Sayfalar

21 Mayıs 2011 Cumartesi

Roma Roma Roma

Roma benim gunes duami duymus, gunluk guneslik bir havayla karsiladi bizi. Daha ucaktan iner inmez bingooo! Ankara'da okuyan biri olarak, karnibahar gibi giyinmeye aliskin bir insanim, bu sefer de oyle yapmistim.Ucaktan indim, aman yarabbi o da ne, ne guzel bir hava... O anda derdime bakin, tuh keske sandaletlerimi alsaymisim! Sonra bir amannn dedim, gunes olsun da, sandaletsiz olsun:)

Otele varip, esyalari biraktik ve kendimizi yollara attik. Elimizde harita ile, otelimize yurume mesafesinde olan Ispanyol Merdivenleri'ne gittik.Sunu soylemeliyim. Yurume mesafesi diyorum ama ayagimiza sipidak terlikleri gecirip bakkala gitme mesafesi degil:) Yani 20 dakika rahat yuruyorsun. Zaten o sokaklarda gezerken, eger yetisecek bir yeriniz yoksa, taksiye binmek manasiz olur. Biz de yuruduk ve....Ver elini Ispanyol Merdivenleri:)

Tabi bizim gibi gelenler sayesinde biraz turist akimina ugramis bir yer, sabah da aksam da durum ayniydi. Gunesin tadini cikarmak isteyenler merdivenlere oturup biraz soluklaniyorlardi. Bu caddenin Ask Cesmesi'ne dogru yurudugumuz yolda, alisveris yapmak isteyenler icin unlu magazalar siralanmis.Gucci, LV, Dior ...Ayri bir postta fotograflarini paylasacagim.

Asagida meshur Ask Cesmesi, gitmeden internette arastirma yaptigimda, bir cok kisi bekledigimden cok kucuktu, bu mu simdi Ask Cesmesi, hayalkirikligi gibi yazilar okumustum. Herhalde ben de beklentilerimi o kadar dusurmusum ki, gittigimde "Eee gayet buyukmus" dedim. Yani beklenti meselesi:)


Asagida kalabaligi gorebiliyorsunuz degil mi:) Para atmak icin insanlari gece gece asagiya ulasmaniz gerekiyor. Gittigimizde gelin damat gorduk. Turklerdi. Ask Cesmesi'ne ugradiktan sonra Italya sokaklarinda kayboldular. Cok hos gozukuyordu, Italya'da nikah bence cok hos olur.Tabi bu gordugumuz ilk nikahti ama son degil:)
 Biz de paramizi atip, dileklerimizi diledikten sonra, karsi tarafta gordugumuz dondurmacilarin cazibesine kapildik ve hemen en buyugunden dondurma almak uzere siparisimizi vermeye kalktik. Ama kizin bizi tabiri caizse bir dovmedigi kaldi. Tamam dondurma sahane de, tepemizin tasi atti resmen. Bundan sonraki gunlerde her firsatta dondurma yedik, ama Ask Cesmesi'nin karsisinda yer alan dondurmaci kara listemizde yerini aldi:(

Artik karnimiz zil calmaya baslamisti. Piazza Navona'da bundan sonraki gunlerde de klasik haline getirecegimiz pizzalardan siparisimizi verdik. Ve tabi meshur ev saraplarindan da...
Roma bolgesinde pizzalar lahmacun gibi incecik. Ince hamur pizzayi seven biri olarak, pizzalarini cok sevdim. Yami yamiiiii:)


17 Mayıs 2011 Salı

Roma Programi-Gezilecek Yerler

Roma gidilesi gorulesi yerlerden biri...Sevgilinizle biraz romantik, biraz salas zaman gecirebileceginiz bir yer..Roma'ya gitmeyi dusunenlere yardimci olabilecegini dusundugum gezi rotasini sizlerle paylasiyorum. Umarim isinize yarar....Hadi bakalim baslayayim hemen!
Havaalanina iner inmez, Roma pass kartini alin, bu kart 25 Euro kisi basi. 3 gun boyunca ulasim bedava ve girdigin ilk iki muze bedava. Kolezyum'un girisi yanlis hatirlamiyorsam 12 Euro idi. Durum boyle olunca karli bir is oluyor. Biz sadece bir kez meraktan metroya bindik, o da benim zorumla... Bir sehri kesfetmenin en guzel yollarindan biri, yuruyerek gezmektir, elinde harita ile biraz kesfetmektir...Biz de oyle yaptik, hep yuruduk...Ama ben de merak var tabi, buraya kadar gelmisiz, hazir Roma pass kartimiz da var, bir kere metroya binelim dedim. Acikcasi cok da gerek yok, yuruyerek kesfetmek en guzeli:)
Roma pass aldiginiz yerden sehre giden otobus biletlerinizi de alabilirsiniz. Gidis donus 14 Euro. Fiumicino Havaalani'ndan Termini Istasyonu'na yol yaklasik 45 dakika suruyor.Termini genellikle otellerin oldugu bir bolge, biraz gurultulu bir bolge, bizim oteli secerken, acaba cok mu tenha bir yerde diye dusunmustum ama isabetli bir karar olmus dedim sonra.
Sira geldi gezi programina, liste olarak yaziyorum, Roma pass'i alinca, icinde verilen Roma haritasini acin, gonlunuzden neresi geciyorsa, otelinizin yerine gore, ruhi durumunuza gore, Roma'yi kesfedin:)
Fontana de Trevi(Ask Cesmesi)
Spagna(Ispanyol Merdivenleri)
Piazza Navona
Pantheon
Campo De Fiori
Kolezyum
Arch of Constantine (Konstantin Taki)
Palatino
Roman Forum
Piazza Venezia
Vatikan-St.Pietro Basilica
Vatikan-Cupola(Kubbe)
Vatikan-Muze
Castel Sant'Angelo( Melekler Kalesi)

Roma Ilk Izlenimler

Heyyy ben geldim.Roma icin hemen ilk izlenimlerimi paylasmaliyim. Adim basi tarih fiskiran bir sehir, adamlar yuzyillardir bu tarihi korumayi bilmisler. Ara bir sokaktan gecerken bile, hic tahmin etmeyeceginiz bir yerde, onunuze heykeller cikiyor. Bizim ulkemizde bunlara canak comlek gozuyle bakiliyor veya ucube deyip insanlik heykelini yikiyorlar. Daha ne diyeyim! Burada o heykelleri gorseniz, basina bir sey gelmesin diye, muzeye kaldirma ihtiyaci hissedersiniz. Adamlarin muzeleri de sokaklari da heykel kayniyor, buram buram tarih kokuyor. Ve hal boyle olunca Roma insanlarin gormek istedikleri yerlerin listesinde cogunlukla ilk sirada oluyor. Baska soze gerek yok sanirim bu konu ile ilgili....
Burada yazdiklarim sadece Roma izlenimlerimi kapsamaktadir. Dolayisi ile butun Italyanlar soyledir boyledir gibi bir genelleme soz konusu degildir. Atip tutmuyorum nacizane kanaat paylasimi diyelim, olsun bitsin:)
Gordugum kadariyla Italyanlar bize benziyorlar. Rahat tipler, kural vesaire hak getire dedirtecek cinsten. Deli gibi araba kullaniyorlar. Milano'da cok kuralci imisler ama Roma'dakiler tabiri caizse yolda finkkkk atiyorlar. Neredeyse butun arabalar onden, arkadan darbeli. Herhalde insanlarin gunese maruz kalma orani arttikca, kurallar da eriyor gidiyor. Eeee ne diyoruz, burasi bastan asagi Akdeniz ulkesi....Bazi noktalarda bizim cok daha fazla kuralci oldugumuzu dusundum. Bu arada gidecek olanlara onemli bir uyari, havaalanina gidecekseniz, biraz erken gitmenizde fayda var. Havaalanina giden otobus saat 10:55'de kalkar diyor, saat 11:15'de kalkiyor. Havaalaninda kuyrugun nerede oldugu belli olmuyor. Randevulara illa ki erken giden bir tip olan, daha hic bir yere gec kalmamis  bir insan olarak, galiba bu konuda biraz takintiliyim. Ucak ogleden sonra da olsa, illa ki havaalanina erken gidilecek. Hani servis kartlarinda yazar ya `Servis beklenmez, beklenir` diye benim ki o hesap. Erken gidiyoruz, kitap falan okurum havaalaninda diye dusunuyorum bir yandan...Ama neredeeee? Check-in kuyrugunda beklerken, yetisirsek iyi derken buldum kendimi. Siz hesap edin yani. O yuzden ne diyoruz? Erken gidin havaalanina ucak kacmasin:) Bir de karmakarisik bir kuyruktayken, onumuzdeki ile guya tanidik numarasi cekip, onumuze gecmeye calisan iki kadin size sesleniyorum! Oyle o numaralar sokmez, bal gibi kuyrugun arkasina gececeksiniz:) Haaa soyleeeee! Cildirtmayin adami, azicik saygili olun:)
Bu arada fotografta gordugunuz evde yasamak istiyorum. Nasil guzel bir evdir bu?

10 Mayıs 2011 Salı

Roma Musaitsen Biz Geliyoruz:)

Aldik biletlerimizi, otel rezervasyonunu da yaptik. Bu Cuma ver elini Roma. Ama ben biraz tembel tenekeyim. Paris'de esim oturup nerede ne var diye detayli gezi programi yapmisti. Italya'yi da ben calisacagim dedim. Ama cikkkk! Nedense yapamadim:( O yuzden sizlerin yardiminiza ihtiyacim var. Gezi rotasi, gezilecek yerler haritasi, gezi programi gibi elinizde bir seyler var ise, adinizi "Hizir" koyabilirim sizin, hadi yetisin imdadima!

Benim cikardigim gezilmesi gereken yerler listesi:
1. Ispanyol Merdivenleri
2. Ask Cesmesi
3.Kolezyum
4.Melekler Kalesi
5.Vatikan

Baska baska....???
fotokaynak

Bir Haftasonu Kacamagi-Ucmakdere

Istanbul bir lunapark gibi bazen cok eglenceli, bazen de gurultusu, karmasasi ve kalabalikligi ile bir hayli yorucu... Hal boyle olunca, haftasonu insan bazen uzaklasmak istiyor, sessiz, bozulmamis ve tenha sokaklarda kaybolmak, beynindeki dusunceleri kaybetmek ve yine lunaparka donuste hadi bastan diyebilmek icin enerji toplamak....
Dusuncelerimizden arinmak icin, haftasonu Istanbul'a yakin kesif rotalari arariz. Motosikletimize atlariz, ruzgari hissederek, gectigimiz yerlerde kokulari icimize ceke ceke yol yapariz. Bu haftasonu da oyle yaptik, atladik motosikletimize, ver elini Ucmakdere...Istanbul'a yaklasik 200 kilometre uzaklikta. Sessiz, sakin bir yer. Henuz cok kesfedilmemis. Boyle guzel yerleri gorunce, esasinda ogrenilmemesi daha iyi diyorum bencilce, yeter ki gittigimizde bozulmasin diye. Ama bencillik yapmiyorum, sizlerle paylasiyorum. Fotograflar asagida...Belki bir haftasonu siz de gitmek istersiniz....

Kesif icin bazen yollari uzatip, bozuk yollari secebiliyoruz:) Iste bu yollardan gectik...

Ucmakdere'ye vardigimizda karnimiz zil caliyordu. Orada Omur'un Yeri diye bir yer var, oraya gidiyoruz. Gayet salas bir yer,kari koca isletiyorlar. Basit bir kahvalti ama kesinlikle doyuyorsunuz. O cilek receli var ya, parmaklari yedirtecek cinsten. Hic kaynatmadan gunes isiginda yapiliyormus, yillardir boylesini yememistim.


Bu da bin kalori yumurtamiz:)


Kahvaltidan sonra, deniz kenarinda yuruduk.Cocuklar ayaklarini denize sokuyorlardi. Oyle guzel egleniyorlardi ki... Ozendim valla. Ohhh! Gelsin sular:)

9 Mayıs 2011 Pazartesi

Hayat Inceliklerde Gizliymis...

Bu hafta sonu hic beklemedigim bir surpriz yapildi bana...Surpriz Deli Kosesi'nin tatli blog sahibesi Dalya'dan:) Blogumda Kaybedenler Kulubu ile yazdigim yaziyi okuyunca, albumunu almis bana yollamis. Hic beklemedigin anda, bir de canin sikkindir ya, hic beklemedigin bir sey senin yuzunu guldurur. Iste oyle bir sey:)

Dalya'cigim tekrar cok tesekkur ediyorum bu ince davranisin icin. Notunu da cok sevdigim icin birlikte fotografini cektim. Dedigin gibi hayat inceliklerde gizliymis....

fotokaynak

4 Mayıs 2011 Çarşamba

Mimlenmek yine yeni yeniden:)

Bu mim olayini seviyorum, bir soruyla, bir konuyla bir cok insanin fikrini ogreniyorsun ve bir yandan da kendine ayna tutuyorsun. Mayis ayimin ilk miminde Bir Ince Ses ve Giz'li Teras beni mimlemisler, mayis dedigime bakmayin, Nisan'da mimlediler, ama bu aralar o kadar yogunum ki, simdi cevaplayabiliyorum.
Yeni mim konumuz
Mim konusu: Blog açma hikayeniz... Buralara yolunuz nasıl düştü ve neler hissediyorsunuz bir anlatın bakalım?
Blog benim icin cok yeni bir sey, bir yandan da bu kadar gec kesfettigim icin uzuldugum bir sey. Yillardir bir sekilde icimde yazma istegi olan bir insanim. Ilkokulda kendi capimda, mahallenin cocuklarini orgutleyerek, kendi dergimizi cikarmistik. Dergi nedir bilmeden, kendimce biraz Milliyet Cocuk tadinda yazilar, bilmeceler takiliyordum, sonra mahalleliye satmak icin kapi kapi geziyordum.Buyudum universite yillarimda bir internet sitesinde mezun oldugum uzmanlik alanimla ilgili biraz eglenceli biraz teorik yazilar yazdim. Sonra kendi isimi yapmadim, yazi yazmayi da biraktim. Gezmeyi, anlatmayi, yemegi seven bir insan olarak, her yedigimi, her gordugumu ona buna anlattim anlatmasina daaaaa.... Soz ucar yazi kalir misali...Soylemek yetmedi, yazmak istedim, icimden gecenleri soylemek, hem baskalarina, hem de kendime...Bir yandan ic dokus yeri olsun istedim ama bir yandan da  ya kimse okumazsa diye endise ettim, hem kendim icin yazmak istiyordum, hem de tanidigim tanimadigim bir suru insan icin. Yillardir takip ettigim bir blog vardi. Lacin Tenel... O ne dikmis, ne yazmis vs  bir sekilde her gun sayfasina girip bakiyordum, en baslarda bu blog dunyasindan oyle uzaktim ki, izlemeye bile almamistim, yorum bile yapmamistim... Sonra yavas yavas kesfetmeye basladim bu dunyayi...
Kasim ayinda Tunus'a is icin gittigimde, arkadaslarima ben fotograflari cekmeden yemegi yedirmedigimi fark ettim. Nereye gitsem fotograf cektigimi... Bu icten ice gelen bir paylasma istegi idi. Doner donmez blog nasil acilir diye internete girdim. En basta Lacin'e tesekkur maili attim farkinda olmasa da yazmaya tesvik ettigi icin. Sonra baska bloglar kesfetmeye basladim, yeni arkadaslarim oldu, yuzyuze tanimasam da nasillar diye merak ettiklerim, yazdiklarini okumadan edemediklerim... Onceleri bir yandan icimden yazmak geliyordu bir yandan da klavyeden parmaklarimi cekiyordum. Kimse okumuyordu ama ya okurlarsa, begenirler miydi, izlemeye alirlar miydi. Yavas yavas izlemeye alanlar oldu, her izlemeye alan kisiye, her yoruma o kadar seviniyordum ki... Ben kim icin yaziyordum, kendim icin mi, baskasi icin mi...? Her ikisi de....Oradan buradan bahsetmek, hayatimin, dusunduklerimin kaydini tutmak ve icimi dokmek, bir yandan bunlari paylasmak ve daha cok kisiye ulasmak....
Gelen her yoruma seviniyorum, sayfamda benim haricimde online birisi olursa icten ice muzip guluyorum, artan her takipciye deli gibi seviniyorum. Bu benim blogum ile ilgili olan kismi. Ayni zamanda bizden birileri bir yerlerde odul alinca, gazeteye, dergiye cikinca seviniyor, bizden birisinin basina kotu bir sey geldiginde de bir o kadar uzuluyorum..
Benim icimden disariya cikanlar iste burada yazdiklarim, ayni bir deniz gibi, benden Kiyiya Vuranlar....Sozu galiba uzattim, sozun ozu ben de buradayim ve iyi ki blogumu acmisim....
Ve mimliyorummmm!
Fashion Women Bella
Rebel Takipte
Dalga Sesleri/
Cadde
Modafobik
Ufurukten Prenses
Birileri Anlatsin
Pembe Fiyonk
Gaia in Love

BeTwinUs
fotokaynak