30 Ağustos 2012 Perşembe

ETS ile Yunan Adaları Turu

Her guzel sey gibi tatil de bitti, gercek hayata baliklama daldim, insanin adaptasyon surecine hayranim, bir anda kum, gunes, deniz derken; eyvah sabah 6 ise yetismem lazim durumuna bir gunde bunyem nasil alisti veya nasil alismak zorunda kaldi anlayamadim, tabi hala tatildey-MİŞ gibi yapmaya devam ediyorum, burnumda nivea gunes kremi ile dolaniyorum evde.

Yunan adalari ile tek tek yazi hazirlayacak olsam da oncelikle ETS hakkinda yazmak istedim, cunku geziye gitmeden once biraz arastirma yapmistim ama yine de aklimizda soru isaretleri ile tura katilmistik. Esimle ben pek tur insani degiliz, bireysel gezmeyi daha cok severiz ama gemi seyahatinde durum biraz daha farkli...


Simdi ilk gunden baslayacak olursak, gemiye binmeden onceki islemler icin saat 13:30'da Izmir'deki limanda olmamiz istenmisti. Biz de sira olacagini bildigimiz icin saat 14:00 gibi gittik. Acikcasi kuyrukta beklemek yerine serin bir yerde oturup beklemeyi tercih ettik. ETS limanda cadirlari kurmustu, valizlerimizi aldilar. Bekleyen kisiler icin kuru pasta ve meyve sularinin oldugu bir masa hazirlamislardi. Sirayla herkesin bilgilerini kontrol ettikten sonra gemiye aldilar. Geminin limandan ayrilisi saat 18:00'i buldu. Gemide pasaportlarimizi teslim ettik ve bize bir gemi karti verdiler. Pasaportlarimizi gezinin bitimine kadar bir daha gormedik, bize verilen kartlar bir nevi pasaport islemi gordu, her yerde bu kartlari kullandik.

Biz nasil olsa denizin ustunde olacagiz, tatilde odaya da kapanmayacak oldugumuza gore diye dusunerek, ic kabin satin almistik. Tabi fiyatin uygun olmasi da bu kararimizi kolaylastirdi:) Iki kisi 1750 TL civari odedik. Bu fiyata gemide konaklama, tam pansiyon yemekler dahil. Gemide gunluk kisi basi 7 Euro bahsis aliniyor, gezi sonunda hesabi kapatirken oduyorsunuz. Calisan kisileri gordukce bu parayi fazlasiyla hak ediyorlar diye dusunduk. Odamiz hakkinda fikir sahibi olabilmeniz icin fotografini da paylasmak istiyorum. Iki ayri yatak var, bir tane dolap var. Odanin icindeki banyo da yeterli buyuklukte, bizim beklentimizi karsiladi. Gemideyken deniz manzarali bir odayi da gorunce, esasinda deniz manzarali da alabilirmisiz diye dusunduk. Denizi gorerek de uyanmak guzel olabilir.
Yemekler asagidaki yemek salonunda acik bufe olarak veriliyor. Yemeklerdeki sicak icecekler ucretsiz, sarap, bira icmek isterseniz de fiyatlari bence pahali degil, disarida herhangi bir kafede/barda ictiklerimiz gibi. Bir bira yanlis hatirlamiyorsam 2.75 euro idi. Acikcasi biz yemek yerken, bazi kisilerin memnun olmadigini da duyduk ama ne kadar ekmek o kadar kofte hesabi cok da beklentinin yuksek olmamasi gerektigi kanaatindeyim. Mesela aksam yemeklerinde salata bufesi, corba, et yemekleri, pilav, balik, tatli ve meyve bufesi oluyordu.
Aksam yemekleri iki oturumda yapiliyor. Ilk oturum 19:30'da basliyor, gemiye binmeden bir kac gun once bu kararinizi bildirmeniz gerekiyor. 19:30'daki oturumu tercih etmenizi oneririm. Cunku Mikanos turunda 20:00 civari limanda oluyorsunuz. Adaya gezecek cok daha fazla zaman kaliyor.  Gemide bir de alacart restoran var, kisi basi 10 euro civari, biz gitmedik. Yemek salonunda yeterince garson calisiyor, her masayla aninda ilgileniyorlar.
ETS'nin organizyonlarini da sevdim, saat 08:00'de botlar gelecek ve limana gidecegiz diyorlar ve o saatte botlar gelmis oluyor. Ayni sekilde Mikanos'da gemiden iner inmez adanin merkezine bizi goturecek otobusler hazir beklemekteydi. Yeterince otobus vardi. Herkes sirayla otobuslere binerek gitti.

Gemiye biner binmez, bilgilendirici bir sunum yaptilar, gemideki hayatdan ve yapilacak turlardan bahsettiler. ETS'nin begendigim bir yonu de bu turlara katilin gibi baski yapmamis olmalari. Yani su yollarla adayi gezebilirsiniz diye acikladilar, alternatifleri sundular, kisileri zorlamadilar. Bence tur almaya gerek yok, bireysel cok rahat gezilebilecek yerler.

Ayrica, gezinin sonunda pasaportlari dagitmaya 6. kattan basladilar, biz de 6. katta oldugumuz icin, gemiden hic vakit kaybetmeden ayrildik. Pasaportlari da herkesin oda numarasini soyleyerek tek tek teslim ettiler.

Acikcasi bu yazimla, ETS ile Yunan Adalari seyahatine katilmak isteyenler olabilir diye biraz bilgilendirmek istedim. Biz esimle memnun kaldik, tabi ki herkesin beklentisi, hizmet anlayisi farkli olabilir, ben memnun kaldim diye herkes memnun da kalmayabilir. Bana tavsiye eder misin diye soracak olursaniz, kesinlikle tavsiye ederim.

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Geri sayim

Evde gunlerdir burnuma nivea gunes kremini surup oyle geziyorum, cunku nivea gunes kremi bana tatili hatirlatiyor ve kokusu beni her daim mutlu ediyor. Nasil tatile ihtiyacim var siz su garip ruh halimden anlayin artik.

Neyseki bu hallerim yarindan itibaren sona erecek. Cuma gunu yillardir istedigim Yunan adalari turuna katilacagim, beyaz ve mavi agirlikli ortamlara, rembetikoya ve gunese kendimi birakacagim. Tatile inanilmaz motive oldum, bu aksam valizimi de hazirladim. Ne guzel bir dusunce yorgunlugu... Yok efendim sapkami aldim mi, sortlardan hangini alsam....Oyy oyy tek derdim bu olsun valla:)

Arivederci sayin izleyiciler, su kizin feci tatile ihtiyaci var, bir gitsin kafa dinlesin belki artik daha cok yazar:)

fotokaynakEsra Gulmen Buyukdoganay

9 Ağustos 2012 Perşembe

Balıkçıköy-Tunalı

Yillardir Tunali'da acilan Balikcikoy'un kalabaligini gorup, listeme eklememe ragmen, ancak gecen ay deneme firsati bulabildim. Ankara'da son yillarda artan balikci sayilarini da goz onunde bulundurursak, ciddi rekabet var diyebiliriz. Tunali'daki balikcikoy renkli saksilari, mavi beyaz dekoruyla cezbeden bir yapisi var. Her zaman da kalabalik olur, cuma cumartesi gunleri gibi yogun gunlerde rezervasyon yaptirmak gerekir.

Biz de aksamin yogun saatleri haricinde, keyifli bir aksamustunu sectik, saat itibari ile neredeyse butun masalar bostu, istedigimiz masaya oturabildik. Meze dolabina gelince, bir cok meze cesidinin olmasi resmen gozumu döndürdü, siparislerimizi verdik.

Genel degerlendirme yapacak olursam, mezeler ortalama, hatta beklentimin altinda. Patlicanli-kirmizi aci biberli olan atom cok guzeldi.Karisik ege otlari bence oldukca vasatti, tavsiye etmem. Ayrica, girit ezmesine bayilirim. Gider gitmez hemen girit ezmesi siparisi vermistim, butun mezeleri getirdiler, girit mezesini unuttular. Tekrar hatirlattigimizda, restoranda toplam uc masa dolu olmasina ragmen, cok gec getirdiler. Ve keske hic gelmeseydi dedim, hayatimda yedigim en kotu girit ezmesiydi. Tadi o kadar garipti ki sanki cig tarhana yiyormusum gibi hissettim, tabi ki o kadar kotu olunca, sadece tadina bakip biraktim. En son geldigi icin ve cok da kotu oldugu icin fotografini bile cekmedim.

Fiyat&lezzet olarak degerlendirecek olursam, vereceginiz paraya cok daha lezzetli seyler yiyebileceginiz yerler var. Sozun ozu, tavsiye etmiyorum.

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Otlangac Ankara

Oburcan'i bilenler bilir, nerede ne yenir diye kararsiz kaldigimda kesinlikle rehber olarak Oburcan'in sayfasina bakarim. Yine boyle ne yesem dedigim bir gunde efsane Otlangac'in tekrar acildigini Oburcan'in sayfasindan ogrenmis oldum. Otlangac Ankara icin midye tava ve kokorec konusunda efsanedir. Onceden Sakarya Caddesi civarindaydi, universitede okurken ara ara gidiyordum, o zamanlar tabi kokorec, midye gibi seylere biraz daha mesafeliydim, simdi ise resmen aşeriyorum:) Neyse lafi uzatmayayim Otlangac kapandi ve bizim icin de bir donem kapanmis oldu. Taaaa kiii...Efsane Otlangac'i torunu Yildiz'da yeni yerlerini acincaya kadar. Tabi gideli biraz oldu ama ben ancak yazmaya firsat bulabiliyorum.

Birincisi Otlangic'i deneme amaciyla gidiyoruz ya, uc buyugun tadina bakmamiz lazim:) Midye dolma, midye tava ve kokorec! Olmazsa olmaz. Once midye dolma ile acilisi yaptik. Ankara'da yedigim en iyi midye dolma diyebilirim.Midye tava ise ayri bir guzellik hele o sosu...Offf offf! En sonunda da kokorec yedik. Kokorec de tam benim istedigim gibi, ici baharatli ve soslu. Hepsinden fazlasiyla sinifi gecti.

Ama gideceklere yegane onerim, "Ooo, Otlangac acilmis diyerek bizim gibi herseyden yemege kalkismamalari". Yemek bittiginde oyyy anam anam diye kalktim resmen :)

Sozun ozu, Otlangac siddetle tavsiye edilir:)


2 Ağustos 2012 Perşembe

Odtü-Naz Gıda

Bu gece planlamadigim bir sekilde kendimi okulumda, Odtü'de buldum, tam sunshine'in gobeginde. Icim o kadar huzurla doldu ki...Okulumu bir kez daha ne kadar cok sevdigimi anladim. Sunshine denilen yer okulun yurtlar bolgesinde, bildigin beyaz plastik sandalyelerin oldugu cay bahcesi kivaminda bir yer. Cay icip, cekirdek citlersin, bulusma yeridir bir nevi, yaz okulunun vazgecilmez yeridir.

Bir de Naz Gida vardir. Okulun icinde icki satisi yasak oldugu icin, okulun 100. yil cikis kapisinda guvenlikten gecip, biraz yurudun mu karsina Naz Gida cikar. Burasi Asmalibahce ayakta iciciler, Bestekar sokakta iciciler gibi kisilerin birbirini gorebildigi yerdir. Zaten okul hayati boyunca, Naz Gida'nin sahibinin ickiden kac para kazandigi konusulur. Disarida bir yerde icmek de guzeldir ama okulun icinde hele bir de yasak ya olur olmadik yerde canin icki cekebilir veya icmek icin bir bahanen olabilir. Hic usenmeden okulun en uzak noktasindan onca yolu yuruyup icki almaya gidersin. Zaten aksamin o saatinde o kapidan cikiyorsan ve yarim saat icinde o kapiya tekrar donuyorsan, bunun tek bir aciklamasi olabilir: Naz'dan geliyorsun. Guvenlikciler anlamasin diye bilerek oyalandigimiz olurdu. Hee bir de yol kenarinda icen amcalar gibi elinde siyah bir posetle okula girmeyeceksin, varsa eline bir tutam fotokopi kagidi, kalinca bir kitap ve sirtina da bir sirt cantasi alacaksin. Gorenler yarin kesin sinavlari var, arkadaslarin evlerinden o saatte ders calismaktan geliyor desin:) Eger mimarlikta okuyan bir arkadasin da varsa, onun bazukasini alip, biralari icine atarsan yakalanma sansini minumuma indirirsin.

Simdi okuyucu olarak dusuneceksin ki, bu kiz herhalde surekli iciyor, esasinda hic alakasi yok hele o donemde ben bir birayi bile zor bitirirdim. Simdi isler degisti, alkolik oldum:) Saka saka:) Ama okulda yasakti ya o yuzden icecegimiz bir yudum bira bile daha guzel gelirdi, o kadar yol giderdik.

Iste bu aksam tesadufen okula gitmenin, Naz'in onunden gecmemin sebebi ile eski gunleri animsadim. Hey gidi gunler hey!

Not: Bu yaziyi yazdiktan sonra, internette Naz Gida'yi arastirayim dedim, eksisozlukte guzel seyler buldum. Siz de okumak isterseniz, iki tik tik