Sayfalar

16 Kasım 2012 Cuma

Kahvaltilik Sos

Eskiden anneannem acika yapardi, sabah kahvaltilarinda beni mest ederdi. Teyzemler, torunlar vs derken ne kadar cok yaparsa yapsin, herkese ancak bir kavanoz acika kalir ve herkes de  evine gider gitmez en kisa surede bitirirdi.
Disarida marketlerde acika/kalvaltilik sos vs adi altinda satilan urunlerden neredeyse hepsini denedim. Nedense iclerindeki yapay maddelerden, hic birinde istedigim tadi bulamadim. Ben de anneannemin yaptigi gibi olmasa da kendi tarzimda bir sey yapayim dedim ve kac gundur gece yarisi dahil ekmegin uzerine surup surup yiyoruz. Kendimi ovmek gibi olmasin ama yaptigim seye bayildim. Kavanoz kavanoz yapip stoklayasim var. Yapimi da cok kolay. Hadi ev kadini Lulu anlatsin:)

 Malzemelerimiz:
10 adet kirmizi etli biber
Goz karari ceviz
Bir corba kasigi salca
Karabiber, az kimyon, kirmizi toz biber, tuz ve nane
Bolca sarimsak

Kirmizi biber ve cevizleri rondodan gecirdim. Bu karisimi teflon bir tencereye aldim, icine salca ve sarimsagi koyarak karistirmaya basladim, hafif hafif fokurdamaya baslayinca baharatlari da ekledim. Sonra sicakken kavanoza bosalttim. Sogumasi icin kapagini acik biraktim. Soguduktan sonra da dolaba koydum. Dolapta sakliyorum diyecegim ama neredeyse kavanozun dibine az kaldi:)

13 Kasım 2012 Salı

Insanda Biraz Onur Olur!

Dün Anıtkabir'deydim. Muzeyi mihmandarlar esliginde gezdik. Ve daha onceden duymadigim bir anekdot tuylerimi diken diken etti, yuregime sanki dunden beri bir sey oturdu. Sizlerle de paylasmak istedim.

Buyuk Taaruz esnasinda, Yunan ordusunun yenilmesi icin Dumlupinar bolgesinde yer alan Çiğiltepe'nin alinmasi şarttir.  57. Tumen Komutani Reşat Bey bu Çiğiltepe'nin alinmasindan sorumludur. Ates altinda kalmamak icin, biraz açıktan dolanınca, biraz fazla zaman kaybeder. Mustafa Kemal tepenin alinmasi gecikince Kocatepe'den Resat Bey'i arar ve tepenin alinmamasi ile ilgili biraz kizarak, bu tepeyi ne zaman alacaksin diye sorar. Resat Bey de yarim saat sonra Pasam, size soz veriyorum diye cevap verir. Mustafa Kemal de size guveniyorum ve basarilar diliyorum der. Aradan yarim saat gecikince, Mustafa Kemal tekrar arar. Resat Bey yerine baska birisi cevap verir: "Pasam, Resat Bey size bir not birakarak veda etti" der. Notta ise su yazmaktadir: `Yarim saat zarfinda o mevkiyi almaya size soz verdigim halde, sozumu yapamamis oldugumdan yasayamam" der. Resat Bey bu utancla yasayamamis, kendini vurmustur.
Ataturk bu olaya cok uzulmustur ve cikan soyadi kanunu ile kendisi Resat Bey'in ailesine Çiğiltepe soyadini vermiştir. 

Ne onurlu insanlarmis, kendilerinin gormeyecegini bile bile gelecek nesiller icin, bu ulke ıcin, bizler icin savasmislar. Bir oncesine bakiyorum bir de bugunlere...Insanlarin yuzsuzlugune, piskinligine, vurdumduymazligina, koltuk sevdasina... Yok artik diyecegimiz olaylar, skandallar yasadigimiz halde istifa etmeyi bile bilmeyen kisilere.... Hey size diyorum. Insanda biraz onur olur!

11 Kasım 2012 Pazar

Göksu Lokantası

Gecenlerde Mehmet Yaşin "Ankara Goksu ve Gar Lokantalari muhtesem" diye tweet atmis, ben de aylardir yazmak icin beklettigim Goksu fotograflarini arsivden cikardim. Goksu Ankara'nin en eski lokantalarindan, Nenehatun bolgesine acildi. Cok katli şık bir restaurant. Gece gec saatlerde bile burokrat tipli, devlet erkani denilecek zatlari gorebiliyorsunuz. Ben önceki gidislerimde genellikle et yemekleri yiyordum, bu son gidisimde daha cok meze yedim. Et yemeklerinin iyi oldugunu biliyordum, mezeleri ilk defa denedim ve cok begendim.


Burasinin pastirmali humusu gercekten cok guzel, tavsiye ederim.

Ve son olarak bir Goksu klasigi ile kapatmak lazim, ne kadar tok olursaniz olun, masaya oturur oturmaz bir sufle soylemelisiniz, garsonlar yemek yemenize bagli olarak sufleyi hazir ediyor, yavas yavas oluyor, tadindan yenmiyor. Iki kisi icin baya fazla, biz hic tamamen bitiremedik. Sozun ozu, Ankara'da Goksu gercekten cok guzel!

7 Kasım 2012 Çarşamba

Gelin Ayakkabısı

Evlenirken dügün yapayim, nikah sekerim soyle olsun, davetiyem boyle olsun tarzinda hic bir hevesim yoktu. Onemli olan sevdigim adamla birlikte olmak degil miydi geri kalan formalite diye dusunurdum, hatta hic bir hevesim olmadigi icin aman ne gerek var oyle seylere derdim. Cok degil iki sene once evlendim ama simdi baska dusunuyorum, yani simdi evleniyor olsaydik, masallahim olurdu, her seye heveslene heveslene bir suru sey yapardim:) O zaman fuzuli olarak degerlendirdigim her şey şimdi elzem olurdu:) Esim bu postu okuyunca allahtan zamaninda evlenmisiz diyecek:)

Neyse sözü uzatmayayim, simdi evlenseydim, herhalde ilk yaptiracaklarimdan birisi de kisiye ozel gelinlik ayakkabisi olurdu. Bence son zamanlarda cok guzel gelin ayakkabilari yapilmaya baslandi. Fikir vermesi acisindan yakin zamanda evlenen arkadasimin ayakkabisinin fotograflarini paylasiyorum. Ben cok sevdim. Siz de sevdiniz mi?


Derdime Çare

Önceleri gazete okuyan, güncel olaylari takip eden, arastiran bir insan idim. Gecmis zaman kullaniyorum çünkü artık dogru durust gundemle ilgili bir sey okumuyorum. Olaylar nedense benim icin hep karamsarlik demek oldu. Kotu haberleri okuya okuya iyi bir seylerin olacagina dair inancim köreldi. Ama bu durum da beni zır cahil yapti:( Yani köşe yazisi kivaminda, arastirilarak yazilmis seyleri okumayi sevsem de roman tarzi haricinde birsey okumaz oldum. Acikcasi bana hap gibi hem gunceli hem gecmisi sentezleyerek verecek bir sey lazimdi. Benim cok sevdigim bir yakinim, kendisi okumayi ve arastirmayi cok sever, bugunlerde bir blog acti. Cemberindısındanbakis adli bir blog. Olaylara disaridan bakan, durumu analiz ederken, bugunun temellerini gecmis gunlerden esasinda nasil atildigini anlatan bir blog. Simdi benim gibi cahilligin sinirina gelmis biri, okumaktan sogumus birine bu blog derde care degildir de nedir? Cemberindisindanbakıs blogu esasinda cok yeni bir blog ama ileride yazdiklari ile cok ses getirecegine eminim.  Her gun yeni bir yazi var mi diye sabirsizlikla bekliyorum. Siz de okumak isterseniz iki tik tik.
fotokaynak

Bu yemek takımı benim olmalı:)

Hem yemek yapmayi hem de yemegi cok severim ve sofralarda kirmiziya bayilirim. Üç kurus fazla olsun kirmizi olsun derim, ya beyaz masa ortusune beyaz yemek takimi ve kirmizi peceteler,  ya da beyaz yemek takimina, beyaz pecete ve kirmizi bir masa ortusu kullanirim. Simdi Uyduruk Prenses'in cekiliste verdigi Cookplus yemek takimini gorunce esas eksigimin kirmizi bir yemek takımı oldugunu anladim,  ben  cok sevdim. Benim olsun benim olsun diye evrene mesajlar gonderiyorum. Siz de cekilise katilmak isterseniz iki tık tık! 


6 Kasım 2012 Salı

Coccinella Pastanesi

Evinizin yakinlarinda restaurant, cafe, pastane gibi seylerin bulunmasi hayat kurtarir. Bazen habersiz cikagelen misafirde veya yetismeyen islerde, pastaneye kosmak gerekir. Bazen misafir icin iyi olur bazen de ev sahibinin kendi psikolojisi icin. Yani caniniz disarida bir seyler yapmak ister, ama üsenirsin veya cok zamaniniz yoktur, boyle anlarda en yakininizdaki yerlere yonelirisniz.

Bizim de Coccinella'e yolumuz keyfi dustu. Hadi bir pasta yiyelim dedim, havanin da guzel oldugu bir zamandi, hemen masalarda kendimizi bulduk. Dis kapida pastalarin % 30 indirimli oldugu yaziyordu, ama hesabi oderken, sadece paket siparisler icin gecerli oldugunu soylediler. Bence kapinin disarisinda yazilan duyuru cok daha net olmaldır. Bana biraz pahali geldi, yani aldigim hizmete degmedi diye dusundum.

Bunun haricinde guzel bir birkac saat gecirdik. Visneli cheescake guzeldi, milfoylu pastayi ise sevmedim. Ortam mekan olarak gayet hos ve keyifli dosenmis. Sanki her sey yerlerini bulmus gibi.Biraz da fiyatlari ucuz olmali.