27 Nisan 2012 Cuma

Beyrut...Bambaska Bir Yer

23 Nisan tatilinde Beyrut'a gittik. Tabi gitmemize bir hafta kala pasaportlarimizin suresinin bitmesine sadece uc ay kaldigini kesfetmemiz, yeterince strese girmemize sebep olsa da, doya doya bir uc gun gecirdik.

Yavas yavas anlatmaya basliyorum...Birincisi yemekleri muhtesem, mezeler tam bizlik. Turk yemek zevkine fazlasiyla uygun.
Humus, tabule, fattus...

Lubnan restoranlarinda dikkatimizi ceken bir sey ise hangi restorana giderseniz gidin az cok standart bir olcude yeme sansiniz oluyor, fiyatlari arasinda ucurum olmadan.

Ikinci husus ise, toplu tasima hic yok denilebilinir, onun yerine taksileri kullanabilirsiniz. Taksilerde ise taksimetre olmamasi sebebi ile bastan pazarlik yapmakta fayda var. Taksiciler turist oldugunuzu anladiklari icin hemen soylediginiz fiyata itiraz ediyorlar ama yolda ikinci bir taksiye fiyat sordugunuzda arkanizdan sesleniyorlar tabi ki fiyati dusurerek:)




Ucuncu husus ise, meshur milli icecekleri "arak". Bizim rakimiza cok benzer, hatta gitmeden once, internetten okumustum bir suru kisi cok begeniyormus. Bana kalirsa benzerlikleri dogru, hatta icimi oldukca yumusak ama nedense ben rakinin biraz da sertligini sevdigimden, muthis keyif aldim diyemem.


Cok guzel bir sehir, her yonuyle... Henuz bitmedi bu yazi...Devami gelecek...

25 Nisan 2012 Çarşamba

Blogun Yeni Arayuzu

Blogun yeni arayuzune ben alisamadim, bir kac gundur bakiyorum ama yazi yazasim gelmiyor. Ben biraz eski kafaliyim galiba, alismam zaman aliyor. Eski arayuzune donmenin bir yolu var ise, soylerseniz sevinirim.

15 Nisan 2012 Pazar

Suflenin Kocaman Hali-Goksu Restoran

Goksu Restoran, Ankara'nin en eski restoranlarindanmis, ben tabi o hallerini bilmem, ilk defa gecen sene duydum, bizim gibi bogazina duskun bir arkadas onermisti. Gecen sene cok acken gitmistik, menude gozumuze o an ne carpsa siparis vermistik, yedik ictik cok da memnun kaldik, arkadasa tesekkur etmek icin aradigimizda sakin suflesini yemeden kalkmayin demesiyle, soz dinleyen ogrenci misali hemen siparimizi vermistik. O suflenin tadi bir senedir damagimdaydi.

Gecenlerde aile yemegindeyken, yine bu suflenin konusu acildi, sofrada sahane yemekler var ama ben resmen aseriyorum. Yemekten sonra, esimle Goksu'da aldik solugu. Sadece sufle icin gittik resmen, tabi gidince garsonlarin servis ettigi tabaklarda gozumuz kaldi, esim patlicanli kebap soyledi ben ise istahimi kapamamak icin sadece bir lahmacun soyledim. Sunu soyleyebilirim, bu restoranda bugune kadar ne yediysem hepsi cok lezzetliydi.
Sufleye gelecek olursak, bugune kadar yedigim en buyuk sufle, bakir kapta geliyor, tatli soz konusu olunca, tatlisini paylasmaktan hic haz etmeyen ben, bu sufleyi cok rahat en azindan dort kisi ile paylasabilirim. Zaten bitirmenin imkani yok iki kisi yiyince. Tadi da cok guzel. Hem gozunuzun sufleye doymasini, hem de cok lezzetli bir sufle yemek isterseniz Goksu Restoran'i oneririm. Bir de fiyat konusunda bilgi vereyim, bu sufle 20 liradan asagi degildir diye dusunuyordum, hesapta 10 lira gorunce, gercekten sasirdim. Suflenin genellikle tadimlik kaplarda ve diger tatlilara kiyasla daha pahali fiyattan satiliyor olmasi sasirmami aciklar sanirim.

Sozun ozun, caniniz sufle cektiyse ve Ankara'daysaniz, Goksu'ya ugrayin:)

14 Nisan 2012 Cumartesi

Tuslarla Seks

Bu basligi atiyorum, cunku gordugum tamamen bir tutkuydu, kendinden gecme haliydi, yetenegin doruga ulasmis haliydi. Basa donecek olursak, gecen gun Fazil Say konserine gittim. Muzige, piyanonun buyusune kapildigimiz bir gece oldu bizim icin.

Gercekten buyuk bir yetenek, sahneydeyken, muzikle birlikte sanki havaya bir tilsim yayiliyor ve kimseden ses seda cikmadan dinliyordu. Ben cok keyif aldim, bulundugunuz sehirlere gelirse, kesinlikle gitmenizi tavsiye ederim.

Ankara'da dikkatimi ceken bir sey var, opera, tiyatro tarzi gosterimlerde izleyicilerin yarisi genellikle yasli insanlar oluyor. O kadar guzeller ki...Hepsi zamaninda alinmis en iyi kiyafetlerini giyercesine geliyorlar, bir ozen var, saclarini tarayislarindan, atkilarindan, bastan sona geldigi gosterime bir saygi var. Fazil Say'i dinlerken, etrafima bir baktim ve dusundugim bir sey oldu, Allah hepsine uzun omurler versin...

5 Nisan 2012 Perşembe

Quick China

Ankara'da deli gibi calisiyorum, fazlasiyla mesaiye kaliyorum ama guzel olan yani su ki gec te ciksam, Ankara'da pratik bir hayat soz konusu. Yani isten ciktiginda gec bile olsa, bir seyler icip, eve gitmek bile insani rahatlatiyor. Tabi bu kadar calismanin dezavantaji arkadaslarimla program yapamiyorum, yani aksamin bir vakti ne zaman cikacagim belli olmuyor ve ben ciktim diye arayacagim saatler herkesin programi ya yapilmis ya da evine gitmis olacaklari bir saat oluyor. Kendim icin de ayni sey gecerli olurdu muhtemelen eski sartlarimda, yani saat aksam sekizden sonra, evime gelmissem hic bir kuvvet beni cikaramazdi. Simdi ise isten o saatte cikinca, bugun iyi ciktim diyorum:(

Neyse niye lafi boyle uzattim bilmiyorum, uzun zamandir esim quick china acik bufe gunlerine gitmek istiyordu. Bu sene esim icin zaten susi yili oldu, hem evde yapiyor hem de iki gunde bir eve siparis veriyor. Hal boyle olunca bizi acik bufe paklar dedik ve Quick China GOP subesinde solugu aldik. Oncelikle gozum doydu. Rezervasyon yaptirmistik ama masamiz tam bir dansoz masa cikinca, yerimizi degistirmek istedik, o kadar doluydu ki, tek alternatif susi bardi. Iyi ki de orada oturmusuz, cunku susi kursundaymişiz gibi susiler onumuzde yapiliyordu, izlemesi cok keyifliydi. Burada oturmanin ikinci guzel yani, acik bufe alanina en yakin nokta olmasi idi. Hem gidip almasi kolay, hem de acik bufede insanlarin davranislarini izlemek pek keyifli. Yemekleri acik bufe olmasina ragmen, bence oldukca basarili idi. Sonucta bu isin uzmani degilim ama tavsiye ederim.

Gitmek isteyenler icin biraz detay verecek olursak: Pazartesi aksamlari 19:30'dan sonra, 30 Lira. Kafiyeli oldu sanki:)

3 Nisan 2012 Salı

Keyifli Pazar-2/Eymir Gölü

Yillar once Ankara'da universite kazaninca, deniz yok diye uzuldugumde, herkes uzulme Eymir var demisti. Ben de bir hevesle Eymir'e gittigimde, acayip hayal kirikligi yasamistim. Göl dedikleri bu mu demistim, yani benim aklima göl deyince Sapanca golu gibi buyuk bir göl geliyordu, o zamanlar tabi nasil bir husran yasadiysam, ben şurdan yuzsem, karsidan cikarim demistim. Simdi kendi yorumuma kendim guluyorum, artik nasil hayal kirikligi yasamisim siz tahmin edin. Simdi baya alistim, gozume kucuk falan da gelmiyor, hatta Ankara'da en keyif aldigim yerlerin basinda gelir diyebilirim.

Eymir'e yazin gidince, arabanin arkasindan sandalyelerini cikarip, gunes ve kitap keyfi yapmak,  gozleme cay esliginde sohbet etmek, kisin göl buz tutunca raki-balik esliginde keyfini cikarmak bence oldukca hoş. Gecen haftasonu  binicilik kulubunden sonra, havanin da guzel olmasini firsat bilip, esimle kendimizce bir kacamak yaptik ve Eymir'de solugu aldik. Iyi ki de oyle yapmisiz, hafta ici cok yogun calistigim icin, esimle bir sey yapamiyoruz, haftasonlari boyle guzel gecince haftaya da iyi basliyorum.

Artik Eymir sezonu acildi...Iste fotograflar...

Veee guzel bir kahvalti...Keyifli bir pazarin sonu...

1 Nisan 2012 Pazar

Keyifli bir pazar

Gecen hafta pazar gunu esimle sehri biraz kesfe ciktik, esasinda biraz da tesadufi sekilde capital country club'i kesfettik. Burasi tahminimin cok daha otesinde buyuk bir binicilik kulubu. Sehrin disinda bir yer, oylesine uzak ve bir o kadar da huzurlu, bilenin gittigi bir yer. Yazin havuzu da varmis, doganin icinde eminim cok keyifli olur, amac binicilige ozendirmek ve tesvik etmek oldugu icin, dogayla basbasa olayim havuz, yemek vs ne guzel diyemiyorsunuz, ilk asamada kulube uyelik gerekmese de, ikinci seviye dersten sonra, kulup uyeligi istiyorlar. Bence bu uygulama dogru bir uygulama, insan en basta binicilik konusunda devam edip edemeyecegine karar veremeyebilir, 10 dersten sonra karar vermek cok daha mantikli olur.

Tesadufen kesfettik ve cok da sevdik. Yandaki fotograft atin beni yalama girisiminden birkac saniye once cekilmistir:)

Gitmisken at binmeden donulmezdi, biz de denedik ve ta daaaaa iste ben:)
Gitmek isteyenler veya detayli bilgi almak isteyenler buraya tik tik...