Kizilkayalar benim icin Taksim klasigidir, Istanbul'dur. Ilk Istanbul'da yedigim zaman, ne yani hamburgerin islagi mi olur demistim, hatta oyle ekmegin islak islak olusundan hoslanmamistim. Simdi ise icindeki sostan midir bilemem ama cok seviyorum. Istanbul'dayken her gun yiyecegin bir sey degildir ama ara sira canin cektiginde, kacamak yapmak istediginde orada oldugunu bilmek bile yeterlidir:) Bence Istanbul'a yolu dusenler, bu islak hamburgeri yemeli. Tabi Taksim'de bir suru yerde satilmakla birlikte ben nacizane Kizilkayalar'i öneririm. Yine gece gece yemek postu yapmis oldum. Bu saatlerde herhalde bana birseyler oluyor:)
30 Ekim 2012 Salı
Bir Taksim Klasiği-Kızılkayalar
Gecenlerde is icin Istanbul'a gitmistim, aksam arkadaslarimla bulusacagim diye resmen kosturmak zorunda kalsam da Ankara'dayken ozledigim Kizilkayalar'a ugrayarak hemen bir islak hamburger kapmaktan kendimi de alikoyamadim. Zaten bu hamburgerler bana cerez gibi geliyor, bir hamburgeri hop diye iki lokmada mideye indiriyorum:)
Kizilkayalar benim icin Taksim klasigidir, Istanbul'dur. Ilk Istanbul'da yedigim zaman, ne yani hamburgerin islagi mi olur demistim, hatta oyle ekmegin islak islak olusundan hoslanmamistim. Simdi ise icindeki sostan midir bilemem ama cok seviyorum. Istanbul'dayken her gun yiyecegin bir sey degildir ama ara sira canin cektiginde, kacamak yapmak istediginde orada oldugunu bilmek bile yeterlidir:) Bence Istanbul'a yolu dusenler, bu islak hamburgeri yemeli. Tabi Taksim'de bir suru yerde satilmakla birlikte ben nacizane Kizilkayalar'i öneririm. Yine gece gece yemek postu yapmis oldum. Bu saatlerde herhalde bana birseyler oluyor:)
Kizilkayalar benim icin Taksim klasigidir, Istanbul'dur. Ilk Istanbul'da yedigim zaman, ne yani hamburgerin islagi mi olur demistim, hatta oyle ekmegin islak islak olusundan hoslanmamistim. Simdi ise icindeki sostan midir bilemem ama cok seviyorum. Istanbul'dayken her gun yiyecegin bir sey degildir ama ara sira canin cektiginde, kacamak yapmak istediginde orada oldugunu bilmek bile yeterlidir:) Bence Istanbul'a yolu dusenler, bu islak hamburgeri yemeli. Tabi Taksim'de bir suru yerde satilmakla birlikte ben nacizane Kizilkayalar'i öneririm. Yine gece gece yemek postu yapmis oldum. Bu saatlerde herhalde bana birseyler oluyor:)
Yazinin konusu sunlari icerir
Islak Hamburger,
Islak Hamburger Nerede Yenir?,
Kızılkayalar,
Taksim
Türkan
Yaklasik bir kac once Ayse Kulin'in Türkan adli kitabini okumustum, filminden haberim yoktu, gecenlerde esimle D&R'da gezerken, filmini gorunce, hemen aldik. Tatildeyken de yanimda goturmustum, izledim iki gozu iki cesme. Resmen icime isledi. Ne buyuk haksizlik dedim. Keskeli cumleleri cok sık kurmam esasinda, filmi izledikce, keske dedim Turkan Saylan yasarken, gidip tanişsaymisim dedim bu buyuk insanla. Galiba cok etkilendim, uzuldum, ne istediler dedim, yatakta yorgani uzerime cekip agladim agladim...
Yazarken hala etkisinde kaliyorum galiba. Etkisini bir kenara birakip biraz da olsa hem kitabini hem de filmini anlatayim. Ayse Kulin'in yazim dilini severim, cumleleri akicidir, beni bir sekilde okurken icine alir ve genelde bir kac saat icinde de kitaplarini bitirmis olurum. Türkan adli kitabini okurken en baslarda dogrusunu soylemek gerekirse, biraz sıkıldım, hatta kenara koyup birakacaktim. Cunku kitabin baslarinda biraz fazla mektuplara yer verilmis, sonrasinda ise kitap yine akmaya basladi, Turkan Saylan'in azmini, cuzzamlilarla mucadelesini, ayakta tutunmasini, ikilemlerini, kararligini, korkularini anlatmis. Kitabin basini gecince, kitap acildi ve gayet de guzel bitti.
Filme gelince, Ayse Kulin'in kitabindan esinlenilse de, Turkan Saylan'in son gunlerini konu almis, baskindan sonrasini...O kadar halsizken,hastayken, tek amaci insanlara yardim etmekken, birden son gunlerinde evine yapilan baskinla basliyor film. Turkan Saylan'in o gunlerde en buyuk istegi Cagdas Yasami Destekleme Dernegi'nin 20. yil kutlamalarina kadar yasayabilmek! Yani dusunun ne kadar bicak sirti bir cizgide, olumle yasam arasinda bir yerde pamuk ipligiyle bagli bir donem... Evi baskin sirasinda resmen talan ediliyor, ne bulmayi umuyorlarsa! Hayati boyunca cuzzamlilara yardimci olmus, onlara dokunmus ve ondan sonra gelen hekimlerin de dokunmaktan korkmamalarini ogretmis. Milyonlarca kiz cocuguna kardelen projesi ile okuma firsati sunmus. Hepimiz kendi capımizda elimizden geldigince iyi insan olmaya calisiyoruz, ama nereye kadar baskalari icin bir sey yapiyoruz? Kendi adima soyleyeyim, bu kadinin yaptiklari yaninda kendi yaptiklarimin lafi bile olmaz. Neyse konudan sapiyorum. Filmi izlerken, Turkan Saylan'in eski hastalari ile vedalasmalari, ölumle yuzlesmeye hazirlanmasi, torunu ile diyalogu, herkes icin kosup dururken, kendi cocuklarinin da annelerini baska cocuklar ile paylasmak zorunda kalmalarindan yasadiklari uzuntuyu yani tum insani yanlari ile Turkan Saylan'i anlatiyor.
Film icime isledi. Bu guzel insanin kiymeti yeterince bilinmedi diye dusunuyorum. Yazik cok yazik!
Yazarken hala etkisinde kaliyorum galiba. Etkisini bir kenara birakip biraz da olsa hem kitabini hem de filmini anlatayim. Ayse Kulin'in yazim dilini severim, cumleleri akicidir, beni bir sekilde okurken icine alir ve genelde bir kac saat icinde de kitaplarini bitirmis olurum. Türkan adli kitabini okurken en baslarda dogrusunu soylemek gerekirse, biraz sıkıldım, hatta kenara koyup birakacaktim. Cunku kitabin baslarinda biraz fazla mektuplara yer verilmis, sonrasinda ise kitap yine akmaya basladi, Turkan Saylan'in azmini, cuzzamlilarla mucadelesini, ayakta tutunmasini, ikilemlerini, kararligini, korkularini anlatmis. Kitabin basini gecince, kitap acildi ve gayet de guzel bitti.
Filme gelince, Ayse Kulin'in kitabindan esinlenilse de, Turkan Saylan'in son gunlerini konu almis, baskindan sonrasini...O kadar halsizken,hastayken, tek amaci insanlara yardim etmekken, birden son gunlerinde evine yapilan baskinla basliyor film. Turkan Saylan'in o gunlerde en buyuk istegi Cagdas Yasami Destekleme Dernegi'nin 20. yil kutlamalarina kadar yasayabilmek! Yani dusunun ne kadar bicak sirti bir cizgide, olumle yasam arasinda bir yerde pamuk ipligiyle bagli bir donem... Evi baskin sirasinda resmen talan ediliyor, ne bulmayi umuyorlarsa! Hayati boyunca cuzzamlilara yardimci olmus, onlara dokunmus ve ondan sonra gelen hekimlerin de dokunmaktan korkmamalarini ogretmis. Milyonlarca kiz cocuguna kardelen projesi ile okuma firsati sunmus. Hepimiz kendi capımizda elimizden geldigince iyi insan olmaya calisiyoruz, ama nereye kadar baskalari icin bir sey yapiyoruz? Kendi adima soyleyeyim, bu kadinin yaptiklari yaninda kendi yaptiklarimin lafi bile olmaz. Neyse konudan sapiyorum. Filmi izlerken, Turkan Saylan'in eski hastalari ile vedalasmalari, ölumle yuzlesmeye hazirlanmasi, torunu ile diyalogu, herkes icin kosup dururken, kendi cocuklarinin da annelerini baska cocuklar ile paylasmak zorunda kalmalarindan yasadiklari uzuntuyu yani tum insani yanlari ile Turkan Saylan'i anlatiyor.
Film icime isledi. Bu guzel insanin kiymeti yeterince bilinmedi diye dusunuyorum. Yazik cok yazik!
Yazinin konusu sunlari icerir
Izlediklerim,
Okuduklarim,
Türkan,
Türkan Saylan
29 Ekim 2012 Pazartesi
Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!
Keşke Ataturk'un yaşadigi donemde yasasaydim, keske Ata'mizi gorseydim. Liderlik ozelliklerini, zekasini, insaniyetini okudukca, nasil sansliyiz ki boyle bir kisi bizim önderimiz olmus demekten kendimi alamıyorum. Tabi ki bunu şans olarak gorebilene...
Bugun malesef ise gitmek zorunda oldugum icin, yuruyuse gidemedim. Ulus civarindan gectigim saatlerde, yuruyus icin insanlar toplaniyordu. Her taraf kirmizi, beyaz Turk Bayraklari... Cocugunu, ailesini alan gelmis, tekerlekli sandalyesi ile gelen var. Yasli olup zor yuruyen de... Oyle guzel bir goruntuydu ki gozlerim doldu resmen...
Ise gitmek zorunda oldugum icin, otobusten inemedim, isten yeni geldim. Bu postla da olsa hepinizin Cumhuriyet Bayrami'ni kutlamak istedim.
Cumhuriyet'in, Ata'mizin kiymetini bilelim. CUMHURIYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!
fotokaynak
Bugun malesef ise gitmek zorunda oldugum icin, yuruyuse gidemedim. Ulus civarindan gectigim saatlerde, yuruyus icin insanlar toplaniyordu. Her taraf kirmizi, beyaz Turk Bayraklari... Cocugunu, ailesini alan gelmis, tekerlekli sandalyesi ile gelen var. Yasli olup zor yuruyen de... Oyle guzel bir goruntuydu ki gozlerim doldu resmen...
Ise gitmek zorunda oldugum icin, otobusten inemedim, isten yeni geldim. Bu postla da olsa hepinizin Cumhuriyet Bayrami'ni kutlamak istedim.
Cumhuriyet'in, Ata'mizin kiymetini bilelim. CUMHURIYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!
fotokaynak
26 Ekim 2012 Cuma
21 Ekim 2012 Pazar
Blogger Buluşması
Herkes bolca fotograf cekti, şimdilik sadece benim cektiklerimi yayinliyorum, maillerle fotograflar geldikce, diger fotograflari da eklerim. Bugun bu postu yapmazsam muhtemelen, bu iki gun cok yogun calisip eve gec gelecegim, sonra tatile cikacagim derken, bu post bu aksam olmazsa kaldi mi kalir:)
Bu organizasyonu gerceklestirdikleri icin, Alice, Hande ve j.d.'ye cok tesekkur ederim. Bu organizasyon icin bolca yer arastirmislar, bizler icin hediyeler hazirlamislar, masadaki kucuk ciceklere kadar herseyi dusunmusler yani cok ugrasmislar. Tesekkuru fazlasiyla hak ediyor bu kizlar:)
Son fotografda mekandaki duvardan gelsin:)
Ayrica, Anna Dello Russo'nun H&M icin tasarladigi sahane gunes gozlugu icin cekilise katilmak isterseniz, Ecem Akar'in sitesine ugramanizi oneririm. Sahsen gozlugu cok begendim. Secret yapiyorum:) Bana ciksin, bana ciksin, bana ciksin:)
Yeni Aldıklarım
Cumhuriyet Kitapevi'nin önünden cok sık geçsem de, icine bir türlü girip kitap alma firsati bulamamistim. Eşim her gidisinde eve domates, patates almis gibi torba torba kitap alip gelir. Ben de kitap almayi, kitapçıda zaman gecirmeyi, kitaplar raflarinin onunde dusuncelere dalmayi severim. Dun baktim yine esim Cumhuriyet'ten kitaplari almis gelmis, ben de gaza geldim, hadi dedim gidelim:) Asagidaki kitaplari aldim, okumak icin sabirsizlaniyorum.
Uğur Mumcu-Büyüklerimiz
Aziz Nesin-Yeşil Renkli Namus Gazı
Suçumuz Insan Olmak-Oktay Balbal
Amin Maalouf-Doğu'nun Limanları
Uğur Mumcu-Büyüklerimiz
Aziz Nesin-Yeşil Renkli Namus Gazı
Suçumuz Insan Olmak-Oktay Balbal
Amin Maalouf-Doğu'nun Limanları
20 Ekim 2012 Cumartesi
Zafer ve Gurur
Edward Norton ve Collin Farrel birlikte rol aldigi film. Edward Norton'u Dovus Kulubu ile tanidim ben, sonrasinda izledigim filmlerdeki oyunculuklarini da hep begendim. Bu filmde basrolde sayilmaz, o yuzden sadece Norton icin alirsaniz, hayal kirikligi yasayabilirsiniz. Bu Cumartesi aksami sevgilimle evde yemek yapalim, sonrasinda da film izleyelim dedik. Iyi ki de oyle yapmisiz. D&R'dan Zafer ve Gurur filmini aldik.
Konusuna gelince, New York polis teskilatindan dort kisi tuzaga dusurulur ve öldürülür. Polis sefi olan baba olayi arastirmasi icin yine polis olan oglundan davayi yurutmesini ister, tabi ki bu ogul Edward olur:) Babanin buyuk oglu da polistir ve kizlarinin da kocasi da (Collin Farrel) polistir. Anlayacaginiz tum sulale polistir. Neyse efendim konuyu sulandirmayalim. Edward Norton sorusturmayi yurutmek istemese de babasini kiramaz. Olaylari arastirmaya baslayinca, isin icinde uyusturucu isi oldugunu ve polislerin icinde bir muhbirin oldugunu ve uyusturucu cete basina haber ucurdugunu ogrenir. Arastirdikca esasinda buyuk abisinin ve kayinbiraderi olan Collin Farrel'ın da isin icinde oldugunu kesfeder.
Bence film akicilik ve konu anlaminda guzeldi. Collin Farrel'ci olmasam da, etrafinin cete tarafindan sarildigi ve sopayi yere attigi sahnede bence cok iyiydi. Ben sevdim filmi, yani yarin obur gun hayatinda en sevdigin filmleri say desen icinde yer almaz, ama akici bir film izleyeyim derseniz gayet guzel gider. D&R'da filmlerde ucuzluk vardi, 5 TL'ye aldik. 5 TL'ye gecirilecek guzel zaman, daha ne olsun:)
fotokaynak
Konusuna gelince, New York polis teskilatindan dort kisi tuzaga dusurulur ve öldürülür. Polis sefi olan baba olayi arastirmasi icin yine polis olan oglundan davayi yurutmesini ister, tabi ki bu ogul Edward olur:) Babanin buyuk oglu da polistir ve kizlarinin da kocasi da (Collin Farrel) polistir. Anlayacaginiz tum sulale polistir. Neyse efendim konuyu sulandirmayalim. Edward Norton sorusturmayi yurutmek istemese de babasini kiramaz. Olaylari arastirmaya baslayinca, isin icinde uyusturucu isi oldugunu ve polislerin icinde bir muhbirin oldugunu ve uyusturucu cete basina haber ucurdugunu ogrenir. Arastirdikca esasinda buyuk abisinin ve kayinbiraderi olan Collin Farrel'ın da isin icinde oldugunu kesfeder.
Bence film akicilik ve konu anlaminda guzeldi. Collin Farrel'ci olmasam da, etrafinin cete tarafindan sarildigi ve sopayi yere attigi sahnede bence cok iyiydi. Ben sevdim filmi, yani yarin obur gun hayatinda en sevdigin filmleri say desen icinde yer almaz, ama akici bir film izleyeyim derseniz gayet guzel gider. D&R'da filmlerde ucuzluk vardi, 5 TL'ye aldik. 5 TL'ye gecirilecek guzel zaman, daha ne olsun:)
fotokaynak
Yazinin konusu sunlari icerir
Film,
Izlediklerim,
Pride and Glory,
Zafer ve Gurur
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



