26 Ağustos 2016 Cuma

Tobb Etü Hastanesi'nde Doğum


Doğum öncesinde, insan hangi hastanede doğum yapacağına karar vermek için, çok araştırıyor. En ufak bir yorum, tavsiye vs faydalı oluyor. Ben de doğum yapan arkadaşlarıma sordum, kadınlar kulübünü okudum:) vs vs.

Ben de kendi fikirlerimi yazmak istedim. Belki birilerine faydası olur. Öncelikle benim doktorum, Tobb'un kadrolu doktoruydu. Ama doğuma kadar Tobb'da muayene vs olmadım, özel muayenehanesine gittim. İkinci olarak da, özel sağlık sigortam Tobb'da geçiyordu. Son haftalarda, ücretinden dolayı acaba başka bir hastanede mi yapsak dedim. Doktoruma da söyledim, O da hastaneyi sen seç, istediğin yerde ben seni doğurturum dedi. Ben de bunun üzerine, bir kaç hastane daha araştırdım.

Tobb'da hamileliğim süresince, "Normal Doğum", "Emzirme" vs eğitimlerine ücretsiz katılmıştım. Hamileyseniz, Tobb'un hastası olmanıza gerek kalmadan, ücretsiz bu eğitimlere katılabiliyorsunuz. Ayrıca, sertifikanızı saklarsanız, doğum yaptığınız takdirde, % 5 indirim de uyguluyorlar. Neyse efendim, bu eğitimler sayesinde, hastaneye de bir kaç kez gittim, hemşireleri vs gözlemleme şansım oldu. Bu aşamada hep memnun kalınca, hastaneye de göz aşinalığı olunca, Tobb'da karar kıldım.

Öncelikle, doğumdan bir kaç gün önce, anestezi uzmanı ile görüştüm. Doğumdan bir gün önce, saat 18:00'den sonra, olmak şartıyla, odamızı bize teslim ettiler. Bu nedenle, doğum telaşına kapılmadan rahat rahat odayı istediğim gibi hazırladım, süsledim.

Doğum olduktan sonra da, sürekli hemşireler gelip, kontrolleri yaparken, bilgilendirme de yaptılar. Hastane süreçlerinde, bilgilendirilmek benim için çok önemli. Ayrıca, her geldiklerinde kısa kısa eğitim verdiler. Her nöbette hemşire değiştiği için, her gelen önce kendini tanıttı. İlk anlar, anestezi etkisiyle ayaklarımı hissetmiyordum. Ben de başkasına yük olmayı pek sevmem ama sağolsunlar her esnada kendimi rahat hissetmem için ellerinden geleni yaptılar.

Ameliyat ortamını zaten bir önceki yazımda bahsetmiştim. Hepsi güler yüzlü ve cana yakındı. Onlar öyle olunca, sanki hep beraber bir şeyler içip, sohbet etmeye gelmiş gibi hissettim. Bence moral çok önemli.

Bunun haricinde, ben standart odada kaldım. Suit daire vs de vardı ama o kadar para verecek kadar zengin değilim:) Standart odanın büyüklüğü de gayet iyiydi. Odanın temizliği, yemekler vs de bir otel konforunda idi.

Sezeryanda genellikle iki gün kalınıyormuş. Ben önceden de doktorumla konuşmuştum, ikinci günümü her şey normal ise evimde olmak isterim diye. Genellikle, evde bekleyen çocukları olanlar da bir gece kalmayı tercih ediyormuş. Ayrıca, tek gece kalırsanız, bir tık daha az ödüyorsunuz. İkinci gün kendimi iyi hissedince, taburcu olmayı istedim. Tobb da yenidoğanlara hatıra olarak, porselen mama takımı veriyormuş, sürpriz oldu. Bunun haricinde, bebek ilk doğduğunda, doğumhanede ayak izini alıyorlar, bir ay sonra, sertifika olarak veriyorlar.

Özetle, ben kendi doğum sürecimde, Tobb Etü'den memnun kaldım, belki birilerinin işine yarayabilir diye paylaşmak istedim. Hamileyseniz, "kolay doğumlar" diliyorum.

Doğum Hikayem

Üzerinden 2.5 ay geçse de; ancak doğum hikayemi yazabiliyorum. Öncelikle çok şükür bugünlere gelebildik.

Doğumum 16.06.2016'da oldu. Sezeryan olduğu için doğum tarihini biz seçtik. Açıkçası ben doktora bıraktım, o da 16.06.2016 güzel bir tarih deyince, ben de hemen tamam dedim. Biraz düğün tarihi gibi oldu ama. İstesek 26.06.2016'ya kadar uzatabilirdik. Gelen onca yoruma buradan da cevap vereyim, bilerek isteyerek "İkizler" oldu. Bakalım ileride bu kararımızdan pişman mı oluruz yoksa mutlu mu oluruz zaman gösterecek.

Doğumdan bir gün önce, eşimin son dakika çıkan toplantısı nedeniyle Adana'ya gitti. Gece 12'ye doğru geldi. Geldiğinde O da heyecanlıydı, bende de biraz heyecan vardı. Sabah 05:30 gibi kalktık, zaten çantalarımız vs hazırdı. Bir gün öncesinden de hastane odasını süslemiştik. Annem de bizde kaldığı için, sabah üçümüz hastaneye gittik. Ben ve eşim inanılmaz rahattık. Sanki sabah kahvaltısına gidiyorduk. Annem ise, bambaşka bir boyuttaydı. Bugün O'nun o duygularını, şimdi anne olunca daha iyi anlayabiliyorum. Sonuçta evet torununa kavuşacak, bu güzel heyecanın yanında, kendi evladı da sezeryan da olsa, ameliyata giriyor, "Bir sağ salim çıksın" heyecanı. vardı. Sabah hastaneye kayınvalidem ile görümcem de geldi. Odamıza yerleştik. Doğumumu Tobb Etü'de yaptım. Çok memnun kaldım, yine doğursam yine aynı yerde doğururum. Tavsiye ederim diyeceğim ama her tecrübe kişiye özgü, o yüzden doğracaksanız hastaneleri gezin, içinize sinene karar verin yine de.

Ameliyathaneye götürmek için beni 07:00 civarı aldılar. Benimle birlikte eşim de doğuma girecekti. Beni odada sedyeye aldılar, eşimle birlikte ameliyathanenin girişine kadar birlikte gittik. Ameliyathane girişinde eşimi başka bir yere aldılar. Beni de ameliyathane bekleme bölümünde sedyede beklettiler. O zaman kendimi biraz yalnız hissettim.Yeşil örtüler içinde, bir odada kısa sürede olsa tek başına. O esnada bildiğim duaları okudum bebeğime sağlıkla kavuşmak için. Doktorum yanıma gelip, "Yasemin, hazır mısın? " diye güler yüzle sorduğunda, biraz keyfim yerine geldi tanıdık bir yüz gördüm sonuçta:) Ameliyathanede masaya beni yatırdılar. Ameliyathane ortamı her zaman öyle midir bilmiyorum ama doktorum, hemşireler vs herkes neşeliydi ve şakalaşıyorlardı. Bu durum da benim pozitif kalmamı sağladı. Ameliyat masasına yattıktan sonra, anestezi uzmanı geldi, "Siz rahat görünüyorsunuz ama ben yine de ufak bir sakinleştirici yapacağım" dedi. Öne doğru eğilerek oturmamı istedi, spinal epidural için işlemini yaptı. O esnada hala eşimi göremeyince, baktım ameliyat başlıyor "Eşim gelmeyecek mi?" diye sorduğum anda, eşim yeşil kıyafetleri giymiş şekilde içeri girdi. Eşimin ameliyata girmesi bence en doğru kararlardan bir tanesi idi. Çok daha güçlü hissettim kendimi. Sezeryan öncesinde dokunmaları hissedeceğim ama acıyı hissetmeyeceğim söylenmişti. Acı hissetmedim ama tüm çekiştirmeleri hissettim. Bir de karnımın üzerinde inanılmaz bir ağırlık hissettim, sanki kaldırım taşını alıp üzerime koymuşlar gibi. Önümde örtü olduğu için, eşim de ben de kanlı görüntülerin hiçbirini görmedik. Doğum esnasında, eşim de video çekti. O da beni rahatlatmak için, sürekli konuştu, konuştukça güldü :) Ve bir anda Ece doğdu... Ağlayışıyla, hayatımızda bambaşka bir dönem başladı. Çok garip bir his, aynı filmlerdeki gibi ağlayışı. İnsan tabi hemen görmek istiyor, ameliyat masasında olmasam, kalkıp hemen göreceğim o derece. Hemşireler ise, uzaktan gösterdiler. Hemen yapılması gereken işlemlere başladılar. Bu bölümü, hastanede aldığım doğum eğitimi sayesinde biliyordum. Aşısını vurdular, başının ölçüsünü aldılar, kilosunu tarttılar. Boyunu doğum esnasında ölçmüyorlar. Hemencecik giydirdiler. Benim sağ tarafımda bütün bu işlemler olduğu için, gözümü kırpmadan kızımı izliyordum. Baktım giydirdikten sonra, hemen odaya çıkarmaya niyetlendiler, eşime ben daha kızımı göremedim deyip, çemkirince, eşim hemşirelere söyledi de, benim yanıma getirdiler. "Şükür diyorsun, şükür kızım iyi". Sonra eşimle, Ece odaya çıktılar. Benim dikilme işlemlerim vs biraz daha sürdü. İşlemlerim bittikten sonra, beni yine bekleme alanına aldılar. Önceden doktoruma üzerimi örttürmesi için tembih etmiştim, üzerimi bu bekleme yerinde iyice örttüler. Sizlere de tavsiyem, sezeryan oluyorsanız, sonrasında gaz sancısı vs çekmemek için, üşütmemeniz çok önemli ve bu da ameliyathanede başlıyor. Bekleme odasında bu sefer beklemek çok daha sıkıcı oldu. Biraz önce kızıma kavuşmak için beklediğim bu yer, kızım doğduktan sonra, onsuz geçirdiğim ve ilk anlarını kaçırdığım dakikalardı benim için. Allahtan çok sürmeden, beni de odaya çıkardılar. Tobb emzirmeye önem veren bir hastane olduğu için, odaya geçer geçmez hemşireler geldiler ve emzirmem için Ece'yi verdiler. Esasında, annelik için hazırlıklı olmuyorsun ama doğduğu anda bir anda hazır oluyorsun. Kendiliğinden sanki biliyorsun, çünkü o senin bir parçan. Daha önceden aldığım emzirme eğitimi sayesinde de, çok zorlanmadan kızımı ilk kez emziriyorum ve aramızda hiç kopmayacak sonsuz bir bağ kurulmuş oluyor...

Zaman su gibi akıp gidiyor, bu hızla seneler de geçecek. Her gün bir öncekinden daha güzel..."Hoşgeldin kızım, iyi ki bizi seçtin...Umarım sana iyi bir anne olabilirim."

14 Haziran 2016 Salı

Doğuma Az Kala

Ece'ye kavuşmamıza çok az kaldı, neredeyse saatler sonra bu evde 3 kişi olacağız. Hala inanasım gelmiyor. Sanırım doğurup emzirene kadar da anlamayacağım.

Bugüne kadar 38 hafta 2 gün geçmiş. Nasıl geçti hiç anlamadım. Çok şükür rahat bir hamilelik geçirdim. En başlarda çok hafif mide bulantılarım oldu, 3. aydan sonra onlar da geçti. Başlarda canım daha çok karbonhidrat ağırlıklı beslenmek istiyordu. Hamileliğim süresince çok iştah açılmam olmadı. Toplamda 14 kilo gibi aldım. Canım ne istediyse yedim, özellikle de Zeynel'in vişne ve limonlu dondurması hamileliğimin baş tacı oldu. Hiç aşermedim, hiç eşime canım şunu istedi, koş yetiş al demedim.

Hamilelik öncesinde ne yaptıysam yapmaya devam ettim. Yemek, alışveriş vs bugüne kadar aynen devam:) Peki hep mi sorunsuzdu? Tabi ki değildi, hamileliğimin başlarında bebeğimin beyninin iki lobunda da kistler tespit edildi. Yaşım da 30 üstü olduğu için, doktorumuz muhtemelen kendiliğinden geçecek ama risk almayalım, amniyosentez yapalım dedi. Amniyosenteze en başta çok karşı olsam da, bir kaç dakika içinde karar verip, aminiyosentez testi yaptırdık. Sonuçların çıkması 20 günü bulduğu için, 20 gün nasıl geçti ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Doktora bebeğinizin yüzünü görmeye, kilosunu duymaya vs gidiyorsunuz, sonra hiç hesapta yokken kistlerden bahsediyor. Kistler hakkında hiç bir bilgimiz yok iken, bir anda kendimizi internette kistleri araştırır bulduk. En başlarda çok üzüldüm ama sonra içime bir ferahlık geldi. Hiç bir şey çıkmayacak, temiz çıkacak diye. Sonunda da şükür öyle oldu.

Hamileliğimin 7. ayında çok fena üşüttüm. İlaç kullanamadığım için, bitkisel, koca karı ilacı vs ne varsa hepsini yaptım. Nafile geçiremedim, 2. hafta da geçmeyince doktorumun da onaylamasıyla antibiyotik kullandım. Kullanırken vicdanen rahatsız olsam da, antibiyotikten sonra hızla iyileşince, iyi ki kullanmışım dedim.

Hastalığımdan sonraki haftalarda bebeğimin kilosu, olması gerekenden daha az çıktı. Sonraki hafta yemeğe iyice asıldım, bebek kesin çok kilo almıştır diye beklentiye girdim, ikinci gidişimde daha da az kiloda çıkması beni delirtti, moralim çok bozuldu. Sonuçta bebeğin alacağı kilo, gelişimi tamamen bana bağlı, insan kendini çok fena sorumlu hissediyor.Neyse zamanla kilosu da normale geldi.

Ve en son, bebeğimin duruşunun ters olduğunu, dolayısıyla sezeryan olacagımı öğrendim. En başta üzülsem de, şimdi hayırlısı buymuş diyorum. Bu nedenle, bebeğimize kavuşacağımız tarih belli. 16.06.2016.

Bebek sahibi olmak çok büyük sorumluluk. Bir insana şekil vermek, eşinle orta noktada buluşmak, hem içinde bulunduğu toplumun parçası olmasını sağlamak hem de başlı başına ayrı bir birey olmasını sağlamak. Hayat onun hayatı ama belirli bir süre, yönlendiren biz olacağız. Sağlıklı bir kişi olmasının yanında istediğim şey mutlu bir birey olması, ne yaparsa yapsın mutlu olsun ve Allah O'nu iyi insanlarla karşılaştırsın.

fotokaynak

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Hamilelikte Pozitif Ayrımcılık

Hamile kaldıktan sonra, insanın ister istemez odak noktası değişiyor. Bende de öyle oldu, bolca hamile blogu okumaya başladım. Hamilelerin normal hayatta karşılaştıkları olumsuz deneyimleri okudukça biraz canım sıkıldı. Ben de kendi başıma gelen, yüzümü güldüren olumlu deneyimleri yazmak istedim.

Hamileliğimin ortalarında, göbeğim vs de henüz çok belirginleşmemişken, kıyafet deneme kabini önünde ayakta sıramı bekliyordum. Sırada bekleyen başka bir kız, bana sırasını vermeyi teklif etti. İlk yaşadığım hamilelik torpili olduğu için hem çok şaşırmıştım hem de mutlu olmuştum. Sağlıkla ilgili bir sıkıntım olmadığı için, teşekkür edip, kendi sıramı beklemeye devam ettim.

Göbeğim büyüdükçe sosyal alanlarda da hamileliğim başkaları tarafından daha farkedilir oldu. Metroda benden yaşça büyük bir kadın, özellikle kalkıp, benim olduğum noktaya geldi ve yerine oturmamı söyledi. Teşekkür edip, gerek olmadığını söylesem de, belli ki daha önceden anne olmuş bir kişi idi, ısrar etti, ben de yerine oturdum. Hala biraz tuhaf geliyor, çok şükür sağlık durumum iyi olduğu için, normal hayatıma devam etsem de bu küçük jestler beni mutlu ediyor.

Son olarak, bugün eğitim için bir oteldeydim, ara verilince, tuvalette sıra oluşmuş, neredeyse 8 kişi sıradaydı. Tuvalete benim girdiğimi görünce, hepsi ısrarla tuvalette öncelik hakkının ben de olduğunu söyledi.

İlk hamileliğim, bu tarz davranışlar görünce ister istemez hamile değilmişim gibi garipsiyorum, bir yandan da insanların bu kadar duyarlı olmasına mutlu oluyorum.

Karşılaştığım böyle güzel tecrübeler olunca, sizlerle paylaşmak istedim:)

26 Mart 2016 Cumartesi

Hastane Çıkışı Seti

Günler hızla geçiyor, açıkçası daha da hızla geçsin, miniğime kavuşayım istiyorum. 26+6 oldum. Bebek için alışverişe çıkmak vs o kadar keyifli ki... Çok tatlı kıyafetler aldım, hatta indirim dönemi olduğu için sadece yeni doğduğu zaman giyeceği kıyafetlere yatırım yapmadım, sonraki aylar için de ucuz bulmuşken aldım. Şimdi elimde 0-3 ay, 3-6 ay, 6-9 ay dönemleri için kıyafetleri var.

En zor seçimim hastane çıkışı diye tabir edilen, yeni doğduğunda giyeceği kıyafetlere karar vermek oldu. Çünkü hastanede ilk gün bir sürü fotoğrafı çekilecek, hastane ziyaretine kişiler gelecek, güzel gözüksün istiyorum. Bir arkadaşım Carter's markasını önermişti, içinde bebeği rahatsız edecek etiket vs yok,nikel içermeyen çıtçıtları, % 100 koton kumaşları çok güzel demişti. Ben de ilk fırsatta mağazaya gidip incelemiştim. Fiyatı pahalı geldiği için almamıştım. 4'lü parça 99 TL idi. Aynı paraya hatta daha ucuza 10'lu setler vardı.

Araştırmalarım uzun sürdü, internetten vs de bir çok modele baktım. Sonunda içime hiç bir şey sinmeyince ve Carter's da beğendiğim modeli almazsam içimde kalacağını anlayınca kararımı vermiş oldum. Tabi kararımı Carter's ın ilk yıla özel internetten alışverişte 3 al 2 öde kampanyasına denk gelmem hızlandırdı. Setlerin bir tanesi 99 TL, hafta sonu ayrıca kargo ücreti yok. Kampanya ne kadar devam eder bilmiyorum ama sayfaya ara ara bakmanızda fayda var.

Neler mi aldım?

İlk doğduğunda hastanede giymesi için bu pembe-somon seti aldım. Geceliğim de somon rengi, anne-kız beraber poz veririz:)



0-3 ay olduğunda giymesi için bebeğim kız olacak olmasına rağmen, erkek bölümünden beğendiğim seti aldım. Erkek setleri daha cool bence.
Ve kardeşim ile neredeyse aynı zamanda doğum yapacağımız için, onun bebişine de çok sevimli tilkili yeni doğan setinden aldım





Carter's hastane çıkışları için beden tablosuna bakmanızda fayda var. Yeni doğanlar 0-55 cm ve 2,2-3,6 kilo arasında, 0-3 ay boyutu ise 55-61 cm 3,6-5,7 kg arasındaki bebekler için.


Ben çok sevdim, deminden beri bakıp bakıp gülümsüyorum:)

26 Şubat 2016 Cuma

Gianni Maccheroni

Cuma akşamı keyifli yemek yiyelim dedik, yakın zamanda methini duyduğumuz nefis makarnaları denemeye karar verdik. Yeri Turan Güneş'in arka sokağında, Adana Sofrası'nın tam karşısında. Bambino fırın ile iç içe bir İtalyan restoranı: Gianni Maccheroni.

Mekan orta büyüklükte, fırın ile restoran birleşik, Avrupa'daki yerleri anımsatıyor. Fırın ve fırının girişindeki tatlı büfesi daha girer girmez insanın aklını başından alıyor. Bir iki basamak indiğinizde, restoran bölümüne geçmiş oluyorsunuz. Fırının adı Bambino, restoranın adı Gianni Maccheroni. Makarnacı, kendi makarnalarını kendileri yapıyorlar. Her şey taze üretildiği için, masalarda biraz gecikebilir diye ufak notlar var. Baştan sonra makarnanın yapıldığı yerde, biraz bekleme bence normal. Kaldı ki bizim gittiğimizde de alakart restoran seviyesinde siparişlerimiz geldi ne çok hızlı ne çok yavaş....

Başlangıç olarak en başta kum midye söyledik ama mevsimi değilmiş, Mart ayı itibariyle bulabilirmişiz. Biz de onun yerine mozarella tabağı söyledik. Üzerindeki sosla güzel bir uyum yakalamıştı. Oturur oturmaz ikram olarak sıcak ekmek ve zeytinyağlı zeytin geldi. Açılışımızı yapmış olduk. Önerileri dikkate alıp, lazanya ve sicilya soslu fusilli söyledik. Lazanya kendilerine has yorumla iki kere fırınlanmış. Sicilya sosu ise hissedilir derecede sarımsak, krema ve köz patlıcandan oluyor. İkisini de çok sevdik. Menüde sos ile makarnanızı kendiniz seçebiliyorsunuz. Dolayısıyla, denenecek çok şey var. Makarna fiyatları 14-20 TL arası. Porsiyonları doyurucu. Akşam yemeğiniz için salata ve başlangıç çeşitleri var. Sabahları için de kahvaltı ve tost seçenekleri mevcut.




Güler yüzlü bir hizmet aldık ve keyifli bir akşam yemeği yemiş olduk. Bu restoranı iki kardeş işletiyormuş, Ankara'da bence isimlerini önümüzdeki yıllarda daha sık duyacağız:)



Adres: Yıldızevler Mah. 713.Sk 7/A (Turan Güneş), 06610 Ankara, Türkiye

22 Şubat 2016 Pazartesi

Ankaralı Hamileler Toplandık

Bu hafta sonu çok keyifli bir etkinliğe katıldım. Yeni hamileler ile yeni doğum yapmışlar bir araya gelince, zaman nasıl geçti hiç anlamadım. Etkinliğimiz Bal Mantı'da gerçekleşti. Hem bizler için hazırlanmış güzel kahvaltı sofrasında kahvaltımızı yaptık, hem de birbirimizle sohbet etme imkanımız oldu.

Etkinliğimize Koru Hastanesi'nden Dr. Ahmet Özek katıldı. Sorularımızı içtenlikle cevapladı. Eğer hamileyseniz, bazen aklınıza normalde ne saçma soru diye düşüneceğiz sorular gelebiliyor, sonuçta içinizde büyüyen canlıdan tamamen bizler sorumluyuz. Benim de aklımda böyle sorular vardı, internete girip kendi kendimize cevap aramaktansa, işi bilen kişiden dinlemek daha iyi oldu, sağ olsun Ahmet Bey de her sorumuza içtenlikle cevap verdi. Kendisi normal doğumdan yana bir izlenim bıraktı,bu konu da benim için fazlasıyla artı puan. Hatta o günün sabahında 03:00 ile 05:00 arası doğum için hastanedeymiş. Doğumum muhtemelen başka bir hastanede olacak ama Koru Hastanesi hakkında da çok olumlu düşüncelerim oldu Ahmet Bey sayesinde.

Doktorumuzun ardından Eda Hanım da Mustela ürünleri ile ilgili bizleri bilgilendirdi ve etkinliğin sponsoru olarak, bizlere tam da ihtiyacımıza yönelik hediyeler verdi. Mustela ürünlerini çok duyuyordum, özellikle çatlak kremlerini merak ediyordum, şimdi çatlak kremini kullanmaya başladım. Bacaklarını rahatlatan jeli ise, ilerleyen aylara saklıyorum, vücudum iyice ödem tutmaya başlayınca çok ihtiyacım olacak biliyorum:)

Nazlı Hanım ile tanıştığıma da çok memnun oldum, biz sohbet ederken, bol bol fotoğrafımızı çekti. Kendisinin instagram profiline bakarsanız, birbirinden güzel fotoğrafları olduğunu görürsünüz. (Nazlibelenliphotography)

Etkinlikte hepimizi şirin kız çocuğu gibi hissettirecek, kafalarımıza şirin pembiş tokaları yapan Gonca Göçmen de sağ olsun yüzümüzü güldürdü hem de yaptığı tokalar günün hatırası olarak kaldı.


Happymilktr'de karnımızda gebelik haftalarımızı gösteren yazıları göndermiş. Esasında bu etiketler tüm hamilelere lazım. Evde fotoğraf çekilmeyi bazen atlıyorum bir de elime şu hafta, bu hafta diye yazmadığım için, haftalar karışıyor. Bu etiketler sanırım hem kolay hem de güzel bir çözüm olur:)

Bu etkinlik benim bugüne kadar katıldığım etkinliklerden en keyif aldıklarımdan oldu. Hem samimi bir şekilde sohbet edebildik, hem de aynı durumları yaşayan çok tatlı bloggerlarla tanıştım. Bu etkinliği düzenleyen ve her ayrıntının güzel olmasını sağlayan Gülsen Doğan'a ise teşekkürü ayrı borç bilirim. Kendisi hem tecrübeli bir anne hem de ikinci kez anne adayı, takip etmek isterseniz tık tık....

Bu etkinlikte hepimiz bolca konuştuk, hepimizin çokça söyleyecek sözü vardı, sanırım bu etkinliklerin devamı gelecek:)