7 Ekim 2011 Cuma

Kulhanbeyli Muzikali

Gecenlerde Ezgi'nin Gunlugu Bakirkoy Belediye Tiyatrolari hakkinda yazi yazmisti. Tiyatro sezonu acildi diye her ne kadar aklima gelse de, bir sekilde bilet almayi ihmal ediyordum. Dun aksam 19:30'da yemegimizi yemis otururken, acaba bu ay hangi oyunlar oynuyor diye sitelerine gireyim dedim. Bir anda gaza geldim, tiyatroyu aradim ve hala  bilet olup olmadigini sordum, oyunun 20:30'da basladigini dusunecek olursak, hemen hazirlanip, ciktim. Oyunu izlerken iyi ki de tembellik edip, buraya gelmemezlik yapmamisim dedim. O kadar iyi geldi muzikali izlemek. Insan sevdigi seylere vakit ayirmali, kendini mutlu etmeli ve iyi hissetmeli.

Gelelim konusuna: Abdulhamit doneminin siradan insanlari olan tulumbacilarin,kabadayilarin hayatlarini, kavgalarini, asklarini anlatirken, bir yandan da devletin icinde rusvet, baski, iskence gibi unsurlari muzik ve dansla birlestirerek anlatan dusundurucu bir oyun. Inanilmaz kalabalik bir kadro, muzikleri ile gayet eglenceli. Bazi yerlerde gercekten guldum ve oyunculari samimi buldum. Kalabalik halindeki danslari da oldukca basariliydi,ozellikle hamam sahnesinde seslerin ayni hamamdaki gibi cikmasi bence gayet guzel dusunulmus. Izlerken bazi yerlerde gercekten gulerken, bazi yerlerde ise uzuluyorsunuz. Cok daha detayli anlatmamayim da gitme imkaniniz var ise gidin kendiniz izleyin:)

Oyun brosurunun arkasinda yazanlari da yazayim da tam olsun:)
"Osmanlı İmparatorluğu’nun son demleri. II. Abdülhamit sarayda; yani yangın derinde… Gelişime ve ilerlemeye kapalı istibdat döneminin toplum üzerindeki baskısının şiddetle hissedildiği bir dönem… 
Tulumbacıların, kabadayıların renkli hayatlarını anlatırken dönemin panoramasını çizen şarkılı, atışmalı, danslı ve eğlendirici oyun, çürümüş devlet zihniyetinin, vurguncu anlayışın topluma verdiği zararı eğlendirici bir biçimde  gözler önüne seriyor".
 Ayrica, Bakirkoy Devlet Tiyatrolari'ni takdir ettim. Duyma engelli kisiler icin sahnenin iki yaninda konusmalarin aninda yansidigi televizyonlar var. Engelli kisileri dusunerek, yapilmis her uygulamaya o kadar seviniyorum ki...Ama ulkemizde bunun gibi basit cozumlerin bu kadar gecikmesi sebebi ile uzuluyorum.

Cok da uzatmadan, ozetle, bence guzel bir oyun, gidin izleyin derim:)

6 yorum:

  1. duymamışım oyunu.
    :)
    eğlenceli demek ki.
    müzikaller ne keyiflidir.
    tek başına gittin yani oyuna.
    ah ben hep öle giderim de.
    :)

    YanıtlaSil
  2. Deep: Ben de aylik programa bakinca ogrendim. Ben bazi yerlerinde gercekten guldum. Muzikalleri cok severim. Tek basima gittim:) Ben bazen oyle bazen boyle giderim:)

    YanıtlaSil
  3. sevgili Lulu,
    "insan sevdiği şeylere vakit ayırmalı ve kendini mutlu etmeli"
    ne güzel demişsin..
    duyma engelliler için olan uygulamayı bilmiyordum. çok sevindim.

    YanıtlaSil
  4. Ezgi: Tesekkur ederim canim. Duyma engelliler icin yapilan uygulamayi ben de bu gidisimde ogrendim. Ben de cok sevindim.

    YanıtlaSil
  5. Müzikalleri çok seviyorum, Osmanlı dönemine ait kitap olsun film olsun tüm çalışmaları da. Böyle olunca döneme ait müzikale bayılırım diye düşünüyorum tatlım, Dehan'ın başının etini yiyeceğin üşenmeyip götürsün beni diye ne iyi ettin de paylaştın öğrenmiş oldum ben de :)

    YanıtlaSil
  6. Gizemcim: Muzikallere ben de bayiliyorum! Osmanli donemini ise o kadar olmasa da bazen seviyorum. Nasil anlatildigina bagli olarak. Ooo Dehan kizmasin sonra, taaa karsilardan onca yol:) Umarim keyif alarak izlersiniz canim

    YanıtlaSil

Yazımı okuduysan, yorum bırakman beni mutlu eder.