Sayfalar

5 Nisan 2012 Perşembe

Quick China

Ankara'da deli gibi calisiyorum, fazlasiyla mesaiye kaliyorum ama guzel olan yani su ki gec te ciksam, Ankara'da pratik bir hayat soz konusu. Yani isten ciktiginda gec bile olsa, bir seyler icip, eve gitmek bile insani rahatlatiyor. Tabi bu kadar calismanin dezavantaji arkadaslarimla program yapamiyorum, yani aksamin bir vakti ne zaman cikacagim belli olmuyor ve ben ciktim diye arayacagim saatler herkesin programi ya yapilmis ya da evine gitmis olacaklari bir saat oluyor. Kendim icin de ayni sey gecerli olurdu muhtemelen eski sartlarimda, yani saat aksam sekizden sonra, evime gelmissem hic bir kuvvet beni cikaramazdi. Simdi ise isten o saatte cikinca, bugun iyi ciktim diyorum:(

Neyse niye lafi boyle uzattim bilmiyorum, uzun zamandir esim quick china acik bufe gunlerine gitmek istiyordu. Bu sene esim icin zaten susi yili oldu, hem evde yapiyor hem de iki gunde bir eve siparis veriyor. Hal boyle olunca bizi acik bufe paklar dedik ve Quick China GOP subesinde solugu aldik. Oncelikle gozum doydu. Rezervasyon yaptirmistik ama masamiz tam bir dansoz masa cikinca, yerimizi degistirmek istedik, o kadar doluydu ki, tek alternatif susi bardi. Iyi ki de orada oturmusuz, cunku susi kursundaymişiz gibi susiler onumuzde yapiliyordu, izlemesi cok keyifliydi. Burada oturmanin ikinci guzel yani, acik bufe alanina en yakin nokta olmasi idi. Hem gidip almasi kolay, hem de acik bufede insanlarin davranislarini izlemek pek keyifli. Yemekleri acik bufe olmasina ragmen, bence oldukca basarili idi. Sonucta bu isin uzmani degilim ama tavsiye ederim.

Gitmek isteyenler icin biraz detay verecek olursak: Pazartesi aksamlari 19:30'dan sonra, 30 Lira. Kafiyeli oldu sanki:)

3 Nisan 2012 Salı

Keyifli Pazar-2/Eymir Gölü

Yillar once Ankara'da universite kazaninca, deniz yok diye uzuldugumde, herkes uzulme Eymir var demisti. Ben de bir hevesle Eymir'e gittigimde, acayip hayal kirikligi yasamistim. Göl dedikleri bu mu demistim, yani benim aklima göl deyince Sapanca golu gibi buyuk bir göl geliyordu, o zamanlar tabi nasil bir husran yasadiysam, ben şurdan yuzsem, karsidan cikarim demistim. Simdi kendi yorumuma kendim guluyorum, artik nasil hayal kirikligi yasamisim siz tahmin edin. Simdi baya alistim, gozume kucuk falan da gelmiyor, hatta Ankara'da en keyif aldigim yerlerin basinda gelir diyebilirim.

Eymir'e yazin gidince, arabanin arkasindan sandalyelerini cikarip, gunes ve kitap keyfi yapmak,  gozleme cay esliginde sohbet etmek, kisin göl buz tutunca raki-balik esliginde keyfini cikarmak bence oldukca hoş. Gecen haftasonu  binicilik kulubunden sonra, havanin da guzel olmasini firsat bilip, esimle kendimizce bir kacamak yaptik ve Eymir'de solugu aldik. Iyi ki de oyle yapmisiz, hafta ici cok yogun calistigim icin, esimle bir sey yapamiyoruz, haftasonlari boyle guzel gecince haftaya da iyi basliyorum.

Artik Eymir sezonu acildi...Iste fotograflar...

Veee guzel bir kahvalti...Keyifli bir pazarin sonu...

1 Nisan 2012 Pazar

Keyifli bir pazar

Gecen hafta pazar gunu esimle sehri biraz kesfe ciktik, esasinda biraz da tesadufi sekilde capital country club'i kesfettik. Burasi tahminimin cok daha otesinde buyuk bir binicilik kulubu. Sehrin disinda bir yer, oylesine uzak ve bir o kadar da huzurlu, bilenin gittigi bir yer. Yazin havuzu da varmis, doganin icinde eminim cok keyifli olur, amac binicilige ozendirmek ve tesvik etmek oldugu icin, dogayla basbasa olayim havuz, yemek vs ne guzel diyemiyorsunuz, ilk asamada kulube uyelik gerekmese de, ikinci seviye dersten sonra, kulup uyeligi istiyorlar. Bence bu uygulama dogru bir uygulama, insan en basta binicilik konusunda devam edip edemeyecegine karar veremeyebilir, 10 dersten sonra karar vermek cok daha mantikli olur.

Tesadufen kesfettik ve cok da sevdik. Yandaki fotograft atin beni yalama girisiminden birkac saniye once cekilmistir:)

Gitmisken at binmeden donulmezdi, biz de denedik ve ta daaaaa iste ben:)
Gitmek isteyenler veya detayli bilgi almak isteyenler buraya tik tik...

25 Mart 2012 Pazar

Bir Bale Gecesi: Zorba

Bale, tiyatro, opera...Izledigimde buyulenmiscesine cikarim salondan ve her seferinde iyi ki varlar derim. Uzun zamandir `Zorba` adli baleye gidecektik. Gecen hafta biletlerimizi aldik, sonunda arkadaslarimizla baleyi izlemeye gidebildik. Esasinda meshur bir kitap. Nikos Kazancakis yazmis. Ben henuz okumadim, normalde tersi yapilir herhalde, kitap okunur, sonra bale izlenir :)

Soyle soyleyebilirim, bale bir cok insan icin onyargili yaklastigi bir sahne gosterisi olabilir.Bence izlemeye baslayinca, muzik, kostum isin icine girince, esas buyu basliyor...Ankara'daki Opera binasinin zaten kendine ozgu bir havasi var, Zorba adli bale de bol bol Yunan muzikleri, bol bol estetik hareketler....Tam bitti dediginiz anda, tekrar dans etmeye basliyorlar, sonra tekrar ve sonraaaa tekrar...Her seferinde daha cok alkisliyorsunuz, bir kez daha ciksinlar, 5 dakika daha fazladan izleyeyim diye...Hayatimda bu kadar cok alkisladigim bir zaman olmamisti diyebilirim.

Zorba'dan sonra, Ruhi Bey'e jazz dinlemeye gittik. Ruhi Bey bu seneki Ankara kesiflerimizden, ne zaman acildi bilmiyorum ama kalite canli muzik olmasi nedeniyle tercih sebebimiz oluyor. Ortalama buyuklukte bir mekan, dolayisi ile sahne size cok yakin, gelenlerin birbirlerini tanimalari sebebi ile "Ankara burasi... Cogunlukla insanlar birbirini tanir" imajini kuvvetlendiren bir yer....

Guzel bir gece...Keyifli ve mutluluk verici....

21 Mart 2012 Çarşamba

Ayvalik Meze Balik

Adini duydugum andan beri gidesim vardi. Hatta ben Ankara'ya tasininca, kardesim raki-balik yerlerini arastirmis ve kesin buraya gidin demisti. Ben de firsatini bulamamistim, gecen haftasonu ailem geldi. Butun haftasonu  cok guzel bir sekilde beraber gecirdik. Kardesim bir gece daha fazladan kaldi. Ayri sehirlerde yasayinca, o kadar ozluyorum ki kardesimi, boyle bir gece fazladan kalinca cok guzel oluyor.
Iki kiz kardes karnimiz tok oldugu icin rakinin yaninda cok fazla meze soyleyemedik. Ben nedense raki balik tarzinda yerlerde genellikle meze yemegi tercih ediyorum. Baliga zaten yer kalmiyor. Neyse uzatmayayim efendim, ben sevdim, kendi halinde bir yer, Pazar gunu olmasindandir belki de, sessiz sakindi, huzurlu bir havasi vardi. Bir yanda Zeki Muren fonda....Tekrar gidesim geldi.

Haydariyi muhtemelen taze naneden yapiyorlar, diger yerlerdekilere gore daha yogun bir nane tadi geliyor. Ben cok begendim. Bir de domates, biber ezmesi gibi yapilan bostana adli mezeyi de cok sevdim.Mekan da orta buyuklukte, mavi beyazin hakim oldugu sirin bir restoran. Keyifli zaman gecirmek isteyenlere tavsiye ederim.

14 Mart 2012 Çarşamba

Ankara Kale ve Antikacilar

Ankara'ya geldigimden beri Kale bolgesine gitmek istiyordum. Yillar once, universiteye yeni basladigimda, Ankara'li arkadaslarimin bana bir kac nacizane onerisi olmustu. Biiiiiiiiir! Ulus'a kiz basina gitme! Ikiiiiiiiiiiiiii!Guvenpark'tan gece gece gecme! Uuuuuc!Parfum koklatilarsa sakin koklama, kendini kuvetin icinde bulursun, yaninda bir telefon:) Sehir efsaneleri vs. Ama ne hikmetse soz dinledim ve bir sene boyunca Ulus'a hic gitmedim, bir gun, uc kiz gucleri birlestirip, voltrani olusturduk, en temizlikci kadin halimizle, dustuk yollara, ciktik Ulus'u kesfe... Neden bu kadar gec kalmisiz, neden soz dinlemisiz bilmiyorum. Sonucta Ankara'nin ilk yerlesim yerlerinden biri, ilk bankalar, eski binalar, opera...Hepsi ayri guzel. Tabi Ulus'ta ana caddeden otobusle gectiginizde bile, milyon tane pavyonvari yerlerin arasindan geciyorsunuz, bildiginiz Behzat C filminin icinde gibi hissediyorsunuz kendinizi:)

Neyse efendim bu haftasonu yine Kale bolgesine gidesim geldi. Bazen yasadigim sehirde elimde fotograf makinasi ile turist gibi takilmayi seviyorum. Kale'ye bir daha cikmadim, bu sefer ozellikle zamanimi antikacilarda gecirdim.
Bu eski incecik fincanlar her zaman ilgimi cekmistir. Keske zamaninda bizimkiler de kiymet bilseydi de atmasalardi diyorum. Benim icin bu incecik fincanlar bir nevi zariflik gostergesi.




Bu valiz kimbilir kimlerin umutlarini tasimistir bunca zaman icinde...Kimbilir kac sehir gormustur...
Ataturk'un bu resmi ise cok guzeldi. Alip almamakta cok kararsiz kaldim.Alip ofise asmayi dusundum. Ama kararsizligim sonucu almadim.


Tabi o kadar gezince aciktik. Ve bir Ankara klasiklerinden olan Ataturk Orman Ciftligi'nde kokorec yemege gittik.

Bir sehri yeniden ve yeniden kesfetmek guzel sey, her seferinde yeni bir sey kesfederek...

13 Mart 2012 Salı

Rab Seytana Dedi ki...

Suan o kadar kendi icimde dingin ve doyum hissediyorum ki...Biraz once yine tiyatrodan geldim. Farkindayim Ankara'ya geldim geleli dogru durust bir post bile yazmiyorum... Acikcasi kendimi kaybedercesine calisiyorum, bugun yine mesaiye kalmistim. Sonra bir anda hatirladim, daha onceden bugune tiyatro bileti almistim, bugun kendime kucuk bir mola verdim ve solugu hemen tiyatroda aldim. Benim icin buyuleyici bir dunya. Evime geldim, arada kitabimi okudum, simdi guzel bir muzik dinliyorum ve ara verdigim bloguma donuyorum.
Oyuna gelecek olursak, Seytan bir rock yildizi olarak karsimiza cikiyor. Oyunun basinda kim oldugunu soylemiyor ve sonra itiraf ediyor kimine gore iblis kimine gore seytan kimine gore de Lucifer. Seytan seytanligini iki kisi uzerinde yapmaya calisiyor. Birincisi hic bir gunah islememis olmasina ragmen, aci ceken Eyup Peygamber. Ikincisi ise Zeus'a, Tanri'sina cesitli oyunlar oynayan  Sisyphus. Seytan, Tanri ile iddaya giriyor.Oyun boyunca seytan sabriyla dillere destan olan Eyup Peygamber'in baskaldirmasini, Sisyphus'un ise Tanri'sindan af dilemesini istiyor. Arada sordugu sorular ile, soyledigi sarkilardaki sozler ile, kisileri dusunduruyor. Oyun boyunca Eyup ile Sisyphus'un akli karisiyor. Sonucta Tanri kazaniyor. -mi acaba?

Oyun bence cesur bir oyun. Seytan rolundeki Durukan Ordu zaten oyunculugu ile odul almis bir oyuncu. Kesinlikle performansi cok basarili. Bir yandan gitar calip sarki soylerken, bir yandan olabildigince sempatik bir seytan oluyor, muzigin inis ve cikislarina gore, ayakkabilarinin cikardigi sesler ile cok guzel eslik ediyor. Ayrica, Eyup Peygamber'i canlandiran oyuncunun da saksafon calmasini takdir ettim.

Dekor bakimindan benim icin siradan bir oyun. Eyup'un esini oynayan kisinin sarki soyleme perfomansini da sevmedim. Amma velakin...Dusundurucu ve cesur bir oyun.Ayrica, basroldaki Durukan Ordu'nun oyunculuk performansi acisindan doyurucu bir oyun. Tavsiye ederim.
fotokaynak