Sayfalar

Restoran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Restoran etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ağustos 2013 Pazartesi

Dayı'nın Yeri

Ankara'da benim için gizli kalmış bir kebap cennetini sizinle paylaşmak istiyorum, bilenler biliyordur ama benim gibi bilmeyenler de olabilir. Bunca yıldır neden bu kadar geç keşfetmişim ona yanıyorum. Öveçler çok nadir gittiğim bir yerdi,  Dayı'nın Yeri'ni keşfimden sonra çok daha sık gideceğim kesin.

Öncelikle ortamdan bahsetmeliyim, sonuçta kebapçıdan bahsediyoruz, öyle sevgilinizi alıp, romantik takılacağınız bir yer beklemeyin, oldukça salaş bir yer. Yemeklere gelince, sipariş vermenize gerek kalmadan masanıza gani gani etin yağdığı bir yer.

Kebapçıları sevmemin bir sebebi de gelen mezelerin insanı kebaba hazırlamasıdır. Acılı ezme olsun, pişmiş soğanlar olsun, lavaşın arasına koya koya yedikçe, daha kebap yiyeceğim diye mantık kısmınız harekete geçer, ama duygusal kısım mantık kısmını kebap sofrasında her daim yener, boş ver yemek buldun ye dayak buldun kaç diyerek, gömülürsün mezelere, kebabı da sabırsızlıkla bekleyerek...

Biz de meze de olsun, kebap olsun, hepsinin hakkını verdik. Önce soframıza gelen mezelerle açılışı yaptık.

Sonrasında çok lezzetli fındık lahmacunlar geldi nasıl iki lokmada yuttuk bilemedik:)

Peşi sıra tam kıvamında Adana kebabımız geldi. Bence kıvamını ve tadını çok iyi tutturmuşlar. Adana kebabımızı getirdiklerinde yanında közlenmiş sarımsaklar geliyor, usta gelip tek tek sarımsakları kendi ayırıyor.

Adana'dan sonra çöp şiş geldi. Bildiğin et seremonisi:)

Sonrasında kaburga geldi, bence pişme derecesi çok iyiydi, bazı kebapçılar kaburgayı kurutabiliyor o zaman kaburgadan nefret edebiliyorsun. Buradaki kaburgalar bence tam kıvamında pişmiş ve iyi bir şekilde terbiye edilmiş.
Ve peşi sıra ette kapanış olarak altın vuruş olan ciğer geliyor. Ciğerle birlikte usta da geliyor. Bu öyle yenmez böyle yenir diyor ve lavaşa tek tek ciğerleri geçiriyor ve üzerine baharatından döküyor, bildiğin adam elleriyle bizi besliyor:)

Burasının şalgam suyu meşhur diye duymuştum, o yüzden içecek olarak da şalgam istedim. Şalgam bugüne kadar görmediğim bir şekilde iki ayrı şişede geldi. Birinde şalgam suyu var, diğerinde acı sos. İstediğiniz gibi koyabiliyorsunuz. Ben acıyı biraz fazla koymuşum içemedim.
Ve kapanışta tatlı olarak irmik helvası geldi, helva bende çok iz bırakmadı. Ortalama diyebilirim.


Biz iki kişi olarak yanlış hatırlamıyorsam 80 TL civarı hesap ödedik. Dayının Yeri bence güzel kebaba doymak için keşfedilecekler listesine eklenmesi gereken bir yer.Gece gece bu postu okuyorsanız, buzdolabının önünde kendinizi bulabilirsiniz:)

 Adres: Çetin Emeç Bulvarı 8. Cadde 76. Sokak No: 3/A

14 Mayıs 2013 Salı

Bayram Usta-Yaprak Kebap

Namını çok farklı kişilerden duydum, yeri bana biraz ters olduğu için bir türlü deneme imkanı bulamamıştım, geçenlerde eşim baklava krizine girince Konya yolunda yer alan Hacıbaba'nın yolunu tuttuk ve benim de karnım aç olunca hazır bu fırsat diyerek Bayram Usta'ya gittik. Konya yolunda Petrol Ofisi'nin içinde salaş bir kebapçı.

Gider gitmez masaya en başta ikramlar geliyor, kebapçılarda ikram mantığını seviyorum, insanı kebaba hazırlıyorlar resmen:) Özellikle de acılı ezme severim, bize verilen ikramlarda yoktu. Bize yoğurtlu semiz otu, yoğurtlu közlenmiş patlıcan ve turşu geldi. Turşu bana biraz gereksiz geldi. Patlıcan güzeldi. Gitmeden önce okuduğum yorumlarda da herkese farklı ikram gelebiliyormuş, standart yokmuş diye okumuştum, öyleymiş gerçekten...

 
Nar ekşili salata ise güzeldi. Bolca suyuna bandırdık.
 
 
Biz bir adana kebap ve bir de yaprak kebap istedik. Özellikle yaprak kebap güzel marine edilmişti, lezzeti iyiydi. Beğendik. Yanlış hatırlamıyorsam 37 TL ödedik.
 
Kapanışı da yola çıkış sebebimiz olan Hacı Baba ile yaptık. Kilo kilo baklava alıp evimize döndük. Hacı Baba'nın da et yemekleri güzelmiş, başka zaman da burayı deneyeceğiz. Takipte kalın....
 
 

24 Nisan 2013 Çarşamba

Deli Yengeç

Ankara'da meze yemek için gidilmesini tavsiye edeceğim bir yer Deli Yengeç. Filistin Caddesi'nin başlarına doğru solda kalıyor. Çok büyük bir yer değil, keyifli döşenmiş, samimi bir havası var. Rakı eşliğinde keyifli sohbetlerin bol olacağı bir yer, canlı müzik olmaması da avantaj rakı sofrasında sohbeti tercih edenler için. Yemekler için ise şimdiden uyarıyorum, görsel bir şölen başlıyor, karnı aç olanlar bundan sonrasını okumasın:)

Önce soğuk mezelerle başladık, girit ezmesi çok güzeldi, yeşil salata ise balık restoranları içinde yediğim en güzellerinden biriydi, yeşil salatayı yapmak esasında çok kolay gözükse de sosu, sunumu bir bütündür, burada çok güzel yapmışlar. Mezelerin adını söyleyerek almadık, görerek seçtik bu sebeple isimlerini tek tek yazamayacağım. Bunun haricinde marine edilmiş levrek baya başarılıydı. Şu kapama dolma gibi olan şeyin içinden de kurutulmuş domatesler çıkıyor, sürpriz yumurta gibi:)

 
Gelelim ara sıcaklara...Tarçınlı keçi peyniri, ilk defa yediğim bir şey, yoğun bir tadı var, bu sebeple aşağıdaki tabak dört kişiye rahatlıkla yeter, sıcak tüketilmesi gerekir, peynirli meze sevenlere tavsiyemdir.
 
Aşağıdaki üçleme ise muazzam, kalamar, levrek ve balık köftesi... Sıcacık, tam kıvamında pişmiş, içinin doluluğu, sosu, lezzeti on numara beş yıldız!
 
Sarılı somonu yememizi Duygu foursquareden önermişti, o an mümkün değil yiyemem yer kalmadı başka sefere desem de masaya önceden sipariş verildiğini öğrenince ve masaya siparişimiz gelince tabi ki tadına baktım, çok güzeldi, bu somonlu sarmayı da başka yerde denememiştim, başarılı tavsiye ederim.
 
Bunların haricinde diğer ara sıcaklar...



 
Ve kapanış...Yalı Çapkını... Ne kadar tok olursanız olun hatta dün bana olduğu gibi çok yemekten gözleriniz dolsun ama yine de kapanışı dondurmalı yalı çapkını ile yapmadan gelmeyin...
 
 

18 Ocak 2013 Cuma

Bolu Mangal Evi

Bugune kadar nasil kesfetmemisim anlamadim, Kentpark'a her gittigimde butun masalarin dolu olmasindan anlamaliydim halbuki. Gecenlerde Kentpark'da nerede yesek diye dusunurken, canimiz et isteyince burayi denemeye karar verdik. Hem gozumuz hem midemiz doydu. Kofte(porsiyonu 250 gram) bir kisiyi cok rahat doyurur. Ben dana kulbasti yedim, kivaminda pisirmisler. Esim antrikot istedi, ozellikle az pismis olsun diye vurguladi, yine de normal pismis geldi.
Ozellikle fisin de fotokopisini de cektim, fiyatlar hakkinda bilgi sahibi olmak isteyen olabilir diye. Esimin resmen gozu dondu yemek yerken, hatta tweet atip, korkarim esim beni de yiyecek demistim:) Hala twitterda beni takip etmeye baslamadiysaniz, @birazhayatlulu benim adim, takip edin, beni mutlu edin:)