Sayfalar

4 Eylül 2012 Salı

Mikanos

Mikanos eglenceli bir ada, her sokaginda kafe, her sokaginda insan. Tam anlamiyla yasayan ada. Hic tahmin etmeyeceginiz bir ara sokaga girdiginizde bile karsiniza hos bir restaurant cikabiliyor.

Biz Mikanos'a aksam 20:00gibi vardik. Gemide liman-sehir merkezi icin otobus transferi saglaniyordu, yanlis hatirlamiyorsam 8 euro civari(gidis&donus). Bu transferi kesinlikle alin, cunku mesafe cok fazla ve gecenin o vakti, isiksiz yollarda yurumek pek hos degil.


Sahil kenarinda cok hos tavernalar var, cok basit dekor ama o kadar keyifli ki yunan muziginde, dalga sesleri eslik ederken, keyfini surmek o anın...

Yukaridaki tekneye dikkatli bakarsaniz, ahtapot kuruttuklarini gorebilirsiniz, guzel meze olacak onlardan:)


Ruzgar gulleri de adanin simgelerinden...Fotografini cekmesem olmazdi:)
Sokak aralarinda gezinirken, bir sokak konserine denk geldik. Yurt disinda en cok sevdigim seylerden biri, plansiz programsiz gezerken, sokak konserlerine denk gelmek! Biraz muzik dinledik, keske bizim ulkemizde de boyle seyler olsa:(

Mikanos'u cok sevdim, gece eglenceleri cok meshur dense de biz esimle bazen yasli ciftler gibi oluyoruz, sabahlara kadar dans edelim tarzinda eglence hayatimiz yok. O yuzden Mikanos'a gidip de sizlere boyle eglenceli yerler tavsiye edemeyecegim. Bir yerlerde partiler vardi, adanin merkezinden bir yerden otobusler kalkiyordu. Zaten bulmak isteyen cok rahat bulur diye dusunuyorum:) Sora sora Bagdat:) Mikanos bir de escinsellerin rahat edebilecegi bir yer. Bir cok gay ve lezbiyen gorduk.

Ayrica, her sokakta sanat galerisi var, muhtesem bir sey. Bazi calismalari cok sevdim. Evimde olsun isteyecegim oyle guzel eserler vardi ki... Mikanos ayrica luks markalari da bulabileceginiz bir yer, gorunce acikcasi biraz sasirdim.

Ozetle, Mikanos'u ben sevdim, keyfini duskun ve keyifli yasamaktan anlayan insanlarin yeri gibi geldi bana:)

3 Eylül 2012 Pazartesi

Romantizm Adasi: Santorini

Bu fotografi tekrar gorunce, hemen "bir tatli huzur almaya geldim" sarkisi geldi aklima. Su iki sandalye, onunde engin deniz, keyifli manzara oh ne ala! Dolce vita!

Santorini'yi hemen anlatmaya baslayayim, adada liman olmadigi icin, gemiler yanasamiyor. Gemi acikta beklerken, tender boat denilen botlarla adaya gelebiliyorsunuz. Asagidaki bot bizi adaya goturmek icin bekliyordu.


Bu botlardan indiginiz yerde, esasinda pek bir sey yok, Santorini diye her yerde gordugunuz fotograflar adanin esasinda tepesi denilebilecek olan bolgeye ait. Bu tepeye cikmanin uc yolu var:

1. Yurumek: Asla tavsiye etmem, mesafe fazla, hele yaz gunu bu kadar yokus cikmaya hic gerek yok. Hele adaya gunubirlik turla gelmisseniz, az olan zamaninizi burada harcamamalisiniz.

2. Katirlar: Adaya varir varmaz, sizi katirlarla yukari cikmaniz icin, Yunan esnafi cevreliyor. Bazi turistlerden katirlari tercih edenler vardi. Birincisi hic konforlu gozukmuyor, ikincisi yokus yukari oldugu icin neredeyse yurume hizinda cikmasi da zamandan tasarruf anlamina gelmiyor.
 
Donus yolunu yuruyerek inelim dedik, o ara katirlarin neredeyse hepsini yukarida toplamislardi. Ben de oh manzaranin tadini cikara cikara inerim diye dusunuyordum, nasil olsa yokus inmek de cikmaya gore hayli kolay....Kolay ammmmaaaa o yokusu nasil indim siz bana sorun:) Tam biz yokusu inmeye baslamisken; yukarida cok katir birikti diye, katirlari asagi yollamaya basladilar. Herhalde korkumdan  o yolu en hizli inenler arasinda yer almis olabilirim. Asagidaki fotografta esimi ne kadar geride birakip kostuysam artik, mini minicik gozuken sey benim:) Esimde hayvanlardan korkmadigi icin, sagolsun sanki National Geographic'de katir belgeseli cekiyor gibi katirlarin dibinden gitmekten ne anladi bilmem:)


3. Teleferik: Bence en mantikli secim, galiba kisi basi 7 Euro odedik Teleferikler 6 kisilik, cikarken manzarayi izleyebiliyorsunuz. Yalniz gemiye donmek icin belirli bir sure ayrildiysa, donuste teleferik icin, diger gemilerdeki kisilerin de sirada bekleyebilecegini unutmayin, onleminizi alin:)

Teleferikten iner inmez hediyelik esyalarin bolca satildigi  bir alana geliyorsunuz. Biz adayi yuruyerek kesfe ciktik, ama atv ve scooter kiralamak icin bolca secenek var. Biz motosiklet kiralamak istedik, ama motosiklet deyince onlar scooter anliyor, o yuzden hadi bakalim pamuk ayaklar marş marş dedik:) Atvnin fiyatini sordugumuzda 2 saati 25 euro civari dedi. Karsilastirma yapmak icin baska yerlere sormadik. Sadece fikir versin diye yaziyorum.

Adada plajin oldugunu duyunca,saatlik bir zaman diliminde ordaysaniz, bence aaa denize de girelim diye heveslenmeyin, cunku plajlar biraz uzak.  Ama atv/scooter kiraladiysaniz, siz bilirsiniz, karar sizin:)


Bu ada tam bir romantizm adasi. Balayi icin ideal, ama kac gun kalmak istersin diye soracak olursaniz, bana 2 gun yeter derim, burada yasamak istemem, cunku ada hissi beni pek sarmadi, yani yillardir Buyukada'da bir evimiz olsun isterim, simdi diyeceksiniz ki kiza bak Buyukada'da evim olsun ama Santorini'de yasamam diyor:) Garip belki ama bu adanin keyfine, zevkine bayilsam da, ben ulasabilirlik hissini seviyormusum onu anladim,yani Buyukada yine de bana sehrin icindeymis gibi geliyor, burasi ise sanki sadece balayi icin gidilir gibi. Galiba anlatamadim, ne bileyim iste oyle....

Yemekler ise Istanbul'daki orta ustu diye tabir edebilecegimiz yerler ile asagi yukari ayni. Biz bir kafede oturduk. Iki kisi karisik izgara ve 2 bira 28 Euro seklinde bir kampanya vardi. Biz de secimimizi karisik et yemeginden kullandik, etler cok iyi pismisti, soylemeden gecemeyecegim Yunanlilarin birasi cok guzel, ben resmen bayildim.
Bizim coban salatasinin uzerine, peynir koyunca oluyor size Yunan Salatasi:)


Balayina gideceklere ise, bu adayi oneririm, sahane romantik butik oteller var, havuzdayken ickini yudumlamaktan keyif alacagin yerler, mezeler, guzel muzikler....

Bu cafe sirinligi ile fazlasiyla insani cezbediyor.

Son öneri, gezmek keyifli hos ama hava çok sıcak olunca bunaltiyor. Yaninizdan gunes kremini, gunes gozlugunuzu ayirmayin ve sapkasiz cikmam deyin:) 

30 Ağustos 2012 Perşembe

ETS ile Yunan Adaları Turu

Her guzel sey gibi tatil de bitti, gercek hayata baliklama daldim, insanin adaptasyon surecine hayranim, bir anda kum, gunes, deniz derken; eyvah sabah 6 ise yetismem lazim durumuna bir gunde bunyem nasil alisti veya nasil alismak zorunda kaldi anlayamadim, tabi hala tatildey-MİŞ gibi yapmaya devam ediyorum, burnumda nivea gunes kremi ile dolaniyorum evde.

Yunan adalari ile tek tek yazi hazirlayacak olsam da oncelikle ETS hakkinda yazmak istedim, cunku geziye gitmeden once biraz arastirma yapmistim ama yine de aklimizda soru isaretleri ile tura katilmistik. Esimle ben pek tur insani degiliz, bireysel gezmeyi daha cok severiz ama gemi seyahatinde durum biraz daha farkli...


Simdi ilk gunden baslayacak olursak, gemiye binmeden onceki islemler icin saat 13:30'da Izmir'deki limanda olmamiz istenmisti. Biz de sira olacagini bildigimiz icin saat 14:00 gibi gittik. Acikcasi kuyrukta beklemek yerine serin bir yerde oturup beklemeyi tercih ettik. ETS limanda cadirlari kurmustu, valizlerimizi aldilar. Bekleyen kisiler icin kuru pasta ve meyve sularinin oldugu bir masa hazirlamislardi. Sirayla herkesin bilgilerini kontrol ettikten sonra gemiye aldilar. Geminin limandan ayrilisi saat 18:00'i buldu. Gemide pasaportlarimizi teslim ettik ve bize bir gemi karti verdiler. Pasaportlarimizi gezinin bitimine kadar bir daha gormedik, bize verilen kartlar bir nevi pasaport islemi gordu, her yerde bu kartlari kullandik.

Biz nasil olsa denizin ustunde olacagiz, tatilde odaya da kapanmayacak oldugumuza gore diye dusunerek, ic kabin satin almistik. Tabi fiyatin uygun olmasi da bu kararimizi kolaylastirdi:) Iki kisi 1750 TL civari odedik. Bu fiyata gemide konaklama, tam pansiyon yemekler dahil. Gemide gunluk kisi basi 7 Euro bahsis aliniyor, gezi sonunda hesabi kapatirken oduyorsunuz. Calisan kisileri gordukce bu parayi fazlasiyla hak ediyorlar diye dusunduk. Odamiz hakkinda fikir sahibi olabilmeniz icin fotografini da paylasmak istiyorum. Iki ayri yatak var, bir tane dolap var. Odanin icindeki banyo da yeterli buyuklukte, bizim beklentimizi karsiladi. Gemideyken deniz manzarali bir odayi da gorunce, esasinda deniz manzarali da alabilirmisiz diye dusunduk. Denizi gorerek de uyanmak guzel olabilir.
Yemekler asagidaki yemek salonunda acik bufe olarak veriliyor. Yemeklerdeki sicak icecekler ucretsiz, sarap, bira icmek isterseniz de fiyatlari bence pahali degil, disarida herhangi bir kafede/barda ictiklerimiz gibi. Bir bira yanlis hatirlamiyorsam 2.75 euro idi. Acikcasi biz yemek yerken, bazi kisilerin memnun olmadigini da duyduk ama ne kadar ekmek o kadar kofte hesabi cok da beklentinin yuksek olmamasi gerektigi kanaatindeyim. Mesela aksam yemeklerinde salata bufesi, corba, et yemekleri, pilav, balik, tatli ve meyve bufesi oluyordu.
Aksam yemekleri iki oturumda yapiliyor. Ilk oturum 19:30'da basliyor, gemiye binmeden bir kac gun once bu kararinizi bildirmeniz gerekiyor. 19:30'daki oturumu tercih etmenizi oneririm. Cunku Mikanos turunda 20:00 civari limanda oluyorsunuz. Adaya gezecek cok daha fazla zaman kaliyor.  Gemide bir de alacart restoran var, kisi basi 10 euro civari, biz gitmedik. Yemek salonunda yeterince garson calisiyor, her masayla aninda ilgileniyorlar.
ETS'nin organizyonlarini da sevdim, saat 08:00'de botlar gelecek ve limana gidecegiz diyorlar ve o saatte botlar gelmis oluyor. Ayni sekilde Mikanos'da gemiden iner inmez adanin merkezine bizi goturecek otobusler hazir beklemekteydi. Yeterince otobus vardi. Herkes sirayla otobuslere binerek gitti.

Gemiye biner binmez, bilgilendirici bir sunum yaptilar, gemideki hayatdan ve yapilacak turlardan bahsettiler. ETS'nin begendigim bir yonu de bu turlara katilin gibi baski yapmamis olmalari. Yani su yollarla adayi gezebilirsiniz diye acikladilar, alternatifleri sundular, kisileri zorlamadilar. Bence tur almaya gerek yok, bireysel cok rahat gezilebilecek yerler.

Ayrica, gezinin sonunda pasaportlari dagitmaya 6. kattan basladilar, biz de 6. katta oldugumuz icin, gemiden hic vakit kaybetmeden ayrildik. Pasaportlari da herkesin oda numarasini soyleyerek tek tek teslim ettiler.

Acikcasi bu yazimla, ETS ile Yunan Adalari seyahatine katilmak isteyenler olabilir diye biraz bilgilendirmek istedim. Biz esimle memnun kaldik, tabi ki herkesin beklentisi, hizmet anlayisi farkli olabilir, ben memnun kaldim diye herkes memnun da kalmayabilir. Bana tavsiye eder misin diye soracak olursaniz, kesinlikle tavsiye ederim.

15 Ağustos 2012 Çarşamba

Geri sayim

Evde gunlerdir burnuma nivea gunes kremini surup oyle geziyorum, cunku nivea gunes kremi bana tatili hatirlatiyor ve kokusu beni her daim mutlu ediyor. Nasil tatile ihtiyacim var siz su garip ruh halimden anlayin artik.

Neyseki bu hallerim yarindan itibaren sona erecek. Cuma gunu yillardir istedigim Yunan adalari turuna katilacagim, beyaz ve mavi agirlikli ortamlara, rembetikoya ve gunese kendimi birakacagim. Tatile inanilmaz motive oldum, bu aksam valizimi de hazirladim. Ne guzel bir dusunce yorgunlugu... Yok efendim sapkami aldim mi, sortlardan hangini alsam....Oyy oyy tek derdim bu olsun valla:)

Arivederci sayin izleyiciler, su kizin feci tatile ihtiyaci var, bir gitsin kafa dinlesin belki artik daha cok yazar:)

fotokaynakEsra Gulmen Buyukdoganay

9 Ağustos 2012 Perşembe

Balıkçıköy-Tunalı

Yillardir Tunali'da acilan Balikcikoy'un kalabaligini gorup, listeme eklememe ragmen, ancak gecen ay deneme firsati bulabildim. Ankara'da son yillarda artan balikci sayilarini da goz onunde bulundurursak, ciddi rekabet var diyebiliriz. Tunali'daki balikcikoy renkli saksilari, mavi beyaz dekoruyla cezbeden bir yapisi var. Her zaman da kalabalik olur, cuma cumartesi gunleri gibi yogun gunlerde rezervasyon yaptirmak gerekir.

Biz de aksamin yogun saatleri haricinde, keyifli bir aksamustunu sectik, saat itibari ile neredeyse butun masalar bostu, istedigimiz masaya oturabildik. Meze dolabina gelince, bir cok meze cesidinin olmasi resmen gozumu döndürdü, siparislerimizi verdik.

Genel degerlendirme yapacak olursam, mezeler ortalama, hatta beklentimin altinda. Patlicanli-kirmizi aci biberli olan atom cok guzeldi.Karisik ege otlari bence oldukca vasatti, tavsiye etmem. Ayrica, girit ezmesine bayilirim. Gider gitmez hemen girit ezmesi siparisi vermistim, butun mezeleri getirdiler, girit mezesini unuttular. Tekrar hatirlattigimizda, restoranda toplam uc masa dolu olmasina ragmen, cok gec getirdiler. Ve keske hic gelmeseydi dedim, hayatimda yedigim en kotu girit ezmesiydi. Tadi o kadar garipti ki sanki cig tarhana yiyormusum gibi hissettim, tabi ki o kadar kotu olunca, sadece tadina bakip biraktim. En son geldigi icin ve cok da kotu oldugu icin fotografini bile cekmedim.

Fiyat&lezzet olarak degerlendirecek olursam, vereceginiz paraya cok daha lezzetli seyler yiyebileceginiz yerler var. Sozun ozu, tavsiye etmiyorum.

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Otlangac Ankara

Oburcan'i bilenler bilir, nerede ne yenir diye kararsiz kaldigimda kesinlikle rehber olarak Oburcan'in sayfasina bakarim. Yine boyle ne yesem dedigim bir gunde efsane Otlangac'in tekrar acildigini Oburcan'in sayfasindan ogrenmis oldum. Otlangac Ankara icin midye tava ve kokorec konusunda efsanedir. Onceden Sakarya Caddesi civarindaydi, universitede okurken ara ara gidiyordum, o zamanlar tabi kokorec, midye gibi seylere biraz daha mesafeliydim, simdi ise resmen aşeriyorum:) Neyse lafi uzatmayayim Otlangac kapandi ve bizim icin de bir donem kapanmis oldu. Taaaa kiii...Efsane Otlangac'i torunu Yildiz'da yeni yerlerini acincaya kadar. Tabi gideli biraz oldu ama ben ancak yazmaya firsat bulabiliyorum.

Birincisi Otlangic'i deneme amaciyla gidiyoruz ya, uc buyugun tadina bakmamiz lazim:) Midye dolma, midye tava ve kokorec! Olmazsa olmaz. Once midye dolma ile acilisi yaptik. Ankara'da yedigim en iyi midye dolma diyebilirim.Midye tava ise ayri bir guzellik hele o sosu...Offf offf! En sonunda da kokorec yedik. Kokorec de tam benim istedigim gibi, ici baharatli ve soslu. Hepsinden fazlasiyla sinifi gecti.

Ama gideceklere yegane onerim, "Ooo, Otlangac acilmis diyerek bizim gibi herseyden yemege kalkismamalari". Yemek bittiginde oyyy anam anam diye kalktim resmen :)

Sozun ozu, Otlangac siddetle tavsiye edilir:)


2 Ağustos 2012 Perşembe

Odtü-Naz Gıda

Bu gece planlamadigim bir sekilde kendimi okulumda, Odtü'de buldum, tam sunshine'in gobeginde. Icim o kadar huzurla doldu ki...Okulumu bir kez daha ne kadar cok sevdigimi anladim. Sunshine denilen yer okulun yurtlar bolgesinde, bildigin beyaz plastik sandalyelerin oldugu cay bahcesi kivaminda bir yer. Cay icip, cekirdek citlersin, bulusma yeridir bir nevi, yaz okulunun vazgecilmez yeridir.

Bir de Naz Gida vardir. Okulun icinde icki satisi yasak oldugu icin, okulun 100. yil cikis kapisinda guvenlikten gecip, biraz yurudun mu karsina Naz Gida cikar. Burasi Asmalibahce ayakta iciciler, Bestekar sokakta iciciler gibi kisilerin birbirini gorebildigi yerdir. Zaten okul hayati boyunca, Naz Gida'nin sahibinin ickiden kac para kazandigi konusulur. Disarida bir yerde icmek de guzeldir ama okulun icinde hele bir de yasak ya olur olmadik yerde canin icki cekebilir veya icmek icin bir bahanen olabilir. Hic usenmeden okulun en uzak noktasindan onca yolu yuruyup icki almaya gidersin. Zaten aksamin o saatinde o kapidan cikiyorsan ve yarim saat icinde o kapiya tekrar donuyorsan, bunun tek bir aciklamasi olabilir: Naz'dan geliyorsun. Guvenlikciler anlamasin diye bilerek oyalandigimiz olurdu. Hee bir de yol kenarinda icen amcalar gibi elinde siyah bir posetle okula girmeyeceksin, varsa eline bir tutam fotokopi kagidi, kalinca bir kitap ve sirtina da bir sirt cantasi alacaksin. Gorenler yarin kesin sinavlari var, arkadaslarin evlerinden o saatte ders calismaktan geliyor desin:) Eger mimarlikta okuyan bir arkadasin da varsa, onun bazukasini alip, biralari icine atarsan yakalanma sansini minumuma indirirsin.

Simdi okuyucu olarak dusuneceksin ki, bu kiz herhalde surekli iciyor, esasinda hic alakasi yok hele o donemde ben bir birayi bile zor bitirirdim. Simdi isler degisti, alkolik oldum:) Saka saka:) Ama okulda yasakti ya o yuzden icecegimiz bir yudum bira bile daha guzel gelirdi, o kadar yol giderdik.

Iste bu aksam tesadufen okula gitmenin, Naz'in onunden gecmemin sebebi ile eski gunleri animsadim. Hey gidi gunler hey!

Not: Bu yaziyi yazdiktan sonra, internette Naz Gida'yi arastirayim dedim, eksisozlukte guzel seyler buldum. Siz de okumak isterseniz, iki tik tik