14 Ocak 2011 Cuma

Gidenlerin Ardindan...

Dun bir yakinimi kaybettim. Biraz uzak biraz yakin akrabam, ama bu dunyada cok sevdigim insanlardan bir tanesi. Telefonda annem soyledi. O an tarifi olmayan pismanliklarin dibine vurdum, o an zamani geriye almak istedim ve sadece bir telefon edebilmek icin, sadece nasilsiniz diyebilmek icin...Simdi pismanligimi yasiyorum ve faydasi yok. Hayatin telasina o kadar kaptirmis gidiyoruz ki; kendi kendimize hep hakli gerekceler sunarak, hep `en yakin zamana` erteliyoruz. En azindan benim oyle oldu. Pervin Yengem, benim cocuklugumun simgelerinden biri, evinde kendimi prenses gibi hissedebildigim, kabul edilebilir boyutta simarabildigim, her zaman guler yuzle ve hasretle karsilandigim sicacik buyuk aile olmayi hissettigim yer. Iki katli ahsap evlerinin merdivenlerinnde bir asagi bir yukari diye kosa kosa inip cikarken nasil buyudugumu anlamadim. Bayramlarda ve firsat buldukca gittigimiz zamanlarda en sevdigimiz yemekler piserdi evinde, bize masallar anlatirdi. Babannemi cocuk yasta kaybettigim icin, bir nevi babaannem gibi severdim onu. Ama hic bir zaman bu sevgimi ifade edemedim. Belki de pismanligim bundan. O yasli haliyle, bu yaz, yorulurum demedi, o kadar yol geldi, sirf benim icin. Ben ise bir esegim. Hangi hayatin hangi telasini yasiyorsam, hangi safsatanin hengamesine kendimi kaptirdiysam, olmadi.Ilk bayramda, kendi ailemi ve esimin ailemi ziyaret ettik. Yani iki ailenin de farkli sehirlerde oturdugunu dusunursek bu sureyi onlara ayirmak mantikliydi. Bayramda gitmedigimiz icin pismanlik duydum ve aramadim, arayamadim, sanki yuzum yoktu... Ikinci bayram oldu, biz Phuket'e gittik. Zaten dunyanin bir ucundayiz, donunce ararim dedim. Donduk ve Pervin Yengem'in telefonu bende kayitli degil diye babamla her konustugumda isteyecegim dedim. Ve her seferinde yanimda kalem yok diye bir sonraki sefere dedim. Hayat  da bir sonraki sefer her zaman olmuyormus, is isten gectikten sonra anladim. Simdi gitmeseydim de en azindan bir telefon etseydim diyorum... Bu pismanligin tarifi yok. Hayatta sevdigin, olurse uzulurum diye dusundugun insanlara gerekli ozeni, o hayattayken verecekmissin, simdi anladim. Dusunuyorum `Simdi`, belki yarin ve bir sene daha.. Etkisi devam eder.. Onemli olan bu an`i unutmamak, bu pismanligi hatirlamak. Simdi gidenlerin ardindan benim payima dusen sadece pismanlik. Bir telefon etmek bu kadar zor muydu? Insan olmak, karsindakine deger vermek bu kadar mi zor? Galiba insanligimdan uzaklastim.

9 yorum:

  1. basin sagolsun ..gidenlerin ardindan maleseef hep bir gec kalma oluyor ,insan konduramiyor ,ölcegini hic getiremiyor aklina :(

    YanıtlaSil
  2. Başınız sağ olsun. Sürekli birşeyleri erteliyoruz, hayat diyoruz, oysa herşey bizim elimizde ama elimizden kaybettikten sonra farkına varıyoruz.

    YanıtlaSil
  3. Hepinize tesekkur ederim. Hayat gercekten ertelemeye gelmiyor.

    YanıtlaSil
  4. guzel!

    hollandadan sevgiler

    www.seafakedays.blogspot.com

    YanıtlaSil
  5. Başın sağolsun. Evet çok zaman pişmanlıklar kaplıyor içimizi ama birsüre sonra herşey eski haline dönüyor. Tıpkı yeni yıl dilekleri gibi...
    Sabırlar diliyorum

    YanıtlaSil
  6. Haklısın, maalesef başımıza gelmeden aklımıza gelmiyor bazı şeyler...Başın sağolsun.

    YanıtlaSil
  7. Lucy Van Pelt, Mia Wallace ve Tugce cok tesekkur ediyorum. Hayat devam ediyor. Sadece senin icin onemli olan kisilerin degerini onlar hayattayken gostermeyi kendi aklima kazimaya calisiyorum. Ogrenecek cok sey var.

    YanıtlaSil

Yazımı okuduysan, yorum bırakman beni mutlu eder.