Sayfalar

Istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2011 Pazartesi

Saklikoy

Gecen hafta iki gun egitim icin Saklikoy'e gittim. Polonezkoy'e (Istanbul) cok yakin bir yer. Sanki henuz kesfedilmemis gibi. Gecen sene de bu otelde kalmistim. Begenmistim. Istanbul'a yakin bir yer arayanlara, haftasonu tatil kacamagi yapmak isteyenlere, bir yere gitmek istiyorum, uzak olmasin ama huzurlu da olsun diyenlere....Ta daaam iste fotograflar....

Egitim kismini direk atlayip, keyif kismina geciyorum. Egitim bittikten sonra hemen kitabimi kaptim, kendimi hamaga attim.

Iki tas fonu gorur gormez, aaa buradan ne guzel fon olur deyip, parmak arasi terliklerimi cektim:) Baliklar sevimli ama degil mi?

Salincaklari gorunce hoooopppp bir bulutlara bir topragaaaa:) Bir ileriiii bir geriiii:).

 Egitimin bitmesi aksami buldu, haliyle hava da serinledi. Havuza giremesem de fotografini cektim.
Bu da keyif salincagi. Muhtemelen tatil amacli gidiyor olsaydim, sabahleyin erken kalkip,sabah serinligini hissederek kitabimi bu salincakta okumak isterdim. O kadar uykucu biriyim ki kesin iki sayfa okuyup salincakta uyuyakalirdim.

Burasi da otel odalarinin bir bolumu.
 Otelin alani oldukca genis. Boyle yesillik mesillik gorunce hemen evlenecek arkadaslarimi aklimdan gecirdim ne guzel kir dugunu olur burada diye:) Sirf kendimizi dusunmuyoruz yani:)
 Otele ait bir de binicilik kulubu var amma velakiinnnn ben hayvanlardan korktugum icin yakindan sevemiyorum. Varsa yoksa uzaktan...Cici at! Tatli at! Tabi bunlarin hepsi uzaktan! 
Korkak Lulu!
 Vee gece! O ne soguk oyle! Bize ates yakacagiz dediklerinde, bu atesin isinma amacli olacagini idrak edememisim. Siz siz olun hirkanizi alin:)

17 Ocak 2011 Pazartesi

Keyif Yapmak Isterseniz

Bu hafta sonu keyifli keyifli gezdik ve artik sicak bir seyler icelim dedigimizde biraz da tesadufi bir kesifle Hera Pansiyon'da solugu aldik. Iyi ki de yapmisiz. Sanki burasi Istanbul degildi. Kendi halinde, kesfedilmeyi bekler bir sekilde, ev konforunda sicacik bir yer. Istanbul'lu bir Rum aile isletiyor burasini. Ailenin kizi Polenezkoy'un yerlisi ile evlenince, aile de buraya yerlesiyor ve Hera doguyor. Hem restoran hem de pansiyon hizmeti veriyor. Kapidan girince iyi ki de buraya gelmisiz dedik, oyle guzel bir histi ki, bir yanda sicacik yanan bir somine, karsisinda pofidik koltuklar, diger tarafta masalar, bir yanda eski evlerde rastlayacaginiz bufeler. Diyorum ya ev konforunda...
 Biz de usumusuz, kis gunu evde olma hissiyle, sahlep siparisi verdim. Icim isindi. Servis baya hizli. Bir yandan bunlari yaziyorum ama bir yandan da oyle guzel, kesfedilmemis kalsin, burasi bozulmasin istiyorum. Bencillik yapmiyorum ve guzel seyler paylasilmali diyorum. Ve fotograflari sizinle paylasiyorum, belki siz de bir kacamak yapmak istersiniz.


29 Kasım 2010 Pazartesi

Istanbul'da Sonbahar

Bu haftasonu esimle birazcik Istanbul sokaklarini arsinladik.Simdi de biraz Teoman dinledim, o yuzden yazinin basligini Teoman'dan esinlendim ve `Istanbul'da Sonbahar' koydum.
Ilk rotamiz Eminonu idi, bizim icin klasik Eminonu otobus rotasini bir kenara biraktik, Unkapani'nda indik, muzikciler carsisinin orada. Basladik yurumeye, kaptirinca asagi dogru gitmeye, herhalde variriz dedik Eminonune:) Kafiyeli oldu cumlem:P
Yolda yasli bir teyze gorduk, neredeyse gorunmuyordu tasidigi yukten, uzuldum. Muhtemelen cok yasliydi, omzundaki yuk mu agirdi yoksa hayatindaki mi... Bilemedim...Yolda adim attikca savrulup gidecek hali vardi...Hayatin adaletsiz oldugunu dusunuyorum boyle durumlarda ve kendi halimize sukrediyorum.
Bu yazi karamsar bir yazi olsun istemiyorum. Cunku hava guzeldi, sevgilim(esim) yanimdaydi, Istanbul bizimdi...
En basta ara sokaklardan, eski evlerin arasindan Eminonu'ne vardik. Eminonu toptancilarinin arasina pek karismadik, esasinda ben cok severim, ama bu dukkanlara girince cikamam. Ayrica, cok guzel yilbasi susleri gelmis buradaki dukkanlara, rengarenk, isil isil. Ayni bir lunapark esintisi gibi.
Eminonu'nde Is Bankasi Muzesi'ni gezdik, vaktiniz varsa ve yolunuz duserse kesinlikle gidin derim. Is Bankasi'nin gecmisten gunumuze gelisi var. Ilk subelerin acilmasi icin toplatilan imzalardan, devletin tasarrufu tesvik etmesiyle birlikte dagitilan kumbaralara kadar, bir suru sey... Is Bankasi kumbarasina herhalde hepimiz kucukken sahip olmusuzdur. Muzenin cikisinda satiliyor mu diye sordum.
Malesef:( Simdi muhtemen gittigidiyordan alacagim.
Muzede benim ilgimi en cok ceken sey ise, kasa odasi idi. Hep filmlerde gorurdum, o kalin kasa kapisini, ne bileyim hirsizlar cevirdikce tikir tikir eder, kol doner ve kapi acilirdi. Muzede iste oyle karsimdaydi, daha sonra kisisel kasalari inceledik. 'Siz olsaydiniz kasaniza ne koyardiniz?' diye sormuslar ve benim en cok ilgimi cekenler: Seyahat, ilkokul defteri, tatli ve plaklar. Iste favorilerim...
Muzeden ciktik, Karakoy'e yuruduk. Daha sonra Taksim'e gittik. Bol bol fotograf cektik. Iste objektifimize takilanlar...