Sayfalar

Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Eylül 2012 Salı

Burası Ankara

Ankara'nin en iyi tarafi Istanbul'dan donmesidir diyen Kurthan Fişek'in kitabini okuma firsatini bu sene buldum. Ankara'ya tasininca Ankara ile ilgili bir suru kitap almistik. Kurthan Fişek'in Burasi Ankara kitabina şöyle göz atayim deken, bu kitap nasil bir anda bitti anlamadim. Duru anlatimi sayesinde; Ankara sevmeyenlerin bile ellerinden dusuremeyecegi bir kitap.

Bu kitabi daha onceden okumama ragmen, yazma firsati bulamamistim. Bu guzel kitabin yazari Kurthan Fisek vefat etmis. 19 Eylul 2012 Carsamba gunu (yarin)Ankara Universitesi'nde duzenlenecek torenin ardindan, Kocatepe Cami'sinde ogle vakti kilinacak cenaze namazi sonrasinda topraga verilecekmis. Acikcasi cok uzuldum. Yaptigi akademik calismalar ile cogunluk tarafindan bilinse de, ben bu sene kitabini okuyarak Kurthan Fisek'tan haberdar olma sansini yakaladim. Keske bu guzel insanlar cok daha fazla yaşasa...

Kitabin disinda Hurriyet'de yayinlanan bir roportaji var. Okumak isterseniz buraya tiklayin.

Hurriyet'deki söyleşiden kisa bir alinti:

"Kimya mühendisliği tahsilim sırasında ilk hocam Erdal İnönü'ydü. Fizik dersinde iki sınav yaptı, birinden 100 üzerinden 0, diğerinden 15 aldım. Yanına gittim, 'Aritmetiğin hangi işlemini uygulasam sınıfı geçemezsin. İki notunu çarpsam sıfır eder. Toplasam 15, çıkarsam -15. Gelelim bölmeye: 0'ı üste alsam 1 olur, alta koysam sonsuza gider" dedi. Benimle kafa bulduğunu anladım. Aritmetiksiz ders seçmek için öğrenci işlerine gittim. Ders, tabii kaynaklar işletmeciliği yani hidrolik. Hoca Süleyman Demirel. Mekanik hocası da Necmettin Erbakan. O yıl okuldan kovuldum. Sınava tekrar girdim. Bu sefer kamu yönetimi. Şeytani zekamı keşfeden Turgut Özal'dır. Bu isimlerin hepsi yedek subay olarak askerliğini yapıyordu."

8 Temmuz 2012 Pazar

Leyla'nin Evi

Leyla'nin Evi bir Zulfu Livaneli kitabi. 2011 yilinin benim icin en guzel yanlarindan biri Zulfu Livaneli'yi yazar olarak kesfetmis olmamdir. Daha okuyacagim cok kitabi var diye acikcasi seviniyorum. Yazim dili o kadar surukleyici ki kitaplarina baslar baslamaz bir solukta kitabi bitiriyorsunuz.

Leyla'nin Evi'nde dort ana karakter var. Birincisi bir pasa torunu olan, yalida yasarken zaman icinde parasal sikintilardan dolayi evin yanindaki mustemilata yerlesen ve oradan da cikarilan Leyla...

Ikincisi Almanya'da buyumus bir Turk ailesi kizi, seks sovlarinda calismis, ailesi ile anlasamayan, icinde hip hop atesi yukselen, adini sevmedigi icin Roxy adiyla sahnelere cikan Rukiye...

Ucuncusu, cocuklugu Leyla'nin mahallesinde gecmis, buyuyunce gazeteci olmus, insanligiyla daha da seveceginiz, Roxy'ye asik Yusuf

Ve son olarak, yillarca usaklik yapan bir aileden gelen ve kendi oglunun bu kaderi degistirmesi icin, cocugunu dogdugu gunden itibaren farkli yetistiren ve yali usagi iken yali sahibi olma arzusundaki Ali Yekta Bey...

Zulfu Livaneli oyle guzel anlatmis ki karakterleri her birinde kendinizi onlarin yerine koyabiliyorsunuz. Insanlarin insani duygularini, hayatin neler getirdiklerini cok dogal bir sekilde okuyorsunuz.

Bu kitabi yine cok sevdim. Simdi sirada diger Livaneli kitaplari var:) Amedeo Modigliani'nin resimlerine bayilan bir kisi olarak, diger bekleyen Livaneli kitaplari arasinda, kapaginda bu resmin olusu da, kitabi alma kararimi kolaylastirdi.


Fotokaynak