Sayfalar

Montenegro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Montenegro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Temmuz 2013 Pazartesi

Güle Güle Balkanlar

Balkanlar gezisi ile ilgili yazılarımın sonuna gelmişken, gidecek olanlar için hap gibi bir özet geçip bu yazıyı sonlandırayım dedim.

1. Balkanlar'ın doğası muhteşem, özellikle Sırbistan ve Bosna Hersek'in kuzey doğu bölümleri oldukça yeşil ve dağların arasından geçen ırmaklar da tablo gibi insanı büyülüyor.

2. Balkanlarda yollar genellikle virajlı, motosiklet sevenler için ideal, asfalt kalitesi de iyi. Hız sınırı düşük olduğu için Türkiye'de otobandan gidersem 2 saatte varırım mantığını Balkanlar geziniz sırasında 2 ile çarparak düşünmenizde fayda var.

3. Balkanlarda Hristiyan mezarlıkları çok güzel, bu kadar iç açıcı rengarenk mezarlıklar görmedim. Fransa'da Montparnesse'daki mezarlıktan çok etkilenmiştim büyüklüğünden yeşilliğinden, resmen park gibi huzurlu oluşundan burada ise  her mezara bırakılmış rengarenk yapma çiçekleri görünce, siyah mezar taşlarının insanı korkutmayan huzurlu halini sevdim.

4. Belgrad'ın kızına erkeğine fazlasıyla torpil geçilmiş. Yok böyle güzellik diyebilirim. Bence Ruslara, Ukraynalılara güzel diyenler Belgrad'a gitmeden konuşmalılar.

5. Balkanlar'da yol kenarlarında çiçekli mezar taşları gibi şeyler görmeniz mümkün. İlk gittiğimde şaşırmıştım, yolda o noktada kaza yapıp ölenler anısına yapılıyormuş.

6. Kotor'a gidenler Stari Milini'de deniz ürünleri ziyafeti çekmeliler fiyatları çok ucuz değil ama ambiyans ve yemek kalitesi anlamında bence değer.

9. Kotor'da feribotu görüp gaza gelmemeli, Kotor''dan Budva'ya kadar olan yolu deniz kenarında ince çizgi ile gösterilmiş yoldan giderek gezilmeli, evlerin güzelliğine hayran kalmalı ve buraların hala turist akınına uğramamış olmasına şükredilmeli.

10. Saraybosna'da börekten ve cevabi denilen köftelerden yenmeli, yanında yoğurt denilen ayranımsı şeyden içmeli

11. Balkanlar gezisini arabayla yapacak olanlar bence otel rezervasyonu yaptırmamalı, gezdikçe aaa burası çok güzelmiş dediği yerde kalmalı, interneti olan cep telefonunuz varsa zaten booking.com sayesinde ucuz ve uygun otelleri bulabilirsiniz.

12. Ülkeler birbirine geçmiş gibi, bir ülkeden diğerine geçme de sıkıntı yok, eğer Schengen vizeniz varsa buralara kadar gelmişken bir de Dubrovnik'i görmeli. Biz geçemedik içimizde kaldı.

13. Hangi ülkeye gidilirse ilk iş o ülkenin haritası alınmalı ve gezilecek yerlerden seçme yaparak gezilmeli....

Şimdilik aklımda kalanlar bunlar. Balkanlar gezimiz çok güzeldi. Hazır vize istemiyorken, bu güzel ülkeleri keşfetmek lazım... Bol gezili günler ve güle güle Balkanlar....

25 Temmuz 2013 Perşembe

Karadağ-Kotor-Budva



Mostar'dan sonra ertesi gün Karadağ’a geçtik. Daha önceden bir arkadaşımız Sırbistan’a giriş damganız var ise, Karadağ’a girmekte sıkıntı yaşayabilirsiniz demişti. Hiçbir sıkıntı yaşamadık. Zaten bu ülkeler birbirine geçmiş bir halde. Karadağ’da ormanlar azalsa da burada da güzel bir deniz manzarası başlıyor. Bütün kıyıyı arabayla dolandık.


Kotor’ a gelmeden, Löplöpçüler’in önerdiği Stari MiliniRestoranı’nda durduk. Deniz ürünleri burada on numara, zaten Karadağ’ı gezdikçe farklı yerlerde bu restoranın billboardlarda reklamlarını gördük. Restoran ağaçlar altına kurulmuş masalardan oluşuyor. Yanınızda şırıl şırıl sular akıyor, mis gibi ağaç kokuları ve şahane yemekler. Menüyü görünce eşimin gözü döndüğü için, galiba biraz abarttık.


En başta gelen fesleğenli zeytinyağı on numaraydı.




Başlangıç olarak tuna söyledik, sonrasında ahtapot salatası yedik. Ahtapot tam kıvamında pişmişti.




 Midye siparişi verdik, koskoca bir tabak içinde midyeler…Deniz suyu, beyaz şarap ve maydanoz ile kısa bir süre kaynatıyorlarmış. Suyunu çorba gibi içemesem de midyeler güzeldi. İki kişi için bence çok fazlaydı. Başka yemekler söylediyseniz, bu midyeler dört kişiye yetebilir.



Bunun haricinde bir de bir de kalamarlı siyah risotto söyledik. Yanında mısır unuyla pişirilmiş ahtapot geldi. Mısır unu bence ahtapota yakışmamış. Ama risotto çok güzeldi. Resmen o kadar yedik ki saatlerce kalkmadan oturabilirdim. Burada hesap biraz pahalı geldi. 134 Euro tuttu. Otel için ödediğimiz paralara kıyasla, iyi ödemişiz:) Her zaman bu kadar para vermeyiz ama bazen bazı anlar özel olmalı… Bu yemek de öyleydi işte…

Yemeği yedikten sonra, tekrar yola çıktık, Kotor’a gittik. Feribota binmek yerine tüm kıyı şeridini göre göre gezmek istedik. İyi ki de öyle yapmışız. Evler güzel, deniz güzel, manzara güzel… Gerçekten çok güzeldi.


Kıyı şeridi boyunca evler aşağıdaki gibiydi, biz de bu tarz evlerin birinde kaldık. Önümüzde süper bir deniz manzarası...



 Motosikletli bir çok insan gördük. Eşim çıldırdı, seneye motosikletle 10 günlük bir tatil yapalım diyor şimdiden...Allahım şimdiden strese mi girmeliyim acaba?


 
Kotor Kalesi aşağıda dağın eteklerinden tepesine kadar süzülüyor. Biz gündüz gezmedik, akşam gezdik. 

 Gece kalenin içinden bir fotoğraf...



Eğer Pegasus’da Karadağ vs ucuz bilet bulursanız gönül rahatlığıyla gidebilirsiniz. Kotor’u özellikle çok sevdik. Kotor sonrasında Budva’ya gittik. Budva o kadar anlatıldı ki çok severim zannediyordum aksine sevmedim, sadece beton bina. Kötü değil, bizim Kuşadası’na benziyor hatta. Herhalde hayal ettiğim Budva bu değildi, biraz fazla beklentili gitmiş olabilirim. Buradan Sveti Stefan’ı görmeye gittik.

 Sveti Stefan'ı görmek için aşağıdaki gibi ağaçlıklı, mis gibi doğa kokularının olduğu bir yoldan geçtik. Bana Datça'yı anımsattı...

Adayı otel zinciri aldığı için, adaya giremedik. Sadece uzaktan birkaç fotoğraf çektik. Fotoğraf çekmek için 2 dakika kadar durduk, polisin biri ehliyet ruhsat diye geldi. Durmak yasakmış, ceza keseceğini vs söyledi. Muhabbetle iş tatlıya bağlandı. Arabayı uzakta bırakıp aşağıdaki plajda denizi girenler vardı. Biz tekrar sahil kıyısından Kotor yönüne doğru dönmeye karar verdik. Güzel bir evde kaldık. Balkanlar’da “Sobe” , “Zimmer” adıyla bir sürü kişi evinin odasını kiralıyor. Biz de denizin içinde uyunabileceğimizi hissettiğimiz bir apartmanda kaldık. Üç katlı, kahvaltı yok, sadece oda fiyatı 35 Euro. Hem oda fiyatı uygun hem de oda deniz manzaralı, daha ne olsun. Park yeri de vardı. Otelin direk önünde denize girebileceğimiz bir iskele vardı. Şezlonglar da otele aitti. İlk ve son defa denize burada girdik. Dağ ve deniz manzarası eşliğinde, şezlonga uzanıp,  kitap okuduk, güneşi batırdık. Romantik bir yer burası. Akşam Kotor’a kaleye gittik. Kale gerçekten çok büyük, içinde bir sürü restoran, cafe tarzında yer var. Akşam biraz Kotor’da takıldık. Kotor bölgesini eşim de ben de çok sevdik. Esasında bir gün daha kalabilirdik, bu şekilde düşünmüştük ama yollarda geçirdiğimiz zaman çok olunca, arada sınır vs de geçince ne olur ne olmaz 2 gün Saraybosna’ya ayırsak daha iyi olur dedik ve ertesi gün yola çıktık.

Karadağ İle İlgili -meli -malı listesi

1. Hazır vize istemiyorken ve turistik gezi anlamında henüz keşfedilmemiş ve dım tıs dım tıs beachler açılmamışken bu güzel kıyı şeridi muhakkak görülmeli

2. Stari Milini Restoran'ındaki deniz ürünlerini tadıp parmakları yemeli

3. Sevgilinizle deniz kıyısında yer alan bir oda tutup, romantizmi hissetmeli...