırma sistemi çok iyi çalışıyor, bazı akşamlar geminin içi bana serin geldi. Yanınıza hırka gibi bir şey almanızda fayda var, akşamları güvertede otururken de açık denizde olduğunuzu düşünürsek, hafif ürpermeniz normal. Gemide kütüphane de var. Yanımda bolca kitap götürdüğüm için kütüphaneye gitmeme gerek kalmadı. Yanınızdaki kitaplar da biterse farklı dillerde kitaplar var. Türkçe kitaplar için de iki küçük raf ayrılmıştı.


Gemide yemek konusuna tekrar dönecek olursam, yemekler orta kalite diyebiliriz, açık büfe olduğu için insanın sürekli bir şeyler yiyesi geliyor. Sabah kahvaltısında çok çeşit olmasına rağmen, bizim Türk kültürü kahvaltısında olmazsa olmazlarımızdan olan beyaz peynir ve zeytin vasattı. Türk kahvaltısı diye bir bölüm vardı, bu bölümde domates, salatalık, beyaz peynirimsi kremamsı bir şey ve değişik bir zeytin vardı. Buradaki ürünler biraz daha iyi olabilirdi. Ama yanlış anlaşılmak istemem kahvaltı için bunların haricinde çeşitler gayet tatminkardı. Çırpılmış/ haşlanmış/ yağda pişmiş yumurta çeşitleri, reçeller, kaşar/ cheddar peynirleri vs vardı. Sağlıklı seçim isteyenler için müsli türleri de gayet güzeldi.

 Geminin güzergahına gelecek olursak:

1.Gün İstanbul, Türkiye --- 16:30
2.Gün Denizde Seyir --- ---
3.Gün Dubrovnik, Hırvatistan 11:30 16:30
4.Gün Venedik, İtalya 09:00 16:30
5.Gün Brindisi, İtalya 13:00 18:00
6.Gün Katakolon, Yunanistan 08:00 13:00
7.Gün İzmir, Türkiye 09:00 15:00
8.Gün İstanbul, Türkiye 07:30 ---

 Gezdiğimiz yerleri detaylı anlatmayacağım ama genel izlenimimi söyleyecek olursam, gemi turu bize göre değil. Sonuçta eşimle ben yurt dışında araba kiralayıp gezmeyi ve bu kadar sürede daha çok yer görmeyi, daha çok şehrin içinde olmayı seviyormuşuz bunu anladık. Gemi turu havuz kenarında diğer insanlarla bir arada zaman geçirmeyi sevenler için ideal. Odaya bir kere yerleştikten sonra, valizi topla vs gibi dertler yok, her gün oda mis gibi temizleniyor. Amaaaaaaa gemide geçirdiğiniz süre ile karada geçirdiğiniz süreyi düşünecek olursanız, karada zaman çok az, koştur koştur bir gezme oluyor. Zaten bu kadar kısa sürede kültür turu yapmanıza, müze gezmenize, denize girmenize vs zaman yok. Turların hepsine katılırsanız biraz maliyetiniz artacaktır. Venedik'de gemi açıkta durmuştu, gemiye yanaşan botlarla karaya ulaşımımızı sağlamak için tur satın almıştık. Venedik'in kalbi olan San Marco Meydanı'na botlarla gittik. Kişi başı 17 Euro civarında idi. Bir de madem denize giremedik, Katakolon'da en iyisi plaj turu alalım diyerek tur satın aldık. Kişi başı 25 Euro civarı idi. Venedik ve Dubrovnik'de kara turları genellikle kişi başı 50 Euro civarındaydı. Venedik ve Dubrovnik'i eşimle istediğimiz yerlerde durarak, keyifli yemek yiyerek gezdik.

Biliyorum uzun bir yazı oldu, özetleyecek olursam, cruise gezisini deneyimlemiş olduk, cruise seyahatinin bize göre olmadığına karar verdik. Buradan yanlış anlaşılmak da istemem daha sabit bir şekilde, çok yer görmeden sınırlı gezeyim, hem karada grupla hareket edeyim hem de gemide bireysel takılayım çok da yorucu olmasın diyenler için cruise ideal. Özetle, bize göre değil:) Adriyatik'de güzel anılarımız oldu, bir tatili daha tamamladık....Şimdi sıra yeni tatil planları yapmak da... 







Not: Uzun zamandır yazmadığımı söyleyip, bu yazıyı yazmam için beni gaza getiren sevgili kardeşime de çok teşekkür ederim:)

7 yorum:

  1. Karada geçirilen vakit çok azmış. Heves ediyordum ama bana göre de değilmiş, bunu anladım.
    Gayet bilgilendirici bir yazı olmuş. Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Ben çok sevdim.Darısı, böylesi bize de gelsin :)

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel bi yazı olmuş. Cruise turlarını çok merak ediyor hatta düşünüyordum ben de eşimle. Ama pek bize göre de değilmiş.
    Diğer ülke turlarınızda peki güvenilir araba kiralama yerlerini nasıl buluyorsunuz? Yanınızda GPS götürüyor musunuz? Bir de mesela İtalya'da Toscana bölgesini gezip aşağılara doğru inmek istiyoruz ama arabayı geri aldığımız şehre bırakmamız mı gerekiyor yoksa başka şehirlerde de yerleri oluyor mu? Ayy çok sordum ama bu konuyu çok merak ediyorum

    YanıtlaSil
  4. Hepsini sonuna kadar okudum. Ama bende hep cruise turlarının benlik olmadığını düşünürdüm, bu düşüncem biraz daha arttı yazını okuyunca :)

    YanıtlaSil
  5. şahsen güzel bir gezi yazısı olmuş. yazıyı okurken bende sizinle aynı görüşte olduğuma kanaat getirdim. teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  6. sağolun.. bende romantik anlar geçirebiliriz diye eşimle istiyorduma ama bana görede değilmiş.

    YanıtlaSil

Yazımı okuduysan, yorum bırakman beni mutlu eder.