Sayfalar

29 Mayıs 2011 Pazar

Pazar Kahvaltisi

Pazarlarin en guzel yani pazar kahvaltisi. Gune guzel bir kahvalti ile baslayinca, butun gunum guzel geciyor. Hele kahvalti deniz manzarasi esliginde, hisarda olunca. Bugun hisardaki Kale'ye gittik. Sabahin erken saatinde gitmenin de avantajini yasayarak, ust kattaki en guzel deniz manzarasi olan koseye gectik,keyifle kahvaltimizi yaptik, sonra birbiri ardina tazelenen caylarla bir guzel de lafladik.
Daha sonra Taksim'e gittim. Bazen tek basima turist gibi Taksim'de gezinmeyi seviyorum. Saat planlamasi yapmadan, pasajlarin icine girmek, kitapcilarda gezmek. Esimle her gittigimiz ulkeden buzdolabi miknatislari aliriz.Ama is kendi yasadigimiz yere gelince, buzdolabimizin uzerinde tek bir miknatis yoktu. Bugun o gozle baktim, nereden miknatis alabilirim diye.Galatasaray Lisesi'nin oradaki pasajda turistlere yonelik ve hatta antika sayilabilecek hediyelikler var. Ama dogru duzgun bir miknatis yok. Istiklal boyunca bircok dukkana da baktim. Genelde cok zevksiz seyler var. Ammmaaa velakkiiin en guzel miknatislari Atlas Pasaji'nda buldum.
Daha sonra kitapcilari gezdim. Gecen gun ne okusam diye sizlere de sormustum.Uzun sure okumayinca icimde okuma istegi costu. Ben de asagidaki kitaplari aldim.

Sebahattin Ali'nin Kurk Mantolu Madonnasi tavsiyesi gelmisti. Onu okudugum icin, Icimizdeki Seytan adli kitabini aldim. Ayrica, okumayanlara Sebahattin Ali'nin Kuyucakli Yusuf adli romani oneririm. Okudugum zaman cok begenmistim.
Gulsemin'in onerisi olan Sineklerin Tanrisi adli kitabi da merak etmistim. Daha onceki konusmalarimizda Hayvan Ciftligi'ni de onermisti. Zevkine cok guvendigim icin hemen aldim. Kitapci da Albert Camus'un Dusus kitabini da gordum.  Onu da sepete attim:) Kitap onerilerini yazdigim defteri evde unuttugum icin, aklimda kalanlari aldim. Diger onerileri de bu kitaplari okur okumaz, alacagim. Cok okumam lazim coooook:)

28 Mayıs 2011 Cumartesi

Yeni Kombinler


 Yaz gelince dugun sezonu acilir, okullar biter, mezuniyet balosu icin kiyafet aramalar baslar. Bu elbiseyi gorunce bir yakinim evlenseydi bu elbiseyi giymek isterdim diye dusundum ve bir kombin yarattim. Benim hosuma gitti, ya sizin?
 Yine tatile gidesim var, soyle sortumu, sandaletimi gecirip deniz kenarinda sakin bir yerde kahvalti yapasim... Herhalde suanki ruh halimle boyle civil civil renkleri icinde barindiran seyler giymek isterdim.Yakinda yeni kombin tasarimlari ile karsinizda olabilirim:)

25 Mayıs 2011 Çarşamba

Kitaplar

Kitap okumak bir aliskanliktir, genellikle cocuk yasta kazanilir. Kimi kitap okumayi cok sever, kimi nefret eder. Herhalde yasadiklarinla durum sekillenir. Bazi aileler muhabbetin en koyu aninda, sirf cocuklari yanlarinda dolanmasin diye hadi cocugum git odana kitap oku derler. Cocuk zaten o noktada nefret etmesin de ne yapsin. Cocuga zaten verilmis ceza gibi algilayacagi icin, iyice sogur. Yetiskinler icin de durum benzer olabilir. Ben de master yaptigim donemde neredeyse gazete okumak istemiyorum demistim, master bitti oh rahat ettim dedim, sonra mesleki sinavlara hazirlanmaya basladim, kitap mitap gormek dahi istemiyorum dedim. Uzun bir suredir kitap okumuyordum. Son zamanlarda kitap okumak istiyorum ama kafami yormasin layalylom birseyler olsun veya oldukca surukleyici olsun, okurken hikayeye kendimi kaptirayim. Uzun zaman sonra Khaled Hosseini'nin Bin Muhtesem Gunes adli kitabini okudum. Oykusunu sevdim. Belki siz yazari Ucurtma Avcisi adli kitabiyla da taniyabilirsiniz. Tekrar kitap okuma istegim geldi, bu aralar dedigim gibi beni okuma hevesime baglayacak, surukleyici bir kitap tavsiyesine ihtiyacim var. Simdi herkesin kitap beklentisi farklidir diyebilirsiniz, ama yine de son zamanlarda okudugunuz hosunuza giden kitaplari merak ediyorum. Sizler ne okuyorsunuz? Hangi kitap son zamanlarda sizde iz birakti?
fotokaynak

Acil Yardima Ihtiyacim Var

Kendi blogumda yabanciyim resmen. Beni bu durumdan kurtaracak zati hallerinizin yardimlarina ihtiyacim var. Bloguma kullanici adi ve sifrem ile giris yapiyorum. Sonrasinda kumanda panelime ulasabiliyorum. Gelen yorumlari yayinlayabiliyorum ama gelen yorumlara cevap yazmak istedigimde, cumlelerimi yaziyorum, yorumlama bicimi bolumunde profil sec diyor. Eeee zaten kullanici adimla giris yapmistim, bu da neyin nesi diyorum ve sonrasinda google hesabini tikliyorum, blogger'a tekrar kullanici adi ve sifremi giriyorum. Bu sefer yorumumun ustunde "Adsiz dedi ki..." diyor. Adsiz kim? Benim ben diyesim geliyor.Ben de gicik oluyorum. Iki gundur yorumlara "Adi/URL" secenegini secerek cevap yazabiliyorum. Bu durum ile daha onceden karsilasan var mi bilmiyorum ama ben bu durumdan hicbirsey anlamadim:( Ne yapmam gerektigini bilen var ise yardim ederse cok sevinirim. Ne diyoruz biz blog arkadaslariiiii...." Iyi gunde, kotu gundeeeeee...." Bloguma dogru duzgun erisemedigim, sizlerin yorumlara kendi hesabimla cevap veremedigim ve ayni sebepten sizlere yorum yazamadigim icin.....Bu benim kotu gunum, hadi bana yardim edin:(  

Iste o profil secin yazisi:(

23 Mayıs 2011 Pazartesi

Roma'da Moda

Roma'da Ispanyol Merdivenleri'nin karsi tarafinda yer alan sokakta bircok unlu markanin magazasi var. Sizler icin cektiklerim
1) Zara
2)Gucci
3) Gucci
4)Dior
5)Prada
6)Louis Vuitton


Roma 3

Roma'da 3. gun ve bir Pazar gunu. Istikametler: Kolezyum, Roman Forumu, Palatino, Piazza Venezia ve Pantheon.Oncelikle Kolezyum'da sirayi gorunce (Indirimdeki Mango kuyrugu gibi hic abartmiyorum) pes etmeyin. Daha once dedigim Roma pass karti aldiysaniz yavas yavas siranin basina dogru ilerleyin, orada kartinizin okundugu turnikeler var. Acikcasi daha onceden okuyup gitmeseydim kesinlikle orada siranin bana gelmesini beklerdim. Sozun ozu siranin onune gidin, su Roma pass'i iyi ki almisim deyin ve kendinizi Kolezyum'un icinde bulun:)

Kolezyum 19. yy'a kadar dunyanin en buyuk anfi tiyatrosu imis. Ve Kolezyum'un Iceriden Gorunusu

Buradan cikinca hemen sol tarafinizda yer alan Zafer Taki

Ve her yerde adi gecen Piazza Venezia.Bazi sitelerde burada yemek yemeden gelmeyin diyordu. Ben de bunu okudum ya illa orada yiyecegiz. Gidince orada bir suru kafe olacak zannediyorum.Tamam haksizlik etmeyeyim var mi var ama bende de galiba bu okuduklarim beklenti yaratti. Gidene kadar acliktan olduk, gidince amannnn dedik biraz daha sabredelim. Bence Roma'da illa orada illa burada yemek yiyin gibi seylere takilmayin. Tabi gurme degilseniz amac keyif almak! Ortam zaten hos, pizzalar makarnalar da gayet guzel. O yuzden gozunuze hos gelen yerde keyfinize bakin. Piazza Venezia'da yiyecegiz diye ara sokakta gordugum hos bir restoranda yemedik ya ben ona yanarim:(

Burasi da mimarlik derslerinde ornek olarak anlatilan Pantheon. Ust kisminda daire seklinde bir aciklik var. Iceriden yukari bakinca gokyuzunu gorebiliyorsunuz. Biz gittigimizde yagmur yagiyordu. Hos bir manzara idi.

L'Isola Tiberina, Tiber nehri uzerindeki kucuk adacik


Bunlarin haricinde Roma'da da her yerde oldugu gibi sokak saticilari var. Polislerden(Carabiniere) inanilmaz korkuyorlar. Zabitayi goren tabanlari yagliyor:) Biz birkac kovalamacaya denk geldik. Burada polis arabalari Alfa Romeo:) Veeeee birkac iyi adam, carabiniere!

Roma'da her yerde kucucuk sirin mi sirin arabalar, her yerde Vespa, Smart ve Fiat 500....Bu araba benim olsun! Fotografa baktikca yuzumu gulumsetiyor:)

Ve malesef bir tatilin daha sonu:(



21 Mayıs 2011 Cumartesi

Roma 2

Roma'da 2.gun. Esimin arkadasi ile daha onceden sozlesmistik. Kendisi Roma'li. Bizi otelimizden aldi ve arabayla sehir turu yaptik. Kahvaltimizi yapmamiz icin bizi sehrin manzarasini gorebilecegimiz bir tepeye cikardi. Iste klasiklesmis Italyan kahvaltisi...Kruvasan ve kahve.  Bu kruvasanlarin icinde krema var, cok lezzetli. Ustunde pudra sekerli seyleri yerken,genellikle leblebi tozu yutmuscasina bogulma becerisi gostersem de bunu afiyetle yedim :)

Daha onceki bir yazimda yazmistim. Askini kilitlemek ile ilgili bir batil inanc. Okumak isteyenler icin iki tik tik. Bu tepe askini kilitleyenlerin kilitleri ile dolu.
Arkadasimizin yanindan ayrildiktan sonra, Vatikan'da solugu aliyoruz. Vatikan Pazar gunleri kapali. Gitmeden once programinizi ona gore yapin. Ayrica, Vatikan'a kisa sortlar, etekler, omuzlari acik bluzler ile girmek yasak. Yaninizda sal bulundurabilirsiniz veya kot -tshirt kombini gibi daha makul seyler giyebilirsiniz. O kadar siraya girdikten sonra gidip de sizin kiyafetiniz uygun degil diye alinmamak,herhalde insani cildirtir. O yuzden bastan sartlari bilip de gitmekde fayda var.


Bir de Vatikan'a girmek icin inanilmaz bir kuyruk var. Biz kuyrugu gorunce acaba girmesek mi dedik. Sonucta buraya kadar geldikten sonra, burayi gormeden olmaz dedik ve kuyruga girdik. Kesinlikle hizla ilerliyor. Cunku kontroller siki bir sekilde yapilmiyor. Gozunuz korkup girmemezlik yapmayin.

Siranin bas kismi sadece
Vatikan'da en basta Vatikan-St.Pietro Basilica'yi gezdik. Burada giris ucreti odemiyorsunuz. Ici oldukca etkileyici. Buradan ciktiktan sonra, Vatikan Muzesi'ni gezdik. Yanlis hatirlamiyorsam giris ucreti kisi basi 6 Euro civari idi. Bu arada onemli bir nokta Vatikan'da Roma Pass gecmiyor. Gidince sormayin, internet sitelerinden okuduklarim kadariyla soranlara "Burasi Vatikan, Roma degil" diyorlarmis. Bazi bilgiler onemsiz gibi gozukse de onemli olabiliyor. Ben de olabildigince okuduklarimi, gorduklerimi sizinle paylasmak istiyorum.
Vatikan Muzesi'nden ciktiktan sonra, Vatikan Kule(Cuppola)'ya cikiyoruz. Buraya iki turlu cikis mevcut. Birincisi yuruyerek, ikincisi asansorle. Asansor belirli bir noktaya kadar cikabiliyor. Daha sonraki kisimlari herkes yuruyerek cikiyor. Kesinlikle tek tavsiyem asansorle cikin. Ben resmen eseklik ettim. Gitmeden bir blogda asansorsuz cikilan kisim kolay cikiliyor, asansore binmenize gerek yok diyordu. Ben de okudum, ogrendim ya, esime yuruyerek cikalim dedim. O diyen dilimi esek arisi soksun! Kesinlikle parasinda degilim yuruyerek 5 Euro, asansorle 7 Euro. Yani arada fark yok neredeyse. Biz cikmaya basladik. Asansorle cikilan noktaya geldigimizde zaten dilimiz bir karis disaridaydi. Acaba donsek mi dedim, hic cikmasak? O kadar cikmisiz artik, hadi gayret dedik. Yukari ciktikca, merdivenler iyice daralmaya basladi. Bazi noktalarda egilerek, duvara iyice yaslanarak gectik. Yukari ciktikca aklima burada olsem, kalsam tovbe billa beni indiremezler, burada olur kalirim dedim:) Saka bir yana, ne kadar giriste uyarsalar da, tekrar tekrar yaziyorum, kapali alan fobisi olanlar, kalp, tansiyon hastalari vs gibi kisiler kesinlikle cikmasin derim. Digerleri icin de tavsiyem kesinlikle asansorle cikin. Neyse biz dil bir karis disarida da olsa, yukari ciktik. Yukarida manzara asagidaki gibi:

Vatikan'i Isvicreli askerler koruyor. Parali askerler tarafindan korunmasi bazi donemlerde sertce elestirilse de ve bu askerler Papalara zaman zaman ihanet etseler de, Vatikan'in sirlarini disari tasimadiklari icin,Isvicreli askerlerin korumaya devam ettigi soylenmektedir. Kiyafetleri rengarenk. Michelangelo bu kiyafetleri cizmis ve aradan gecen bunca zamana karsin ayni kiyafelerin giyilmesine devam edilmis. Bu askerler ile fotograf cektirmeden olmazdi:)
Vatikan'dan ciktiktan sonra, yurume mesafesinde olan Melekler Kalesi'ne gittik. Melekler Kalesi Dan Brown'un Melekler ve Seytanlar adli kitabinda yer alir, hatta yanlis hatirlamiyorsam bir kismi bu kalede cekilmisti. Vatikan ile Melekler Kalesi'nin arasinda yer alan kopru herhangi bir tehlike aninda Papa'nin Vatikan'dan Melekler Kalesi'ne kacisini sagliyor. Fatih Sultan Mehmet'in oglu Cem Sultan bu kalede 4.5 yil hapsedilmistir.
Veee Roma'da her yerde karsiniza cikabilecek en guzel sey! Roma dondurmasi. Yillardir burada her yerde Roma dondurmasi yazar. Cocuklugumdan beri acaba Roma dondurmasi derken gercekten Roma'yi mi kastediyorlar diye merak ederdim.Kesinlikle bir bildikleri varmis. Roma dondurmasi her an yenilesi bir sey, kahvaltidan hemen sonra, ogle, ikindi, aksam hatta yatmadan once:)