Sayfalar

7 Aralık 2010 Salı

Git Basimdan!

Uzun zamandir gulmek istiyordum. Tabi ruh halim her gun hatta her dakika degistigi icin bazen de hungur hungur aglayasim da gelmiyor degil. Bazen`Oyle Bir Gecer ki` mi izlesem diye dusunuyorum. Kucuk Osman'in hallerine oturup aglasam rahatlar miyim? Bazen de diyorum soyle kahkahalarla gulmek istiyorum. Gecen aksam `Git Basimdan`a(Due Date) gittik.Esasinda evden cikarken `Av Mevsimi` ne gitme niyetindeydik. Sinemada karar degistirdik, biraz gulelim dedik. Bir de daha onceden `Felekten Bir Gece` (Hang Over) filmini izlemis olmam da karar surecimizi hizlandirdi. Veeee...Git basimdan` a iki bilet lutfen:)

Bu film tamamen sabun kopugu filmlerinden. Boyle filmlerde sanatsal acilar, gorsel solenler beklemiyorum. Tek olcut gulmekten karnimin agrima derecesi:) Soyle diyebilirim film boyunca cok guldum. Herkes ayni sekilde keyif almayabilir, ama ben sonuca bakarim, film ben de ise yaradi. Simdi tekrar neseli halimdeyim. Keske bir `On/Off ` dugmem olsa, azcik keyfim kacsa, ben dugmeme bassam, uzuntumu uzaya yollasam:) Ne guzel olurdu degil mi?

Simdi destek zamani

Dune kadar ben de bilmiyordum, ogrenince `Aaaaa dedim, ne alaka?`, sonra da boyle seyleri desteklemek gerekir dedim. Evet konunun ozu su: NewYork'un taksilerini tasarlamak ve üretmek üzere "Yarının Taksisi" adiyla bir proje baslatiliyor ve ihale aciliyor. Ta daaaa buyuk haber! Ilk uce giren firmadan birisi % 100 Turk. Adiyla namiyla `KARSAN`:)
Bu taksinin `Himm afferin onlara` dedirten yanlarindan birisi de tasarlarken engellileri de dusunmus olmalari. Bu taksi, yürüme engellilerin tekerlekli sandalyelileri ile sığabileceği ve  gorme ve isitme engelli kisilere de yardimci olacak aygitlarin yer alacagi sekilde tasarlanmis. Acikcasi engellileri dusundukleri icin de + 1 puan benden.

CNN'in sayfasinda da Karsan'in ilk ucte kaldigi yaziyor. Gidip de kendim sayfasindan goreyim derseniz lutfen soyle buyurun.

Karsan'in bu projede on plana cikmasini istiyorsaniz, siz de oy verebilirsiniz , o zaman iki tiktik

5 Aralık 2010 Pazar

Dunya Raki Haftasi

Almanlarin bira festivali, Meksikalilarin tekila senligi varken bizim nasil raki festivalimiz olmaz mantigiyla 2006 yilindan itibaren Dunya Raki Haftasi etkinlikleri kutlanmaya baslamis.Bizim bu zamana kadar bundan nasil haberimiz olmamis ben de ona sasiriyorum:) Bu sene ogrenir ogrenmez, hemen Kumkapi'da Capari Restaurant da yerimizi ayirdik. Iyiki de ayirmisiz, yoksa mumkun degil yer bulamazdik. Bundan sonraki gunler belki oyle olmayabilir. Biz dun aksam gittik, festivalin ilk gunuydu, Cumartesi gecesiydi, haliyle pek bir kalabalikti. Igne atsan yere dusmez denecek kadar...

Bu sene raki haftasi etkinlikleri kapsaminda olan mekanlar: Kumkapi, Cicek Pasaji, Balik Pazari, Kadikoy, Tomtom Sokak ve Samatya. Detayli bilgi icin iki tik tik.

Biz Kumkapi'daydik. Gece hayli eglenceli idi, butun mekanlar sanki yilbasi gibi isiklandirilmis, goz aliyordu.
Yol boyunca muzisyenler, dansozler geciyordu. Dum tek tek, her masada herkes gobek atiyordu:)



Yeni Raki sponsorlugunu konusturmus, her yerde Yeni Raki'ya ait birseyler vardi. Biz de Yeni Raki'nin dagittigi teflerden aldik. Artik evde tefimiz var:) Bir de gece sonunda masa masa dolasilarak raki severler sertifikasi dagitildi. Eee artik ben de bir sertifikali raki severim. En iyisi cv'me ekleyeyim:P

Bu da yeni raki dilek agaci.
Butun gece boyunca cok eglendim. Gayet keyifliydi. Gecenin bombasi ise Nuri Alco ile fotograf cektirenler kervanina bizim katilmamizdi. Simdi dusunuyorum da biz gidip fotograf cektirdik mi? Evet evet gercekten yaptik. Simdi acayip guluyorum:) Anı oldu mu bence oldu:) Hatta donuste taksiye bindigimizde, esimle taksi soforu konusmaya basladilar. Esim Nuri Alco da oradaydi,esim de gitti fotograf cektirdi deyince. Adam pohhaaaahhh diye gulme krizine girdi. Alemsin abla dedi. Simdi iyi birsey mi dedi, kotu birsey mi dedi, bilemedim:)


Guzel Bir Dugun Davetiyesi

Gecen gun bir arkadasim dugun davetiyesini verdi. Herhalde su ana kadar en cok begendigim dugun davetiyesi bu oldu. Normalde bu tarz  seylerde cok meragim olmadigi icin, bir de nasil olsa cope atilacak mantigina sahip oldugum icin nikah davetiyesi, nikah sekeri gibi seyleri cok onemsemem. Kendi davetiyem icin de sadece bir kac yer gezdim ve ilk begendigim davetiye son kararim oldu. Cok icime sinmisti, sirindi, cop adam ve cop kadin.Herhalde yine gitsem aynisini secerim.
Lakinnnnnnn....
Arkadasimin bu davetiyesine bayildim, cok sade beyaz bir karton uzerine. Cizimler cok sevimli. Ben de sizlerle paylasmak istedim.

Gelin ve Damat yazisini ben sildim:) Davetiyede gelinle damadin isimleri yaziyordu. Bu ikinci davetiye fotografinin altinda nikaha dair bilgiler vardi. O yuzden eklemedim.
Ben cok begendim, belki dugun hazirliklari arifesinde olanlar vardir. Fikir verebilir:) Anladiniz siz onu:P

3 Aralık 2010 Cuma

Bu kolyeyi cok sevdim

Mart ayi icin Paris'e bilet aldik. Paris romantik sehir. Ask sehri...Paris demisken, Uyuz Cadi' nin blogunda cok seker bir Paris kolyesi gordum, cok begendim, kesinlikle ben de almaliyim dedim. Baktikca insani mutlu edecek bazi seyler vardir ya bu da oyle bir sey. Belki siz de bakmak ve almak isteyebilirsiniz diye, paylasmak istedim.

Seninki kaç santim?

Baslik enterasan, hatta bazi internet sitelerinde, forumlarda konuya fazlasiyla baska boyutlardan deginilmis. Yaratici bir baslik olmus, ilgi cekiyor. Bu bir Greenpeace kampanyasi. Yavru baliklarin avlanmasini, tuketilmesini engellemek icin. Mail adresinle uye oluyorsun, arkadaslarini bu kampanyaya destek vermek icin cagirabiliyorsun, amac insanlari bilinclendirmek, kitlelere ulasmak ve gelecek nesillere bu balik cesitliligini miras birakmak.

"Bugün dünya denizlerindeki büyük balık türlerinin yüzde 90'ı, toplam balık türlerinin ise yüzde 60'ı tükenmiş durumda.

2050 yılına geldiğimizde ise dünyadaki balık stokları tükenecek. Türkiye'de durum farklı değil...Balık stoklarımız ve balıkçılık can çekişiyor. Endüstriyel avcılık arttıkça, yumurtlama zamanları ve yerlerinde avlanıldıkça balık stokları hızla azalıyor, balıklar azaldıkça daha çok yavru balık avlanmaya ve satılmaya başlanıyor. Yavru balık avlandıkça ve satışı devam ettikçe de türler üremeye fırsat bulamadığı için durum daha da vahim hale geliyor. "*
Unutmayalim `Kucuk balik yoksa buyuk balik da yok! `
Kampanyaya siz de destek vermek isterseniz buraya tiklayin.
*Bu bolum Greenpeace'in sayfasindan alinmistir.

2 Aralık 2010 Perşembe

Galada bizim ne isimiz var?

30 Kasim aksami icin Bakirkoy Senfoni Orkestrasi Konseri'ne biletimiz vardi. Biz de evde yemegimizi yedik, konsere gidecegiz. Normalde boyle sanatsal faaliyetlerde ozenli giyinmeye onem veririm. Bir ay once de `Tersine Dunya` oyununu izlemeye gitmistik. Tiyatroya gidiyoruz ya ben de ozenerek giyinmistim. Esim de rahat bir sekilde giyinince, ben de kendimi kokona gibi hissetmistim. Bu sefer de senfoni orkestrasini dinlemeye gidiyoruz ya, esim de konserlere ozellikle onem veriyor. Bu sefer de O ceket, gomlek bir guzel giyindi. Ben de sweat t-shirt, kot pantalon, spor ayakkabi kombinasyonuyla gayet rahat giyindim.
Atakoy'de bulunan Yunus Emre Kultur Merkezi'ne gittik. Disarisi bir kalabalik bir kalabalik. Herkes simsikirdak. Ben de icimden habire kendime sayiyorum kizim salak misin, kime tribin, niye boyle giyindin vs.
Icimden habire bu dusunceler geciyor, bir yandan da esimin yaninda kendimi dershaneden cikmis liseli kiz gibi hissediyorum. Bir de etrafa bakiyorum, neyse konseri bu kadar dinlemek istemeyecek olsam, kesinlikle evime gidecegim. Biz de biraz erken gitmisiz, disarida oyalaniyoruz. Bir baktik kameralar. Biz de Allah Allah diyoruz. Onemli bir konser galiba. Neyse kalabalik salona girmeye baslarken, biz de kalabaliga uyuyoruz, kimse kapida bilet kontrolu yapmiyor. Yerimizi buluyoruz ve oturuyoruz. Yerimiz ise ayri bir bomba. En onde 2. sira. Salon yavas yavas doluyor, kameralar herkesi cekiyor ve ozellikle ondekileri:( Bir de sahnede anlayamadigimiz oduller var. Ben de icten ice supheleniyorum, orkestra sahnenin neresinde, arka sahne cok mu genis vs vs. Yanimizdaki bir bey ile konusmaya basliyoruz. Gayet akli basinda konusmalar, yanimizdakine `bu aksam ozel bir aksam mi' diye sorana kadar hersey normal. O an gala gecesi oldugunu ogreniyoruz ve tabi ne oldugunu bilmeden gelisimiz de haliyle adam tarafindan garip karsilaniyor ve konusma o anda kendiliginden sonlaniyor.
Sonra sunucu sahnede yerini aliyor, Ismet Kuntay tiyatro odullerinin sahiplerini bulacagini soyluyor. Biz hala saskin. Konserde niye tiyatro odulu verilir ki derken, her sey sunucunun aciklamasiyla aydinliga kavusuyor. Megersem o aksam `Akli Havada` adli oyunun gala gecesi varmis. Ben hala saskin oldugum icin, bir an gecen ay gittigimiz Tersine Dunya adli oyunun sahnelecegini dusunuyorum. Ayni oyunu ikinci kez izleyecegiz vs derken, jetonlar trink trink diye dusuyor, bu oyunu izlemedik diye.
Derken perdeler aciliyor. Ve `Akli Havada` adli oyun sahneleniyor. Konusu itibariyle cok begendim. Biraz gunumuze gondermeler vardi.
Tiyatrodan cikiyoruz, eve gelene kadar butun yol boyunca guluyoruz. Senfoni orkestrasi dinleyecegiz diye kendimizi gala gecesinde buluyoruz hem de benim en liseli halimle:) Gala gecesi bizim neyimize:)