Sayfalar

31 Aralık 2012 Pazartesi

Isim lazim:)

2013 yilinda kendi yerimizi aciyoruz.cafe bar tarzinda bir yer olacak, tabi en onemli kisim acacagimiz yerin ismi. anladim ki bir cocuga isim koymak ne zormus.kendi kendime konustugumu fark ediyorum, bazen sacmaliyorum, bazen bu isim kesin tutar diyorum, bir gun sonra vazgeciyorum.veeee karar verdim, bugune kadar ne yasadiysam paylastigim sizlere sormak istedim. Acacagimiz yerin adi ne olsun? secilen ismin oneri sahibine omur boyu %10 indirim

26 Aralık 2012 Çarşamba

Assos Meze Balık

Gideli bir kac ay olsa da ancak yazabiliyorum. Assos Meze Balik'a sirf mezeler icin gittik, hatta usenmedik, Oburcan Cayyolu subesini o kadar övünce Cayyolu'na gittik. Mezeleri seçerken baya zorlandık. En sevdigim mezelerden olan Girit ezmesi ikram olarak geldi, bir ikrama gore baya guzeldi, beni mutlu etti.

Kayda deger diger meze ise topik idi. Icinde hafif bir tarcin vardi.

Ahtapotu ise kurutmadan yapmayi basarmak cok önemli. Bazi yerlerde lastik gibi oluyor tadi, bazilari ise kupkuru yapiyor. Ahtapotta ince bir ayar var, Assos bunu başarmış.
Patlicanli meze aldik,biraz ortalamanin altinda bir meze idi diger mezelere kiyasla.

Tabi meze söyleyince olmazsa olmazlarimiz arasinda tereyagli karides guvec alir. Guvecin icindeki tereyagini resmen sömürürüm ekmekleri bana bana:)
Ve kapanışı incir tatlisi ile yaptik.
Assos gunes alan ferah bir mekan, haftasonu aksamlari canli muzik oldugunu duydum, biz gunesli bir ogle saati gittik. Oldukca keyif aldik. Gonul rahatligi ile gidebilirsiniz.

23 Aralık 2012 Pazar

Gaga Manjero

Cumartesi aksami Gaga Manjero'ya gidelim dedik,bir suru yerden duydum, okudum vs. Tabi dedikleri kadar varmis, her yer dolu, rezervasyonsuz mumkun degil durumu:) Sangriasini uzun zamandir duydugum icin merak ediyordum, pazar gunu icin keyifli bir secim olacagini dusunerek bugun gittik ve iyi ki de gitmisiz.

Esasinda olayin biraz daha basina saracak olursam, ogrenciligim boyunca Radyo Odtü dinlerdim ve ozellikle 08:40 dersime yetismeye calisirken, bir yandan da Modern Sabahlari dinlerdim. ve yurt odasinda millet uyanmasin diye kendi kendimize kikir kikir gulerdik.  Sabahin o erken saatinde bizim gibi erken kalkanlarla, dersleri gec olduklari icin pufur pufur uyuyanlari uyandirmamak icin, bir yandan katila katila gulmek isterken bir yandan da kendimizi zor tutardik. Tabi aradan yillar gecti, hala bu programi surduruyor olmalari buyuk basari. Simdi bu programi sunanlar, programlari gibi guzel bir yer acmislar. Tunus Caddesi'nde Gaga Manjero. Dekoru basit ve zevkli bir yer. Bugun Pazar gunu olmasi sebebi ile sakin sayilabilirdi. Calinan muzikler de oldukca hostu.

Menusune gelince, oldukca eglenceli bir menu. Spagetti bolonez icin "Evde yaptiginiz bildigin kiymali makarna" veya Fish&Cips icin "Yasasaydi Lady Diana da bundan yerdi" gibi cumleler ile programdaki kendi kendine eglenen uc arkadasin, kasmadan abi ne yazsak su menuye diye konusmalari arasinda cikmis bir menu gibi. Zaten programi dinlerken de boyle hissederdim, uc yakin arkadas, sanki kendi aralarinda geyik yapiyorlarmis da mikrofon acik kalmis ve biz de dinliyormusuz gibi. Simdi her sabah bu programi dinleyenler dedigimi anlayabilir de, programi hic dinlememis iseniz ne diyor bu Lulu diyebilirsiniz:) Neyse uzatmayalim efendim, gidin Sangria icin:) Anamin karninda Sangria iciyordum da ondan tavsiye ediyorum:P 





Kafes Fırın Filistin Caddesi'nde Açıldı

Istanbul'da yasadigim donemlerde Ankara'ya geldigimde illa ki Kafes Fırın'a gitmek isterdim. Eskisehir yolu uzerinde yer aldigi icin, her zaman gitmem mumkun olmazdi ve eger gidememişsem boynu bukuk bir halde Istanbul'a donerdim. Simdi Ankara'da yasiyorum ve yeni yil hediyesi gibi guzel bir haberim var. Kafes Fırın Filistin Caddesi'ne acildi. Dun aksam bloggerlar olarak davetliydik. Muhtesem bir ev sahipligi yaptilar. Blog dunyasindan takip edip de yuzyuze tanismadigim bir suru kisi ile tanisma firsatim da oldu. Kafes Firin'in kurucusu Rezzan Hanim bence kesinlikle tanisilmasi gereken bir insan. Konusmamizda Kafes Firin'i nasil kurdugunu ve nasil gelistirdigini oyle mutevazi sekilde anlatti ki hayran olmamak elde degil ve hic bir zaman basariyi tek basima ben yaptim demedi ve basarinin arkasindaki guzel ekibine tesekkur etmesini bildi.


Baslangicta bize ikram edilen sicak sarabin tarifini almakta gec kaldim, cok lezzetliydi. Masalarda bizler icin ozenle hazirlanmis ikramlar vardi.
Bir de bizler icin hazirlanmis bir tatli ikram ettiler, herkes kasiklaya kasiklaya kapta bir sey birakmadi.

Ogle yemeklerinde de cok saglikli yemekler cikariyorlarmis. Hatta benim gibi zamansizliktan evde yemek yapamayanlar icin, facebook sayfasindan takip ederek aksam icin yemek ayirtabiliyormuşsunuz. Rezzan Hanim tarifleri anlattikca, resmen agzim sulandi. Tunali bolgesinde yururken, nerede yesek diye sordugumuzda artik cok guzel bir alternatifimiz var:)

Sozun ozu Kafes Firin benim her zaman yuzumu gulduren bir yerdir. Ve her zaman evimde gibi hissettigim sicacik ve samimi bir ortami vardir. Burasini herkese gonul rahatligiyla tavsiye ederim. Ve hatta simdi pazar kahvaltisi icin bir seyler almaya Kafes Firin'a gidiyorum:)

22 Aralık 2012 Cumartesi

Artık ben de varım:)

O kadar yazmak istesem de yazamiyorum, bir sey icimdeki cumlelere noktayi koydu. Blogu aciyorum, takip ettigim kisileri okuyorum, sonra yazayim diyorum ama olmuyor. Artik su ruh halimden cikmak istiyorum. Muhtemelen beni bu hale getiren"fotograf yukleme limitinizi doldurdunuz' hedö bödö cumlesi oldu. Gecenlerde bloga fotograf eklemek isterken, bir anda limitimi doldurduguma dair uyari gelmisti. Pek de arastiramadim ama picasa adli programda web albumu yaptiktan sonra yukleyebildigimi ogrendim. Zaten dar zamanlarda yazdigim icin, once picasa web albume yukle, oradan bloga yukle derken useniyorum yazamiyorum. Fotograf limitini benim gibi dolduranlarin buldugu pratik bir cozum var ise paylasabilirseniz cok sevinirim. Yoksa blogu acip, öküz-tren iliskisinde bloga bakip bakip kapayacagim. Anladiniz siz onu:)

Hee bir de sosyal medyadan fazla uzak kalan bir kisilik olarak adim adim geliyorum. Twitter hesabi aldim. Daha kullanmis degilim, hesabi aldim biraktim. Ola ki takip etmek isterseniz twitter kullanıcı adım: birazhayatlulu

Kesmedi bir de foursquare ve facebook hesabi aldim: Lulu, maille bulmak isterseniz birazhayat@gmail.com

Bloga pek yazamayinca, belki buralarda olurum dedim:) Beni ekleyin anacim:) 

4 Aralık 2012 Salı

Bu aksam damardan

Bu aksam youtube'da tesadufen Orhan Gencebay'in yeni albumune denk geldim, bu sarkiyi dinleyeyim su sarkiyi da dinleyeyim derken, bir baktim butun gece Orhan Gencebay sarkilari dinlemisim. Normalde bu tarz muzigi pek dinlemesem de itiraf ediyorum ben baya sarkisini biliyormusum:) Kose yazilarinda aman hic guzel olmamis, yazik etmisler Orhan Gencebay sarkilarina deseler de bence gayet guzel olmus.

Bu aksam damardan olsun:) Dertler benim, cile benim, mutluluk senin olsun:) Haydeeee!

29 Kasım 2012 Perşembe

Ankara'da Keyifli Bir Haftasonu Icin Oneriler

Ankara ile ilgili bir onceki yazim ile ilgili yorumlar ve e-maillere bakinca baya onemli bir konuya deginmis oldugumu anladim. Turist gibi gezmenin yaninda bence Ankara'da yasayan kisiler icin hafta sonu ne yapsam sorusu onem arz eder. Yapilabilecekler listesini kendimce paylasmak istedim.

Son yillarda, Ankara esasinda tam bir alisveris merkezi sehrine donustu. Burasi zaten Turkiye'de kisi basina dusen alisveris merkezinin en cok oldugu sehir. Sebebi basit esasinda, buyuk sehir, dolayisi ile cok insan yasadigi icin alisveris yapacak potansiyel cok, deniz yok, hava genelde soguk, dolayisi ile insanlar kendilerini bir cok seyi bir arada yapabilecegi alisveris merkezlerine atiyor. Ankara'da yapilacak etkinlikler listesinin liste basi gibi yazmis olsam da sahsen cok alisveris merkezine giden bir insan degilim, sadece durum tespiti yapmak istedim.

Sabah guzel bir kahvalti yapayim derseniz, Eskisehir yolu uzerindeki Kafes Firin'i oneririm.(Burada tatlilar da sahanedir, insani kendinden gecirir, kahvaltinin ardindan kahve&tatli guzel gider). Uzun sure zamaniniz varsa Liva'da kahvalti guzel oluyor. Onceden kahvaltilarimizi evde yapardik, ozellikle son yillarda millet olarak kahvaltimizi disarida yapma aliskanligi edindik, boylece kahvalti yapilacak alternatifler cogaldi. Bu da benim gibi kahvaltiseverlere yaradi.

Doga ile ic ice olayim, agac kokusunu hissedeyim, kuslarin sesini duyayim derseniz, Eymir Golu'nu tavsiye ederim. Artik haftasonlari araba ile almiyorlar bilginiz olsun. Golbasi da ikinci alternatif olabilir. Deniz olmayinca gol karsisinda dusuncelerden arinmak da guzel oluyor.

Cadde icinde olayim, hem insanlari goreyim hem de bir iki dukkana ugrayarak, sehri hissedeyim derseniz, Tunali Hilmi Caddesi ve Kizilay'da kucuk bir yuruyus hos olur. Tunali'ya gidilmisse, Ankara klasigi olan Kitir'da bir bira icip, patates yemek keyifli olur.

Kizilay meydani ne kadar kalmamis olsa da Ankara'ya gelince, Kizilay'a da ugramak lazim. Kizilay'in kendi halinde olusunu seviyorum. Kizilay'da haftasonu kitapcilarda zaman gecirmek, ozellikle Dost Kitapevi'ne ugramak, insanin bir gununu oldukca keyifli gecirmesine sebep olabilir. Kizilay icin de Mulkiyeler Birligi'nde oturulmasini tavsiye ediyorum. Yuksel Caddesi'nde cogu zaman eylem oldugu icin, eylem yapanlarin sloganlarinin bolca duyuldugu yer olsa da Kizilay'daki bence en keyifli yerlerdendir.

Ankara Kale, Ankara'da yasayip turist gibi hissedebileceginiz bir yer. Esasinda cok buyuk bir beklentiniz olmasin, Kale'nin civari ne kadar yapilmis olsa da bir kac sokaktan olusuyor. Burada en cok antikacilari gezmek keyifli. Bir de gidilmisken Koc'un Cengelhan Muzesi gezilmelidir. Ben bu muzeyi gezerken keyif almistim, buraya yazarken animsadim. Etnografya Muzesi de gezilmesi gereken yerlerdendir. Burayi gezmek icin biraz zamanizin olmasinda fayda var.

Ankara'da aksamlari keyifli bir yemek yenebilir, ozellikle son zamanlarda raki&balik seklinde yenebilecek cok guzel restoranlar acildi. Gece bir saati gecirdikten sonra, karniniz acikirsa, Esat'daki Aspava'lara gidilebilinir, eger corba icip ayilmak isteniyorsa, Hosdere'deki Beykoz'a gelinmelidir. Bir de Ataturk Orman Ciftligi'ne gidilerek kokorec yenilebilinir.

Eger ogrencilik gunlerine donmek, kampus hayati yasamak istenirse, kapidaki gorevliler Beyaz Saray'a giriyormuscasina muamele etseler de, kimlik birakilarak Odtu'ye gidilebilinir. Kutuphanesi keyiflidir. Secilecek bir suru kitap vardir, secim yapayim derken resmen basiniz agrir, ama sonunda deger. Guzel bir kitapla kutuphanenin icindeki kirmizi koltuklara yayilmak oldukca keyiflidir.

Simdilik aklima gelenler bunlar. Ozellikle cok fazla restoran adi vermek istemedim.Zaten yedikce/ gezdikce paylasiyorum. Umarim isinize yarar:)