21 Ekim 2013 Pazartesi

Benden Tüm Göbeklilere Gelsin!

Uzun zamandır televizyon izlemiyordum, kanalları değiştirirken, O Ses Türkiye'deki Hadise'ye denk geldim. Bu kadın da amma zayıfladı yaaa diye düşünmeye ve aynı zamanda ben de amma kilo aldım yaaa diye düşünmeye başlayınca, bir internette Hadise'ye bakayım dedim. Evet yanlış hatırlamamışım, hakikatten bu kadın bizim onu tanımaya başladığımız ilk yıllarda bildiğin balık etliydi, sonradan bir zayıfladı bildiğin sıfır beden oldu, hatta bir dönem "Hadise artık zayıflama" diye gazetelere bir deri bir kemik Somali'den ülkemize transfer olmuş Hadise haberleri basıldı. Helal olsun, şimdi on numara beş yıldız süper olmuş.

Şimdi kendime sesleniyorum. Şşşt göbekli Türk Kadını!

O yiyorum yiyorum kilo almıyorum dönemleri bitti, şimdi su içsem yarıyor, ne yesem löp löp yağ oluyor dönemleri başladı. Aklına başına devşir, 30 oldun da geçiyorsun! Bundan sonra güvenme nasıl olsa veririm diye boş ümitlere!

Hayatımda hiç diyetisyene gitmedim, hiç de diyet yapmadım. Ama bildiğim bir gerçek var ki bu yemelere bir son demeliyim. Gece gece ayy canım irmik helvası çekti, ne var canım bir dilim kek yesem gibi canının her çektiğini her saatte yeme lüksünü bırakmalıyım. Mümkünse akşam 19:00'dan sonra bir şey yememeliyim.

Kola, gazoz vs asitli ne varsa bayılırım. Bunlara da bir son demeliyim. Zaten almazsan içmezsin değil mi? Zeki şey seni:)

Bir bira da mı içmeyeceğiz yahu demek yerine bak Fransızlar ne güzel iki dirhem bir çekirdek diyerek içeceksem ben de şaraba daha çok yönelmeliyim.

Hareketsiz olmaz bacı! En sevmediğim cümle bak işte bu! Neymiş efendim "Yediklerinin yarısını, yaptığın hareketlerin iki katını yapsan zayıflarsın" Herıltt yani de o kadar kolay mı spor yapmak, hem de düzenli bir şekilde spor salonuna gitmek. İşte benim için en zor tarafı bu. Spora karşı önyargılıyım. Bu sebeple, öncelikle spor salonunu çok sevmeliyim, bol bol keyifle geçecek dersleri olmalı, geçenler Joya Spor Salonu'na gittim.Açıkçası çok da beğendim bilmiyorum kayıt olsam mı? O kadar para verip bir de gitmezsem, sinir stres yapar buzdolabının önünde alırım soluğu! Demedi deme!

Bir de meşhur laflar var. Kalkınca bir bardak ılık su iç. Şimdi ben gözümü zor açıyorum. O suyu kim kaynatacak kim içecek diyorum. Ama kendimi bu yazının 3. paragrafına ışınlıyorum. Aklıma başıma devşirip, yarından tezi yok o su içilecek diyorum!

Bak son olarak da elmalı sirkeli suyu geçen gün içeyim dedim, gözüm yuvalarından çıkıyordu. Herhalde ben sirkeli su içeyim desem, içebilmek için içine bir kavanoz bal koyarım da içerim haliyle amacından saptırırım. Lahana suyu da bana göre pek değil. Ama Hadise'den sonra üç çocuk anası Gülben'e göz attım, zayıflama sırlarında yazan çubuk tarçın, karanfil ve suyu kaynatıp günde 3 kez içip kilo verdiğini okuyunca, bak işte bunu yapabilirim dedim.

Şimdi sevgili okur, ben bu satırları zayıflama çayı altında satılan mate çayını içerek yazıyorum, yatmadan iki mekik falan çekerim, hatta sağlıklı yaşam vs diye kafayı bu işlere yormaya başlamışken, iki salatalık doğrar Ayşen Gruda misali yüzüme yapıştırır, size iyi geceler dilerim:)

10 yorum:

  1. Ahh ahh son bir yılda 36 38 beden arasında gidip gelen ben tam 10 küsür kilo aldım. O kadar yapıştıki o kilolar gitmiyorlar :(

    İç geçire geçire okudum yazını ama maalesef yazmaya ve konuşmaya gelince bende senin gibiyim ama uygulamaya gelince 0.

    Ekim başında artık spor vakti diyip spor salonuna yazıldım ama yok o da olmadı. Bu 3 haftada sadece bir kere gittim :)

    Bunları yazıp şevkini kırmış gibi olmak istemem ama İRADE İRADE İRADE diyorum :)

    Ve bu satırları sana 24 yaşında bu saatte Nesguik içen biri olarak yazıyorum :)

    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aysuncum o kilolar bana da yapıştı kaldı yaa:(

      Senin spor salonu macerana benimki de döner diye ben de yazılmaktan çekiniyorum maalesef.

      Nesguik içmen ise yüzümde tebessüme sebep oldu. Çünkü ben de geçenlerde acaba alsam mı ne güzel lıkır lıkır içerim diye düşünüyordum:)

      Sevgiler

      Sil
  2. :) Canım yazını okurkenki yüzümdeki sırıtışı görmeliydin..esprili yazılarına bayılıyorum canım..Birde yazının sonunu görünce şöyle bir dikildim resmen !!! Çünkü bu yazıyı çay tatlı ve kek eşliğinde okuyordum :) geceleri kek yeme bendede çok var malesef, bi güzel yanımız 4 aydır bir defa kola içtim :)ayy 30 ada az kaldı vallahi..Dikkat bize :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sibelcim ne güzel yorum bu, beğendiğine çok sevindim. 4 ayda 1 kere içmişsen artık içmiyorsun demektir. Benimse aklımda bütün akşam boyunca dolapta yarım kalmış kola vardı. Bir hüpletsem mi diyordum ama şu saat oldu hala kendimi tutuyorum:)

      Sil
  3. Çok şeker bir yazı olmuş bu :)) Daha bir korku hikayesi çizeyim mi?? 30 tamam da asıl 40 'da durum bir facia oluyor, sanki tüm metobolizma duruyor...Şimdi 50'yi bekliyorum, bakalım orada ne olacak?? :)) Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler güzel yorumun için. Valla 30'da bu olduysa, 40'da kesin boğazımdan geçerken löp löp diye buldukları yere başlayacaklar demektir:) Keşke yiyorum yiyorum kilo alamıyorum şekerim cinslerinden olsaydım:) Bloğuna hemen üye oldum. Çok iç açıcı bir blog. Sevgiler

      Sil
  4. ahh o yapışan kilolar gitmek bilmiyorlar, doğru spor yapmak lazım da hala erteleyip duruyorum, bir tembellik ki üzerimde ki nedir bilmiyorum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım geçen senin de yürüyüş için ayakkabı aldığını gördüm, seninle ben herhalde spor için alt yapı yapıyoruz, inşallah bir ara spora da başlarız:)

      Sil
  5. haha çok keyifli bir yazı olmuş yüzümde tebssümle okudum sanırım aynı duygulardayız hamilelikten sonra kaldı kilolar gören çok yakışıyr eskiden çok zayıftın desede bir kaç kilo vermek istyrm:((((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sevindim yüzünüzde tebessüm yaratabildiğime:) Kilolar maalesef insanın bedenine yapışıp kalıyor, sürekli spor vs yapan biri değilsen. Ben de yavaş yavaş vermeye başladım. Spor yapmıyorum ama yediklerime dikkat ediyorum. Korkum yemeğe başlarsam hop diye aynı kiloya gelir miyim diye

      Sil

Yazımı okuduysan, yorum bırakman beni mutlu eder.