Sayfalar

Mekanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mekanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2017 Perşembe

Crop Cafe

Kahveci keşiflerine kaldığım yerden devam ediyorum. Ankara'da Tunalı Bülten Sokak'da yeni kahve zincirlerinden keyif aldığım mekanlardan birisi oldu Crop Cafe. Duvardaki resim çalışması çok hoşuma gitti.

Birkaç yıl önce, hayatımın en huzurlu tatillerinden birisini olmasını sağlayan Beyaz Yalı Butik Otel'de kalmıştım. Ayvalık'a yolu düşeceklere gönül rahatlığıyla tavsiye ederim. Burasının açılışını da onlar sayesinde instragramda görmüştüm. Açılışından yana neredeyse bir sene oldu, ben ancak gidebildim. Küçük ve sevimli bir mekan olmuş. Sahibi insan kaynaklarında yıllarca çalışmış, meslektaşız yani:) Sonra kurumsal hayata bir son verip, burayı açmış. Kendisi ile tanışmadım, ama mekanın dekoruna bakınca, zevkli biri olduğu izlenimini edindim.

Mekanda oturma yeri sınırlı, kahve ve tatlı seçenekleri var. Çalan müzikler güzel, bir kenarda özgün ürünler satılıyor. Burası biraz sanat kokuyor...Kitap okuyup, hayata mola vermek için güzel mekanlardan. Ankara'da böyle güzel yerlerin açılması beni çok mutlu ediyor.






20 Mart 2017 Pazartesi

İki Nokta Vintage Cafe

Ankara'da son zamanlarda açılan kahvecilerin olduğu Tunalı civarı Bülten Sokak'a uzun süredir gitmek istiyordum. Hangisine oturacağımı önceden araştırmamıştım, amacım izinli günümde kendime zaman ayırıp, bir kahve içip, kitap okumaktı. Ama yanıma kitap almayı unutmuşum. Uzun zamandır Jose Saramago'nun Körlük kitabını arıyorum. Yayınevlerinde şuan basımı yok, o yüzden kitap karaborsa. Benim de aklıma Esat'ta çarşı içinde olan ikinci el kitapçı geldi. Dediğim kitabı bulamadım, ama hiç adını duymadığım halde Vehbi Koç'un adının geçmesi nedeniyle gözüme çarpan kitabı aldım. Kitabı Can Kıraç (damadı) yazmış. Kitabın adı "Anılar ve Patronum Vehbi Koç". Kitabı sonradan internetten araştırdım. İnternetten de online okuyabiliyorsunuz. Okumak isterseniz buraya tıklayın.

Kitap hiç aklımda yoktu ama sahibi olunca keyiflendim. Çantamda kitabım, hangi cafede otursam diye gezinirken, yolun yukarısına doğru biraz yürüyeyim, sonra karar vereyim dedim. Ve hiç aklımda olmayan, adını duymadığım "İki Nokta Vintage Cafe" de karar kıldım. Dışarıdan bakınca dükkanın ahşap çerçeve rengi ilgimi çekti. Kapıyı açınca çalan müzik ise, doğru adreste olduğumun göstergesiydi. Gittiğimde cafe boştu. Mekan tatlı ve sade dekore edilmiş.Sade burada olumlu anlamda:) Mekanın sahibi Başak Hanım ile tanıştım. Kendisi edebiyat öğretmeni imiş, biraz sohbet etme imkanımız oldu. Kahve konusunda sevdiğim tercihlerimi söyleyince, hangi kahveyi hazırlayacağına Başak Hanım kendisi karar verdi. Hazırladığı kahvenin aromasını gerçekten sevdim.

Bu cafede hoşuma giden ayrıntılardan birisi, vintage cafe konseptinde, yani ikinci el kıyafetlerin satılması oldu. Askılarda sergileniyor. Hatta bir kaç tanesini alıp, üzerimde denedim. O kadar temizlerdi ki, "Bunlar ikinci el değil mi?" diye sorma ihtiyacı duydum. İkinci el satılan ürünleri Başak Hanım Paris'ten getirmiş.

Mekan bir şey okuyup, güzel müzik dinlemek için ideal bir yer. Ben bir saate yakın oturdum, keyif aldım. Kahve evi olduğu için, karın doyurma adına pek bir çeşit yoktu. Kek vs vardı. Buraya karnınız tokken gelip, kahve içip, hayata mola vermeniz için ideal bir yer. Umarım siz de keyif alırsınız. Kahve evleri yazılarımın devamı gelecek:) Takipte kalın...

Adres: Barbaros Mahallesi Bülten Sokak No:31/B Ankara

19 Mart 2017 Pazar

Zamane Kahvesi


Geçenlerde üniversiteden arkadaşlarla kahvaltı için buluşacaktık. Konu yer seçmeye gelince, uzun zamandır methini duyduğum Zamane Kahvesi'ne gitmeyi önerdim.

Birkaç yıldır hep önünden geçerim, nedense hiç gitmeyi düşünmemiştim. Sanırım biraz yeri ile alakalı. Normalde Çukurambar taraflarındaki cafelere pek giden biri değilim. Burası ise Çukurambar'ın neredeyse bittiği noktada, Eskişehir yoluna daha yakın diyebilirim. Hep yanındaki Pelit pastanesi dikkatimi çekiyordu, İstanbul'da en favori pastacım idi.


Zamane Kahvesi'ne gidince, daha kapıdan çok hoş karşılandık. Bebek arabası ile gitmiştim, mekanın yetkilisi Ferhat Bey hemen yardımcı oldu. Diğer arkadaşlarımızı beklerken çay ikram ettiler. Menüde ne seçeceğimize karar verirken zorlandığımız için, bilgi vererek güzel yönlendirdiler. Peynir tabaklarını farklı peynirlerin de tatlarına bakabilmemiz için yarım porsiyon hazırlamayı önerdiler.

Öncelikle menüsü göz doyurucu, menüde kullanılan fotoğraflar iştah açıcı. Gelen ürünler de aynı kalitede. Yani menüde girdiğiniz beklentiyi sofranıza gelince de hem görsel hem de lezzet açısından karşılıyor. Hizmet kalitesi başarılı.

Mekan büyük olduğu için, hafta sonu olmasına rağmen biraz boş idi. Bizim için iyi olsa da, mekan sahipleri için pek iyi bir durum değil. Bence burasının daha çok duyurulması lazım.




Özel günlerde doğum günü vs için, süslemeden pastaya kadar yardımcı oluyorlarmış. Ayrıca, istediğiniz şekilde menü de oluşturuyorlarmış. Bunun haricinde altın günü gibi organizasyonlarda da çok uygun fiyata seçenekleri var. Yanlış hatırlamıyorsam zeytin yağlı tabağı, ana yemek, tatlı, sınırsız çay vs 35 TL civarında idi.

Ben buradaki kahvaltıdan memnun kaldım. Tüm malzemeler kaliteli idi. Menemen, simit sandviç vs de çok lezzetliydi. Ankara'da kahvaltı için mekan arayanlara gönül rahatlığıyla öneririm.

Adres: Çukurambar Kızılırmak Mahallesi Ufuk Üniversitesi Caddesi Ambrossia Plaza Numara: 18/1 Çukurambar, Çankaya, Ankara

Amelie's Garden

Ankara son bir yılda kahve zincirleri açısından muhteşem bir şehre dönüşmüş. İnstagramda gezinirken, bir güzel hesaba denk geldim, o hesap başka hesaba açıldı derken bir anda "Ankara'da ne çok yer açılmış, biz hep aynı yerlere gidiyormuşuz, o yüzden haberimiz yokmuş" derken buldum kendimi. Ve sırasıyla hepsini keşfetmeye karar verdim.

Geçen haftalarda kızlarla (Merve ve Ceren) ile kahvaltı yaptık. Sonrasında başka bir yerde kahve içelim derken, nerede içeceğimize karar vermek zor olmadı. Kızlara Amelie's Garden'dan bahsettim ve hemencecik soluğu orada aldık.

Mekan beklentimin çok üstünde çıktı. Bir kere dekoru girer girmez burası Ankara değil dedirtti. Ankara sevdalılar bu yorumuma lütfen alınmasın, ama öyle bir hakikat var benim gözümde. Burasının atmosferi beni aldı götürdü, yurt dışındaki yerlere. Duvardaki resimler, tezgahın üstündeki kekler... Hepsi cezbediciydi. Hafta içi olmasına rağmen, boş masa yoktu. Bu da mekanın yeni açılmış olmasına rağmen tuttuğunu gösterir benim gözümde.

İçerideki profil ise 25 yaş ve üstü diyebilirim. Sanırım etrafta elçilikler yakın olduğu için, yabancılar da vardı. Karşılama kısmından, hizmet kısmına kadar kıvamında samimiyet vardı. Mekanda çalışanlar sohbete açıklar ama abartmadan. Açıkçası fazla sohbetten de hoşlanmam, gereksiz soğukluktan da...

Mekan sanki instagram için açılmış:) Her köşesi fotoğraf çekmelik olmuş. Biz de oturur oturmaz bir sürü fotoğraf çektik. Mekanın bir duvarında tasarım ürünler satılıyor. Kanaviçe duvar süsünden, kolyeye, bardak altlığından broşa kadar. Bence çok şirin bir ayrıntı olmuş.

Dükkanın en dip köşesi ise succulent köşesi olmuş. Bildiğin toprak, saksı alanı. Öyle keyifli duruyordu ki... Succulent almak isterseniz, bu küçük atölyede hemen istediğiniz şekilde hazırlanıyor.


Karnımız tok olduğu için, kahve ve tatlı aldık. Tatlı olarak kızlar kek aldı ben de bal kabaklı cheesecake. Kızlar keki sevdi, benim cheesecake biraz daha iyi olabilirdi. Çok tatmin etmedi.



Özetle, Amelie's Garden'ın her köşesini ayrı sevdim, burasının varlığından mutluluk duydum. Bence gidip siz de yerinde görmelisiniz.

Adres: Şili Meydanı Güneş Sokak No:3/A  Çankaya

4 Şubat 2017 Cumartesi

Mavi Ev Cafe

Kahvaltı benim olmazsa olmazım...Yani üç öğün kahvaltı yiyeceksin deseler, seve seve derim. Ama çoğunlukla ne zaman dışarıda kahvaltı yapsam, keşke evde yapsaydım pişmanlığı yaşarım. Sebebi de masayı doldurmak adına koyulan kalitesi düşük kahvaltılıklar olur kimi zaman, kimi zaman da açık büfede dünden kalan zeytinyağlı vs ne buldularsa koymuşlar hissini vermeleridir.

Bugün uzun zamandır methini duyduğum, Mavi Ev Cafe'ye gittim. Dışarıdan Hansel ile Gratel'in eviymiş gibi duruyor. Eminim yazın bahçesi de çok keyifli olur, özellikle çocuklu aileler için bence çok güzel bir seçenek.

Bu sabah gittiğimizde, masamız önceden hazırlanmıştı. Bir kere burası özenli bir yer, yani tabakları kendi evinizde olunca mutlu olacağınız türden. Aynı şekilde kahve fincanından, kurabiye sundukları mini sandalyeye kadar, hepsi çok ince düşünülmüş ayrıntılar.


Kahvaltı masası ise doyuru ve göze hitap edici. Benim en başta gözümün doyması lazım:) Masaya oturduktan sonra, sahibi Figen Hanım yumurtamızı nasıl istediğimizi sordu. Tabi biz kahvaltıya başlayana kadar, sıcacık mis gibi kokan Karadeniz tava böreğimiz geldi. Bunların haricinde minik poğaçamsı ekmekler de sıcacıktı, tereyağ ile anında hüplettik.

Masada genel olarak temel diyebileceğimiz peynir, zeytin, domates-salatalık ve reçeller vardı. Diğer yandan simitten, kurabiyeye kadar güzel desteklenmişti. Çayı güzeldi, çay önemli sonuçta:)

Figen Hanım eski bankacı, emekli olunca burayı açmış. Bakmayın emekli dediğime, emekli deyince insanın aklına ton ton teyzeler gelir, Figen Hanım erken emekli olanlardan ve oldukça genç gösterenlerden. Kendisi uzun yıllardır zaten butik pastacıymış, burayı da açınca bence tam nokta atışı yapmış. Çok hoş sohbet ve sıcak birisi. Zaten cafede otururken de kendimi hep bir arkadaşıma misafirliğe gitmişim gibi hissettim.

Burada doğum günü etkinlikleri ve beş çayları vs düzenlenebiliyor. Bence çocuklar için doğum günü partisi yapmak için konsept çok uygun. Tabi diğer yandan doğum günü ile çakışmamak adına da, kahvaltıya gitmeden önce rezervasyon yapmanızda fayda var. 

Çayyolu bize uzak olduğu için, gitmemiz ancak bugün oldu. Ankara'da güzel kahvaltı için önereceğim bir mekan. Giderseniz selamımı söyleyin:)

Adres ve İletişim: Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı Mah. 2760 Cad. 1072 Sk. No: 3 Çayyolu Ankara
 Tel: 0312  241 51 54/ 0533 515 79 09




1 Kasım 2016 Salı

Kuzina Foça

Eski Foça benim en keyif aldığım yerlerden biridir. Ege demek benim için, kediler, deniz kokusu ve uzun keyifli sofralar demek. Eski Foça'da sevgilimle keyif alacağımız bir yer arıyorduk, internette güzel yorumlarına bakarak Kuzina'da karar kıldık.

Üç kız işletiyor, İstanbul'u arkalarında bırakıp, Foça'ya yerleşmişler ve güzelim yeri açmışlar. Böyle küçük yerlerde, yerleşiklerin sizi benimsemesi zordur, eğer onlar gibi değilseniz. Bu kızlar Foçalılar tarafından da benimsenmişler. Kahvaltısı da güzelmiş. Biz akşam yemeği için gittik.İki apartman arasında bir yerde, Foça meydanı diyebileceğim bir noktada yani merkezde hizmet veriyorlar. Manzara beklemeyin ama tatlı bir ambiyansı var.

Gelelim yemeklere...

Fiks bir tabak fiyatına (yanlış hatırlamıyorsam 22 TL idi), açık büfe sunulan zeytinyağlılardan seçim yapabiliyorsunuz.




Makarnadan,mezeye hatta çökertme kebabına kadar çeşitli seçenekler sunuyor. Biz zeytinyağlı tabağın yanı sıra, ara sıcak olarak da ciğer söyledik ve çok beğendik. Mittie köfte söyledik. O da eşimin damak zevkine göre idi. Beni benden alan ise, ev usulü, patates kızartmasının üzerine sarımsaklı yoğurt ve sostur. Resmen mest oldum.


Giderseniz pişman olmayacaksınız diye düşünüyorum. Eski Foça'da keyifli yemek isteyenlere öneririm.

Fiyatlarını ve menüsünü merak edenler için, menüyü de ekliyorum. (2016 fiyatlarıdır)






8 Eylül 2016 Perşembe

Marlinda Ethnic Foods

Uzun bir süredir Kentpark'ta Marlinda'nın açıldığını görüyorum. Sanırım Ethnic Foods tabelasından kaynaklı ön yargım oluştuğu için, bu zamana kadar gidip denememiştim. Ethnic foods deyince, Uzak Doğu, Meksika vs birleştirip ortaya karışık bir şeyler sunan menü hayal etmiştim. Meğersem ben olayı çok yanlış anlamışım. Geçtiğimiz haftalarda yeme-içme sektörünü çok iyi bilen bir tanıdığım, Ankara'da son zamanlarda yediğim en iyi yemekti diye söyleyince, biz de merak ettik, denemeye karar verdik.

Öncelikle menü ortaya karışık ama farklı ülkelerden değil, bizim yörelerden... Mardin, Gaziantep, Hatay, Şanlıurfa mutfağından yemekler var. Her yemek özenle seçilmiş ve üzerinde özenle çalışılmış. Danışmanlığını Türk mutfak kültürü ve Anadolu mutfak tarihi araştırmalarıyla ödül almış ünlü şef Ömür Akkor yapmış. Zaten Ömür Akkor ismini duyunca, yemeklerin tadına bakmadan, beklentim kendiliğinden yükseldi. Bir de bu restoran Ankara'da menüsünü çok sevdiğim Timboo ve Carmelo's restoranlarını işleten Crew grubuna ait bir markadır.

Menüsünde tirit kebabından, kuzu tandıra, falafel salatasından, erikli yavan sarmaya kadar bu toprakların seçilmiş yemekleri var. Sunumları çok başarılı, servis personeli güler yüzlü. Açıkçası, Ankara'yı bilmesem ve nerede ne yenir diye araştırsam, Marlinda 1 numaralı restoran dahi çıksa, bir alışveriş merkezinin içinde ne kadar iyi restoran olabilir ki diye düşünüp, gitmeyebilirdim. İyi ki tanıdığım kişi, çok güzel diye söyledi de, gidip denedik. Eşim de ben de fiyat performans açısından uzun zamandır bu kadar güzel yemek yememiştik dedik. Misafirimiz vs de gelse, buraya götürürüz dedik.

Biz başlangıç olarak, isli çerkez tavuğu ve ciğer söyledik. Ciğer yumuşacıktı, tereyağ ile öyle güzel pişmişti ki bayıldık. Ana yemek olarak da kuzu tandır ile tirit söyledik. Tatlı olarak da şokola söyledik. Hepsi mest etti. Bu yazıyı yazmadan önce internette araştırayım dedim, ekşisözlük yorumlarına her zaman güvenirim, ama burası ile ilgili öyle olumsuz yorumlar gördüm ki aynı yer mi diye şaşırdım. Neyse bence kendiniz deneyin, kendiniz yorumlayın.

Beni yemekler açısından mest etti. Özetle, tavsiye ederim.








26 Şubat 2016 Cuma

Gianni Maccheroni

Cuma akşamı keyifli yemek yiyelim dedik, yakın zamanda methini duyduğumuz nefis makarnaları denemeye karar verdik. Yeri Turan Güneş'in arka sokağında, Adana Sofrası'nın tam karşısında. Bambino fırın ile iç içe bir İtalyan restoranı: Gianni Maccheroni.

Mekan orta büyüklükte, fırın ile restoran birleşik, Avrupa'daki yerleri anımsatıyor. Fırın ve fırının girişindeki tatlı büfesi daha girer girmez insanın aklını başından alıyor. Bir iki basamak indiğinizde, restoran bölümüne geçmiş oluyorsunuz. Fırının adı Bambino, restoranın adı Gianni Maccheroni. Makarnacı, kendi makarnalarını kendileri yapıyorlar. Her şey taze üretildiği için, masalarda biraz gecikebilir diye ufak notlar var. Baştan sonra makarnanın yapıldığı yerde, biraz bekleme bence normal. Kaldı ki bizim gittiğimizde de alakart restoran seviyesinde siparişlerimiz geldi ne çok hızlı ne çok yavaş....

Başlangıç olarak en başta kum midye söyledik ama mevsimi değilmiş, Mart ayı itibariyle bulabilirmişiz. Biz de onun yerine mozarella tabağı söyledik. Üzerindeki sosla güzel bir uyum yakalamıştı. Oturur oturmaz ikram olarak sıcak ekmek ve zeytinyağlı zeytin geldi. Açılışımızı yapmış olduk. Önerileri dikkate alıp, lazanya ve sicilya soslu fusilli söyledik. Lazanya kendilerine has yorumla iki kere fırınlanmış. Sicilya sosu ise hissedilir derecede sarımsak, krema ve köz patlıcandan oluyor. İkisini de çok sevdik. Menüde sos ile makarnanızı kendiniz seçebiliyorsunuz. Dolayısıyla, denenecek çok şey var. Makarna fiyatları 14-20 TL arası. Porsiyonları doyurucu. Akşam yemeğiniz için salata ve başlangıç çeşitleri var. Sabahları için de kahvaltı ve tost seçenekleri mevcut.




Güler yüzlü bir hizmet aldık ve keyifli bir akşam yemeği yemiş olduk. Bu restoranı iki kardeş işletiyormuş, Ankara'da bence isimlerini önümüzdeki yıllarda daha sık duyacağız:)



Adres: Yıldızevler Mah. 713.Sk 7/A (Turan Güneş), 06610 Ankara, Türkiye